KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3253 - 2025/70
- Dosya no
- 2022/3253
- Karar no
- 2025/70
- Başkan
- .....
- Üye
- .....
- Üye
- .....
- Katip
- .....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/05/2022
- Numarası
- 2020/16 Esas, 2022/516 Karar
- Davacı
- .....
- Vekili
- .....
- Davalı
- .....
- Vekili
- .....
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09/01/2025
Karar Metni
1.465 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/05/2022 tarih ve 2020/16 Esas, 2022/516 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/03/2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motorlu bisiklet ile müvekkilinin önünde sağda seyir halinde olan plakası belli olmayan motosikletin birden müvekkilinin önüne kırması ve çarpışmaları sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, dava açmadan önce davalı Güvence Hesabı'na başvurulduğunu, ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 50,00 TL geçici ve 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 11/02/2022 tarihli dilekçesi ile taleplerini 131.824,58 TL kalıcı iş göremezlik, 9.967,80 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 141.792,38 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiği, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına adli tıp kurumu 3. İhtisas Dairesinden Özürlü Sağlık Rapor alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplaması gerektiğini, müvekkil kurumun geçici iş göremezlik tazminat sorumluluğu bulunmadığını, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini,
SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkil kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkil kurumun sorumluluğu poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın kabulüyle; 131.824,58 Tl kalıcı iş göremezlik, 9.967,80 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 141.792,38 TL maddi tazminatın 03/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya sebebiyet verdiği ispatlanmadan %75 oranında kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davacının tam kusurlu olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin ATK'dan rapor alınması, tazminatın uzman kişilerce hesaplanması gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından ödenme yapılıp yapılmadığının tespiti ile tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (maluliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın sürekli iş görmezlik ve geçici iş görmezlik talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin olayın gerçekleşme biçimine ve husumete yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
5684 sayılı sigortacılık Kanunun Güvence Hesabı başlıklı 14. maddesi;
"Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı oluşturulur.
Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,
d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için,
Başvurulabilir. Bakanlar Kurulu, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir.
Hesabın kuruluşuna, işleyişine, tanıtımına, idari masraflarına, fon varlıklarının nemalandırılmasına, Hesaptan yapılacak ödemelere, gerek ilgililere gerekse Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yapılacak rücûlara, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Sigortacılık Eğitim Merkezi ve Komisyona yapılacak katkı payları ile, Hesap kapsamındaki zorunlu sigortaların denetimi ve takibinden kaynaklanan giderler ile diğer harcamalara ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir" hükmünü içermektedir
Buna göre rizikonun meydana geldiği tarihte 2918 sayılı Kanun gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası bulunmayan, yada sigortası olupta sigortalısı belirlenemeyen kazalar neticesinde kişiye gelen bedensel zararlar için güvence hesabı oluşturulacağı ve bu tip zararlardan dolayı güvence hesabının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Güvence hesabının sorumluluğu rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları ile sınırlıdır.
Ancak bunun için tazminata konu olayın karayolu ya da karayolu sayılan yerlerde meydana gelmesi, trafik kazası niteliğinde olması ve kazaya neden olan aracın trafik sigortasının yapılmasının zorunlu olması gerekmektedir.
Somut olayda; aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan kaza tespit tutanağında olayın tek taraflı trafik kazası niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Davacı bunun aksine bir delil sunamamıştır. Davacı tanığı ... olay yerinde bir Suriyeli çocuğun darp edildiğini beyan etmiş Suriyeli şahsın kazayla bağlantısına dair beyanda bulunmamıştır. Bu beyan davacıya Suriyeli bir şahsın aracı ile çarptığının kabulüne yeterli değildir.
27.02.2021 tarihli trafik bilirkişisinin raporu ise davacı asil ve tanık ...'ın beyanına göre ve olaydan çok sonra yapılan keşif sonrası hazırlanmış olup kazanın çift taraflı kaza olduğuna yönelik bilirkişi kanaati yeterli verilerle desteklenmemiştir. Sonuç olarak davacı davaya konu kazanın tek taraflı kaza olduğunun aksini usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. Davanın bu nedenle reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de; davacı olayın hemen ardından verdiği ifadede; kendisine plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir "elektrikli motosikletin" çarpması neticesinde yaralandığını beyan etmiş, olay yeri tespit tutanağında ve adliyeye sevk fezlekesinde çarpan aracın elektrikli bisiklet olduğu belirtilmiş, mahkemece davacının aracına çarpan aracın motorlu bisiklet mi yoksa elektrikli motosiklet mi olduğu üzerinde durulmamıştır. 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkemece Karayolları Trafik Kanunu’nunda yer alan tanımlara göre kazaya karışan aracın niteliği (elektrikli motosiklet mi elektrikli bisiklet mi olduğu, elektrikli motosiklet ise ve belirlenebiliyorsa marka ve modeli ve KTK 3. Maddesindeki motosiklet tanımı içinde olup olmadığı) araştırılmadan ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yaptırma zorunluluğu olan araçlardan olup olmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile davalının sorumlu tutulması hatalıdır.
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3253, K. 2025/70, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama