İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3368 K.2025/122

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2022/3368Karar2025/122Tarih16 Ocak 2025Okuma13 dk · 2.558 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Ocak 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/3368 - 2025/122
Dosya no
2022/3368
Karar no
2025/122
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen dosyanın mahkemesi
.... Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
... Esas, ... Karar
Davacılar
1- ...
Vekili
Av.
Davalı
... Sigorta Anonim Şirketi
Vekilleri
Av.
Dava
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
16.01.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.558 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 13.02.2018 tarihinde tek taraflı kazanın meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu olan müvekkilleri ..., ... ve ...'nın kazada ağır bir şekilde yaralandığını, meydana gelen kazada ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın K.T.K.'nın 52/1-a-b maddesini ihlalinden tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza tarihinin 13.02.2018 olması nedeniyle;

kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının ... ve ... için 20 Şubat 2019 tarihli resmi gazetede yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik çerçevesinde tespit edilmesini, sürekli iş görmezlik tazminatının tahsilini talep ettiklerini, oluşan maluliyet nedeniyle ...

Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapıldığını ancak davalı sigorta şirketinin yasal süre geçmesine rağmen başvuruyu sonuçlandırılmadığını, dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını fakat anlaşamama ile sonuçlandığını, kaza tarihinin 13.02.2018 olması nedeniyle;

kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranının, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının ... için 20 Şubat 2019 tarihli resmi gazetede yayımlanan çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik çerçevesinde tespit edilmesini, dava tarihi itibariyla 300,00 TL (her bir müvekkili için 100,00 TL) olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş görmezlik tazminatının sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi,

yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacılar vekili 28.03.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı ... yönünden ve sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından 186.123,00 TL'ye arttırmış, bu dilekçeden sonra sunduğu 12.05.2022 tarihli dilekçe ile ise 28.03.2022 tarihli dilekçesinde maddi hata yaptığını ve müvekkilinin adını hatalı olarak bildirdiğini beyan ederek, miktar aynı kalmak üzere, müvekkili davacı ... yönünden dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından 186.123,00 TL'ye arttırdığını beyan etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın asliye ticaret mahkemesi sıfatı ile değil, asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise meydana gelen kaza ile ilgili ceza mahkemelerine intikal eden herhangi dosya olup olmadığının araştırılması ve eğer böyle bir dosya varsa "bekletici sorun" yapılması gerektiğini, kusur durumunun belirlenebilmesi için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, mezkur başvuruya konu trafik kazasının iş kazası niteliğinde olduğunu, bu nedenle SGK tarafından başvurana iş göremezlik ödeneği veyahut psd bağlanmış olma ihtimalinin olduğunu,

bu durumun araştırması yapılmaksızın dosyanın karara çıkmasının mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren faiz isteminin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca faizin türünün ise yasal faiz olması gerektiğini, başvuru konusu talebin trafik kazasından dolayı haksız fiil neticesinde meydana geldiğini, müvekkili sigorta şirketinin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davacılar ... ve ...'ın açmış olduğu davaların ayrı ayrı reddine, davacı ...'ın davasının kabulü ile, 186.123,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 15.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maluliyet oranı ve iyileşme sürecinin hayatın olağan akışına aykırı olarak belirlenmiş olması nedeniyle dosyasından aldırılan maluliyete ilişkin raporlara karşı itiraz dilekçeleri sunduklarını ancak yerel mahkemenin bu itirazlarını değerlendirmediğini, talepleri doğrultusunda yeniden maluliyet raporu aldırılmasının gerektiğini ayrıca maluliyet raporlarının hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davacının davasını ikinci kez ıslah etmesine izin verilmiş olup, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edilmiş olduğunu, davacının ilk dilekçesinde maddi hata yapıldığının kabulü ile 2. ıslah dilekçesinin kabulüne karar verilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemece bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yerel mahkemece hatır taşımacılığı hükümleri gereğince indirim yapılmamış olmasının hatalı olduğunu,

kabul anlamına gelmemek kaydıyla ıslahla arttırılan tazminata ancak ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini ve kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından eksik vekalet ücretine hükmolunduğunu bildirerek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davacılar vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.

Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Somut olayda, 13.02.2018 günü saat: 22.20 sıralarında, sürücü ..., idaresindeki ... plakalı araç ile ... Bulvarını takiben, ... istikametine sol şeritten seyri sırasında, önüne 45 metre geride sol şeritte bulunan 2,5 cm. derinliğinde ve 1,70 metre genişliğinde, 3,10 metre uzunluğundaki çukuru (kesik asfalt) gördüğünde bu çukura düşmemek için aniden sağa doğru manevra yaptığında, hızından dolayı direksiyon hâkimiyetini kaybederek, aracın ön kısımlarıyla, yolun sağında bulunan no.2 sayılı evin bahçe duvarına çarpıp, devamında aracın sol kısımlarıyla da burada bulunan elektrik direğine çarpması sonucunda ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.

Bu kazanın oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, aracın hızını kavşağa ve yaya geçidine yaklaşırken azaltmayıp, kazaya sebebiyet verdiğinden, Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a “Sürücüler, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.” maddesini ihlal ettiğinden %80 (yüzdeseksen) oranında kusurlu olduğu,

yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluş ise, aynı kanunun 13 “Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.

Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları ve esasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda; gerekli önlemleri alarak, aldırarak ve devamlılığını sağlayarak, trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzda yapmak, zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek zorundadırlar.” maddesini ihlal ettiğinden %20 (yüzdeyirmi) oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davacılar vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporlarına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.

Buna göre, davacı ... için mahkemesinde hükme esas alınan 24.09.2021 tarihli ATK 2. İhtisas dairesince düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 13.02.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Yine davacı ... için mahkemesinde hükme esas alınan 24.09.2021 tarihli ATK 2. İhtisas dairesince düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 13.02.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Davacı ... için ise mahkemesinde hükme esas alınan 24.09.2021 tarihli ATK 2. İhtisas dairesince düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 13.02.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %10 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)

İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 22.11.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin….” tespitlerile davacı ...'nin kalıcı maluliyetten kaynaklı zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf haklı görülmemiştir

Davalı vekilinin müterafik kusur indirimine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.

Somut olayda, 13.02.2018 günü saat: 22.20 sıralarında, sürücü ..., idaresindeki ... plakalı araç ile ... Bulvarını takiben, ... istikametine sol şeritten seyri sırasında, önüne 45 metre geride sol şeritte bulunan 2,5 cm. derinliğinde ve 1,70 metre genişliğinde, 3,10 metre uzunluğundaki çukuru (kesik asfalt) gördüğünde bu çukura düşmemek için aniden sağa doğru manevra yaptığında, hızından dolayı direksiyon hâkimiyetini kaybederek, aracın ön kısımlarıyla, yolun sağında bulunan no.2 sayılı evin bahçe duvarına çarpıp, devamında aracın sol kısımlarıyla da burada bulunan elektrik direğine çarpması sonucu tek araçlı, ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

Davacıların kazaya karışan araçta yolcu konumunda olduğu, emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, ancak somut olayda, Cumhuriyet Savcılığı ifade tutanakları ve kaza tespit tutanağında anlaşılacağı üzere, davacı ...'nin içinde yolcu olarak bulunduğu aracın cinsinin otomobil olduğu, şöför dahil istiap haddinin 5 kişi olduğu ve kaza esnasında araçta şoför dahil 7 kişi seyahat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumun davacıda oluşan zararın artmasına neden olacak bu eylem müterafik bir kusur olarak değerlendirildiğinden, haddinin aşılmış olması sebebiyle hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir.

Buna göre hükme esas alınan 22.11.2021 havale tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı ... için tazminat olarak talep edeceği miktarın 186.123,00 TL olduğu, iş bu miktardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında gerçek zararının 148.898,40 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. (Yargıtay 17. H.D. 2014/13119 Esas, 2016/10845 Karar - 2009/9970 Esas-2010/2559 Karar)

Davalı vekilinin, davacılar vekili tarafından sunulan ikici ıslah dilekçesinin geçersiz olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesnide;

Davacı vekili Mahkemesine sunmuş olduğu 28.03.2022 günlü bedel arttırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarına saklı tutarak, davacı ... yönünden dava değerini 186.123,00 TL olacak şekilde arttırmış, daha sonra ise 12.05.2022 tarihli dilekçe ile dava değerinin davacı ... yönünden 186.123,00 TL olduğunu belirtmiştir.

Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesine sunmuş olduğu 12.05.2022 tarihli dilekçesi ikinci bir ıslah dilekçesi olmayıp HMK 124. md.si kapsamında maddi hatanın düzeltilmesinden ibaret olup, buna bağlı olarak esas yönünden ve yine yargılama giderleri yönünden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmekle, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

2-Davacılar ... ve ...'ın açmış olduğu davaların ayrı ayrı REDDİNE,

3-Davacı ... yönünden davanın kısmen KABULÜ ile; 148.898,40 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 15.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE,

Harç yönünden:

4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 10.171,24 TL karar harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 1.315,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.855,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

b-)İlk derece mahkemesince 05.07.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın 1.315,82 TL olduğu Dairemizce tahsiline karar verilen miktarın ise 8.855,42 TL olduğu gözetilerek bakiye 7.539,60 TL harcın tahsilinin istenmesine,

Yargılama giderleri yönünden:

5-Davacı tarafından yapılan 1.315,82 TL (peşin + ıslah harcı ) davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 4.319,70 TL bilirkişi, müzekkere, başvuru harcı ve tebligat gideri olmak üzere yargılama giderinden kabul red oranına karşılık gelen 4.315,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,

7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

Vekalet ücreti yönünden:

8-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

9-Müterafik kusura bağlı olarak davacı ... yönünden reddedilen maddi tazminat talebi için davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,

10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan alınarak davalıya verilmesine,,

İstinaf giderleri açısından;

11-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

12-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacılar tarafından peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 534,70 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

13-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

14-Davacıların avansından sarf edilen 150,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıların üzerinde bırakılmasına,

15-Davalının yatırdığı istinaf avansının sarf edilmemiş olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

16-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,

17-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 16.01.2025

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3368, K. 2025/122, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Islah
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3368
Karar No
2025/122
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3369 K.2025/103
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3372 K.2024/3179
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3374 K.2025/155
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3385 K.2025/105
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3401 K.2025/8
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3402 K.2025/9

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.