KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/3372
- Karar no
- 2024/3179
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ... -...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/12/2024
Karar Metni
1.159 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 18.07.2016 tatihinde sürücüsü ve plakası belirsiz bir aracın çarpması sonucu müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, bu kaza sonucu genel beden gücünden kayba uğradığını ve malul durumuna düştüğünü, müvekkiline yapılan tedavisi sonucunda, ...
Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalı tarafından düzenlenen 20.06.2019 tarih ve ... numaralı heyet raporunda %40 oranında malul olduğunun tespit edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, Güvence Hesabının sorumluluk altında bulunduğundan müracaatta bulunduklarını ancak müvekkili için ödeme yapılmadığını, işbu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile.
100,00-TL (50,00-TL geçici, 50,00-TL kalıcı) işgöremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaten 8 iş günü sonundan başlayan yasal faiz ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 26/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 100,00-TL olarak gösterilen sürekli iş göremezlik tazminata ilişkin dava değerini artırarak talebinin 288.459,00-TL olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerekli belgeler ile müvekkili şirketine başvurulmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, Güvence Hesabının teminat limiti ile sorumlu olduğunu, teminat tutarını aşan zararlardan Güvence Hesabının sorumlu olmadığını, SGK'dan rücuya tabi ödemelerin sorulması gerektiğini, davacının iddia ettiği sakatlık oranının belirlenmesi için genel şartlar gereğince geçerli yönetmelik hükümlerine uygun sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, müvekkili Güvence Hesabının sigortasız araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu,
bunun için mahallinde keşif yapılarak tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığını, faili meçhul aracın sigortaya tabi olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, kusur ve maluliyet konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacının kalıcı iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile, 288.459,00-TL'nin 04/07/2019 tarihi itibarıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; başvurunun usulüne uygun olmadığından dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak davanın esas hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu maddi vakıaların usulüne uygun olarak ispat edilemediği halde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine davacıya çarpıp kaçtığı iddia edilen motosikletin zorunlu sigortaya tabi bir araç olup olmadığı yönünde dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını,
buna rağmen aracın bu nitelikte bir araç olduğunun farz edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının iddia edilen kaza tarihinde yaşının küçük olmasına rağmen anne ve babasının da müterafik kusurlu sayılması ve tazminattan indirim yapılması gerekirken yapılmamasının istinaf sebebi olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin davadan önce temerrüde düşürülmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Usulüne uygun başvuru yapılmadığına yönelik yapılan incelemede:
Davacının davadan önce 21.06.2019 tarihinde Güvence Hesabına başvurması üzerine, kurumca hasar dosyasının açıldığı, davacı tarafından yaralanma ve tedaviye ilişkin tüm belgelerin ve sağlık raporunun sunulduğu, yargılama sırasında alınan maluliyet raporlarının da davalıya tebliğ edildiği, halen dahi ödeme yapılmamış olması da gözetildiğinde başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü ile anılan maddede düzenlenen dava şartı gerçekleştiğinden uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi yerinde olmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Kazaya sebep motosikletin tescile tabi olup olmadığına yönelik yapılan incelemede:
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc' yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile bu hacim altındaki motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlıkta, kazaya neden olan davacı ...'ya plakası belirlenemeyen motosikletin çarpmasıyla davacının yaraladığını beyan ettiği, plakası belirlenemeyen motosikletin kusurundan dolayı iş bu davayı açtığı, plakası tespit edilemeyen motosikletin dosya kapsamından, trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığının anlaşılamadığı görülmüştür. İleri sürülmüş olmasına rağmen mahkemece bu yönde araştırma da yapılmamıştır.
O halde mahkemece, öncelikle söz konusu motosikletle ilgili bilgilerin (davacı tarafça bildirilirse tescil evrakları ile kaza fotoğrafları, varsa fatura vb belgelerin temini), kazayı ve motosikleti gören tanıkların bildirilmesi ve varsa diğer delillerin sunulması için davacı tarafa uygun kesin süre verilmeli ve akabinde gerekirse makina mühendisi bilirkişinden rapor alınarak motosikletin cinsi, modeli, silindir hacmi belirlenerek, trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olup olmadığının netleştirilmesi,
bu sonuca göre davacının davalı Güvence Hesabı'ndan tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığı (davalının husumetinin bulunup bulunmadığı) hususu belirlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmeyip, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Kararın kaldırma sebeplerine göre, davalı vekilinin sair istinaf talepleri bu aşamada incelenmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Mahkemece öncelikle kazaya neden olan aracın ZMMS yaptırması zorunlu olan araçlardan olup olmadığı, bu kapsamda davalı Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının yukarıda ayrıntılı belirtildiği şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre istinafa gelen tarafın sıfatı dikkate alınarak usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davalı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, Dairemizin karar türüne göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3372, K. 2024/3179, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama