KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/2619
- Karar no
- 2024/2117
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2020
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ... -
- Dava
- Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/09/2024
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20/05/2018 tarihinde, davacı müvekkil ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsikleti ile seyir halindeyken ... kesişimine geldiğinde karşı yönden aynı cadde üzerinde gelen davalı ... sigortalısı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile sola dönüş yapmak istediği sırada karşı istikametten gelen motosikletin sol yan kısmına aracının sol köşe kısmı ile çarpması neticesinde çift tasraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle ... plakalı araç sigortacısı olan ...
Sigortadan 3.200,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının toplamda 3.300,00 TL tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihi olan 04/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortaya başvuru sonrası davacının maluliyetinin çıkmaması sebebiyle ödeme yapmadıklarını bu nedenle davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ile sağlık giderinden sorumlu bulunmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; adli tıp tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunda müvekkili davacının davaya konu kazadan dolayı maluliyetinin bulunmadığının tespitini kabul etmediklerini, söz konusu rapor yürürlükte bulunan özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık raporları hakkındaki yönetmeliğine göre düzenlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih 2019/40 Esas 2020/10 Karar sayılı kararı ile raporun Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, ...
ATK tarafından düzenlenen 30.06.2022 tarihli maluliyet raporuna ilişkin rapor doğrultusunda müvekkilinin 2 ay [gerçekte 6 ay] geçici iş göremezliği yönünden rapor ibraz edilmiş olup, geçici iş göremezlik talebi yönünden aktüer hesaplaması dahi yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan (geçici ve kalıcı maluliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, kalıcı maluliyet tazminatı talebinin davacıda kalıcı maluliyet oluşmadığı, geçici maluliyet tazminatı talebinin de bu talepten davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle, her iki talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin maluliyete esas alınan rapora ve kalıcı maluliyet bulunmadığı tespitinin hatalı olduğuna yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 30.06.2020 tarihli ATK ilgili ihtisas dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 20.05.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile % 0 oranında kalıcı maluliyetinin bulunduğu, iyileşme sürecinin 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacı vekilince bu rapora itiraz edilmişse de mahkemece ATK raporu ile çelişen bir rapor bulunmadığı gerekçesiyle itiraz reddedilmiş olup bu karar da yerindedir. Sonuç olarak mahkemece kalıcı maluliyet bulunmadığının tespit edilmesi ve bu nedenle davacının kalıcı maluliyet tazminatı talebinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin geçici maluliyetten davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı yönündeki karara yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır.
KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatının karar altına alınması gerekmektedir. Bu sebeple davalı vekilinin geçici maluliyete yönelik istinaf başvurusu yerinde bulunmuştur.
Bu durumda 30.06.2020 tarihli ATK ilgili ihtisas dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporu usule uygun olduğundan bu rapordaki 6 aylık geçici işgöremezlik süresine göre tazminat hesabı yapılarak davalıdan tahsiline karar vermek gerekecektir.
Kaza tarihi 20.05.2018 olup bu tarihte net asgari ücret 1.603,12 TL'dir. Davacının iyileşme süresi 6 ay olduğuna göre davacının talep edebileceği geçici maluliyet miktarı; 1.603,12 TL*6 ay= 9.618,72 TL'dir. Davacının dava dilekçesinde talep ettiği miktar ise 100 TL olduğundan -fazlaya ilişkin hakkı saklı tutulmak suretiyle- bu miktar yönünden davacının geçici maluliyet tazminatının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kalıcı iş göremezlik talebi yönünden reddine, geçici iş göremezlik talebi yönünden kabulüne şeklinde yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2619, K. 2024/2117, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama