KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/3477
- Karar no
- 2025/190
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28.01.2025
Karar Metni
1.586 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.10.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın 17.07.2020 tarihinde kazaya karıştığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, kaza neticesinde aracın hasarlı hale gelmesi nedeniyle piyasa değerinin düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla araçta meydana gelen değer kaybı ve kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değer ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el değer arasındaki fark nedeniyle doğan zararların tazmin edilmesi istemiyle şimdilik 1.000,00 TL'sinin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 14.07.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 25.000,00 TL'ye (3.032,00 TL'si sigorta şirketinden kalan 21.968,00 TL'lik kısmının ise davalı ... yönünden olmak üzere) ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduğunu, delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini beyan ederek usule yönelik itirazların karara bağlanmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağını kabul etmediğini beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 3.032,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bu miktara davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15.07.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... yönünden ise 02.10.2020 tarihinden yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kararda bilirkişi raporuna atıf yapılmış olup, bilirkişi raporlarına itirazlarının, itirazlarının nedeni olan bilirkişi raporu ekinde sundukları dava şartı arabuluculuk aşamasında alınan raporunun (uzman görüşü ) tartışılmadan, kararda neden göz ardı edildiği ayrıntılı izah edilmeden gerekçelendirilmeden karar verilerek adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme haklarının ihlali olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilinin hükme esas alınan hasar/ hesap bilirkişi raporuna ve hükmedilen değer kaybı miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacının aracının değer kaybı Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E.2020 740 K. 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında verilen Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 2016/14600 E. 2019/6626 K. sayılı “. Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır.
Hükme esas alınan raporlarda bu kritere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla, dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değer kaybının tespiti için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” içtihatına uygun olarak piyasa değerine ilişkin yetkili bayi,
galericiler ve internet 2. el araç satış sitelerinde yapılan araştırmalar sonrasında, aracın, marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler dikkate alınarak belirlenmelidir.
Zira Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre; karar dayanak yapılan 01.04.202 tarihli kök rapor ve yine 23.05.2022 tarihli ek raporda değer kaybı bilirkişi raporunun davacının zararı alternatifli olarak belirlenmiştir. Başka bir ifade ile davacının değer kaybından kaynaklı bakiye zararı hem piyasa koşullarına göre hem de genel şartlardaki formül hesabına göre belirlenmiştir.
Keza, 01.04.202 tarihli kök raporunda "...15.07.2020 tarihli kazanın olmadığı ve dava konusu aracın onarım sürecinden geçmediği kabul edilip yaşı, kat ettiği kilometre değeri, hasar geçmişi, kasko değeri ve özellikleri dikkate alındığında yapılan piyasa araştırmasında kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa rayiç bedelinin 175.000,00 — 185,000,00 TL aralığında olduğu sonucuna varılmıştır (Serbest piyasa şartlarında ikinci el araç ticareti ile iştigal eden firmalardan alınan bilgiler) (www......).
Bu iki değerin ortalaması olan 180.000,00-TL değerinin dava konusu aracın kusursuz halinin kaza tarihi itibarıyla ikinci el bedeli olduğu tespit edilmiştir..." davacının kaza tarihinden önce aracında her hangi bir kaza kaydı bulunmaksızın piyasa rayiç değerinin 180.000,00 TL olduğu yerinde bir şekilde belirlenmiştir.
Yine aynı raporda iş bu kazadan sonra davacının aracının piyasa değerinin Yargıtay 4 Hukuk dairesinin yerleşik içtihatına uygun olarak piyasa değerine ilişkin yetkili bayi, galericiler ve internet 2. el araç satış sitelerinde yapılan araştırmalar sonrasında, aracın, marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları v.s. değer kaybına etki edecek faktörler dikkate alınarak 173.000,00 TL olduğu hesaplanmıştır.
Yargılama aşamasından önce davacı tarafa değer kaybına ilişkin olarak yapılan 2.098,00 TL ödeme düşüldükten sonra davacının bakiye değer kaybı zararının 4.902,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3477, K. 2025/190, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama