KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/477 - 2022/398
- Dosya no
- 2021/477
- Karar no
- 2022/398
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2019/... Esas, 2020/... Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... Sigorta A.Ş
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2020 tarih ve 2019/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/12/2018 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücü olan müvekkilleri ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin yaralanarak malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve arabulucuya gidildiğini, başvuruların sonuçsuz kaldığını bu nedenle 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının kaza veya dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalı sigortadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığını bu nedenle başvuru şartı gerçekleşmediğinden dolayı davanın usulden reddinin gerektiğini, ATK'dan kusur ve maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, SGK'dan yapılan bedellerin tazminat miktarından mahsubu gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde.
30.03.2013 tarihinden erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğin yayınlandığı ve özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğin iptal edildiği 20.02.2019 tarihine kadar 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazete'de yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği ve özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğinin birlikte yürürlükte olduğunu,
bu sebeple maluliyet raporunun 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazete'de yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, ayrıca yapılacak yargılamada hesaplama yöntemi olarak PMF-1931 yaşam tablosu ve prograsif rant sisteminin esas alınmasının gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 11.09.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. ihtisas kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 05.12.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, bu yönü ile davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, başka bir anlatımla iş bu trafik kazasına bağlı olaşan cismani zarar arasında illiyet bağı kurularak kalıcı maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 357. ve 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/477, K. 2022/398, 21 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama