KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1197
- Karar No
- 2021/1383
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2021
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... esas ve ... karar sayılı kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...günü davalı şirketin sigortalısı, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı römorku ile seyir halinde iken içerisinde yolcu konumunda olan müvekkilinin bulunduğu aracın ön sağ kısmı ile önünde aynı istikamette ilerleyen aynı şeritte bulunan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 3.200,00 TL daimi maluliyet ve 100,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere 3.300,00 TL'nin davalı ... şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısının kusur oranına göre ve maksimum poliçe teminatı kadar sorumlu olduğunu, bunun için öncelikle davaya konu kaza hadisesine karışan tarafların kusur dağılımlarının tespitinin gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlikten SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kısmen kabulüne, 80.694,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatının 3.200,00 TL'lik kısmının... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 77.494,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili süresi içerisinde vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; davacının dava öncesi alacağını temlik etmesine rağmen bu hususta bildirimde bulunmadığından eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin husumete yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Alacağın devri (temliki), 6098 sayılı TBK’nın 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Alacağın iradi devrini düzenleyen TBK’nın 183 üncü maddesinin birinci fıkrasında. “Kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasının almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.”, “Şekli” başlıklı 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise. “Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.” hükümleri mevcuttur.
Şu hâle göre, 6098 sayılı TBK’nın 184 üncü maddesinde alacağın devri sözleşmesinin geçerliliği sadece yazılı şekle tabi tutulmuş olup resmî şekle bağlanmamıştır. Dolayısıyla yazılı şekilde düzenlenmiş olması şartıyla, bir kimse bir başkasından olan alacağını başka bir kişiye devredebilir, böyle bir sözleşme alacağın devri hükmünde olup, hukuken geçerlidir.
Alacağın devrinin söz konusu olabilmesi için, öncelikle devir edilecek bir alacağın mevcut olması gerekir. Kural olarak, bütün alacaklar devir edilebilir. Böylece hâlen kazanılmış bir alacak kadar ileride kazanılacak bir alacak da; keza muaccel bir alacak kadar bir vadeye veya şarta bağlanmış olan alacaklar da temlik olunabilir. Alacağın hukukî muameleden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya doğrudan doğruya kanundan doğmuş olmasının da bir önemi yoktur. .(HGK, E. 2010/11-333 , K.2010/406, T.22.9.2010).
Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde sıfat dava konusu hakka ilişkindir. Davada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgili olup; davanın tarafı ile dava konusu hak arasında hak ilişkisine dayalı bir bağdır.
Mahkeme önünde maddi hukuka dayalı hakkına dair uyuşmazlığın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişi ise davalıdır. Davacı, dava konusu hakkın sahibi, davalı ise hakka uymakla yükümlü olan ve bu hakkı ihlal ettiği düşüncesi ile kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişidir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tammaen maddi hukuka göre belirlenir.
Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır.
Husumetten red kararı, davada taraf olarak gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder.
Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gereken bir husustur.
Somut olayda, davacı ... tarihinde geçirdiği trafik kazasından kaynaklanan alacaklarının 25.000,00 TL kısmını dava dışı 3. kişiye devrettiği ve davacının işbu temlik sözleşmesinin içeriğine ve imza kısmına bir itiraz olmadığı anlışmıştır.
Davacı iş bu davayı ... tarihinde ikmal ettikten sonra, temlik alan dava dışı 3. kişi temlik sözleşmesin istinaden ... 1. Asliye Hukuk mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığı anlaşılmıştır. Bu durumda dava dilekçesinde davacı gösterilen kişi ... alacağın 25.000,00 TL yönünden şeklen taraf ise de hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadığı anlaşıldığından, tespit edilen tazminat alacağının 25.000,00 TL yönünden davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir.
Söz konusu, tazminat alacağının 25.000,00 TL yönünden yönünden yanılgı bir değerlendirme yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davalı veklinin istinaf kanun yolu başvurusunun duruşma yapılmadan bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaati aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1197, K. 2021/1383, 14 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama