KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3298 - 2025/38
- Dosya no
- 2022/3298
- Karar no
- 2025/38
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... Sigorta Anonim Şirketi -
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09.01.2025
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.10.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03.07.2016 tarihinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında yolcu konumunda olan müvekkillerinin yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı tarafa yapılan başvuru ve arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını, kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranının, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının tespit edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her davacı için ayrı ayrı 50,00 TL, toplam 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacılar vekili 07.07.2022 dilekçesi ile; taleplerinin davacı ... yönünden kalıcı maluliyet, ... yönünden ise 25,00'er TL kalıcı ve geçici iş göremezlik talebi olduğuna ilişkin açıklama ve ıslah dilekçesi sunmuş ve dilekçesinde dava değerini davacı Mehmet yönünden ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından 487,87 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın eksik evrak ile başvuru yapması nedeniyle dava öncesi başvuru şartının yerine gelmediğini, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu, ...'in 6 yaşında olması sebebiyle gelir elde etmesinin mümkün olmadığından bu yönüyle de talebin reddinin gerektiğini, davacının müterafik kusuru ve hatır taşıması sebebiyle hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, SGK ödemelerinin hesaplanacak tazminattan düşülmesi gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı ... yönünden 50,00 ve davacı ... yönünden 25,00 TL değerli olarak açılan kalıcı maluliyetten kaynaklı maddi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, davacı ... tarafından geçici iş göremezlik süresi için açılan davanın kabulü ile, 487,87 TL'nin temerrüt tarihi olan 06/07/2020 gününden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ... e verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyadan aldırılan maluliyet raporlarına itiraz ettiklerini ancak bu itirazlarının mahkemece değerlendirilmemiş olduğunu, maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili istinaf etmiştir.
Davacılar vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 13.07.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi tarafından hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 03.07.2016 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacı ...'in iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Öte yandan yine mahkemesinde hükme esas alınan 11.05.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi tarafından hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 03.07.2016 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacı ...'in iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3298, K. 2025/38, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama