KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3312 - 2024/3169
- Dosya no
- 2022/3312
- Karar no
- 2024/3169
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/06/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av
- Dava
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/12/2024
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
10/08/2018 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkillerinin desteği ... 'ın vefat ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, kısmi bir ödeme yapıldığını,
yapılan ödemenin müvekkillerinin alacağı tazminatın çok altında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili için 250'er TL olmak üzere toplam 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 12/04/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; ... için talep ettikleri 250 TL destekten yoksun kalma tazminat miktarını 190.477,88 TL 'ye, ... için talep ettikleri 250 TL destekten yoksun kalma tazminat miktarını 21.474,56 TL'ye, Rağad için talep ettikleri 250 TL destekten yoksun kalma tazminat miktarını 20.777,63 TL 'ye, ... için talep ettikleri 250 TL destekten yoksun kalma tazminat miktarını ise 29.102,49 TL yükselttiklerini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 16/02/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru sonucunda 76.426,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müteveffanın motosiklette yolcu konumunda iken gerekli emniyet önlemlerini alıp almadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
davacı yanın temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne; davacı ... ... için 190.477,88 TL, davacı ... için 21.474,56 TL, davacı ... için 20.777,63 TL, davacı ... için 29.102,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; ödeme tarihinin esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinin Yargıtay kararlarında belirtildiğini, dosyada çelişkili kusur raporuna göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, çelişkinin giderilmesi için ... Teknik Üniversitesi veya Karayolları Fen Heyetinden oluşturulacak heyetten bir kusur raporu alınması gerektiğini, dosyada TRH prograsif rant yönteminin esas alınarak rapor alınmasının hatalı olduğunu, davacının kask, dizlik vs koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı hususunun araştırılarak eğer kask kullanılmamış ise müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, faize hatalı olarak hükmedildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Kusur oranına yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ... ATK'dan alınan 07.05.2019 tarihli raporda müteveffanın kullandığı motosikletin ışıkları yanmıyorsa sürücü ...'nun tali, sürücü ...'ın tali, yanıyorsa ...'nun asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece alınan 18.03.2020 tarihli ATK ve 07.01.2022 tarihli kusur raporlarında da ihtimalli kusur oranı verilmiş, motosikletin ışığı yanıyorsa sürücü ...'nun tam kusurlu olduğu belirtilmiş, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile ışıkların yandığı kabul edilerek hüküm verilmiş ve karar kesinleşmiş olduğu, ışığın yandığına dair maddi olgu hukuk mahkemesi hakimini bağlayacağından sürücünün tam kusurlu olduğunun kabulü yerindedir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Faizin başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Sigorta şirketinin ise poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir.
Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacının davalı şirkete 18.10.2018 tarihinde başvurduğu, 19.10.2018 tarihinde başvurunun davalı şirkete ulaştığı, 8 iş günü sonrası 02.11.2018 tarihinde temerrütün oluştuğu, mahkemece davalının lehine olacak şekilde 14.02.2019 tarihinden itibaren faize hükmedildiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Müterafik kusur indirimine yönelik istinaf incelemesinde: Davacıların murisi müteveffa motosiklet sürücüsünün ölüm sebebinin travmaya bağlı kafa içi kanama sonucu meydana geldiği anlaşılmakla bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılsa da aktüerya bilirkişisinin davacıların zararının toplam 994.595,00 TL olarak belirlendiği, tavan tazminat limiti 360.000,00 TL olduğundan garame yapıldığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılsa dahi sonuç değişmeyeceğinden bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:
Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda ödeme tarihinin esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 12.04.2022 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde ödeme tarihindeki verilere göre TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, destek pay oranlarının içtihatlara uygun olduğu,
ödeme tarihindeki verilere göre de hesaplama yapıldığı ancak fahiş fark bulunması sebebiyle güncel hesaplama da yapıldığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3312, K. 2024/3169, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama