KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1229 - 2025/1413
- Dosya no
- 2023/1229
- Karar no
- 2025/1413
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/11/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... SİGORTA ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2- TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 3- ...
- Dava
- Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/06/2025
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.11.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı araca 07.07.2015 tarihinde sürücüsü ... olan ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ... plakalı aracın ... adına kayıtlı olup sürücü ... idaresindeyken söz konusu kazanın meydana geldiğini, meydana gelen hasar nedeni ile ...' a 07.09.2015 tarihinde 9.308,21TL ödeme yapıldığını, akabinde ...
Sigorta A.Ş.'den bu ödemenin tahsil edildiğini, sonrasında .... Tüketici Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyasının karara çıktığını, kararın .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından icra edildiğini, 10.02.2020 tarihinde 31.991-TL tazminat ödendiğini, ...
Sigorta' nın sigorta limiti dahilinde kalan bakiyeden sorumlu olduğunu belirterek 31.991-TL' nin 10.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davası konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açıldığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda işbu davanın reddi gerektiğini, dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin tebliğe çıkartılmasını talep ettiğini, 07.07.2015 tarihli trafik kazası sonucu davacı şirket tarafından yapılan ödeme müvekkili şirket tarafından 22.10.2015 tarihinde yapılan 9.308,00-TL tutarındaki ödeme ile rücuen tazmin edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, yapılan ödeme sonucu müvekkilinin şirket sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini,
9.308TL' nin tazmin edilmiş olması nedeni ile sorumluluğun sona erdiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, alkollü ya da ehliyetsiz araç kullanma durumunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, olaya ancak yasal faizin uygulanabileceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 31.173,22-TL'nin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 19.691,79-TL ile sınırlı olarak) 10.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ... vekili; davalı müvekkiline yüklenen kusur oranı yerinde olmadığından yapılan hesaplamanın da kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili; uyuşmazlık konusu trafik kazasının 07.07.2015 tarihinde gerçekleştiğini, ardından 17.04.2020 tarihinde müvekkili sigorta şirketine doğrudan yöneltilmiş bir tazminat talebinin söz konusu olmadığını, mahkeme nezdinde söz konusu davanın 25.11.2020 tarihinde açıldığını, hem işbu davanın açılma tarihi hem de sigorta şirketine yöneltilen tazminat talebi ile kaza tarihleri arasında dört yılı aşkın bir süre geçmiş olduğundan zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğuna herhangi bir şüphe olmayacağını,
bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatlarının fahiş oranda yüksek olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutabileceğinin izahtan vareste olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemenin rücuen tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı sigorta şirketi vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Zamanaşımına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı şirket vekili davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş ise de. 6098 sayılı TBK md. 73/1 "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmünü içerir.
Rücu davalarında zamanaşımı süresinin başlaması için hem tazminatın ödenmiş olması hem de sorumlu olan kişi veya kişilerin öğrenilmiş olması gerekir.
Dosya bu kıstaslara göre incelendiğinde, davacı tarafından ödemenin 07.09.2015 ve 10.02.2020 tarihlerinde yapıldığı, bu durumda rücu davası bakımından zamanaşımı süresinin tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişilerin öğrenildiği tarih olan 10.02.2020 tarihinde başlamış olacağı, davanın açıldığı 25.11.2020 tarihinde TBK'nın 73. maddesinde öngörülen 2 yıllık zaman aşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Sair istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede:
Rücu edilebilecek hasar bedelinin ve kusur oranının makine mühendisi ve aktüerya alanında uzman bilirkişice belirlendiği, alınan raporun dosya kapsamına, içtihatlara uygun olduğu, kazanın sürücü ...'nın hatalı şerit değiştirmesinden tam kusuru ile meydana geldiği, hasar bedelinin içtihatlara ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, hükmedilen tutara zaten yasal faiz uygulandığı, dava davacı lehine sonuçlandığından yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasının yasaya uygun olduğu anlaşılmakla istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1229, K. 2025/1413, 11 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama