KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1398 - 2025/1578
- Dosya no
- 2023/1398
- Karar no
- 2025/1578
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03/11/2022
- Numarası
- 2020/... Esas, 2022/... Karar
- Davacı
- ... - (T.C...) - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 1-... - (V.N...) - ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...- ...
- Davalılar
- 2- ... - (T.C. ...) - ...
Karar Metni
2.571 kelime·13 dk okuma·12 bölüm
3- ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 26.06.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26.06.2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un 29.11.2018 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isterken ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığını, trafik kazasına neden olan ... plakalı aracın ... ...'ne sigortalı olduğu, kaza neticesinde yaralanarak kalıcı zarara uğrayan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme olarak tüm davalılar tarafından ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müteselsilen davalı araç sürücüsü ve davalı araç sahibi kurumdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 04.10.2022 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde bildirdikleri 5.000,00 TL maddi tazminatın 100,00 TL'sinin kalıcı iş göremezlik tazminatı olduğunu ve kalan kısmı arttırarak geçici iş göremezlik tazminatını 8.275,27 TL'ye olmak üzere maddi tazminat davasını toplamda 8.375,27 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde ileri sürülen hususları kabul etmediklerini, davacının sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, başvuru şartını yerine getirmeden dava açıldığı için haksız ve mesnetsiz davanın usuldan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle, işbu davada Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, hukuka aykırı olarak davalılar aleyhine başlatılan ve tazminat gerektirmeyen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep ettiklerini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; davacının 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.11.2018 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... 'ndan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davacının sürekli iş göremezlik sebebine dayanan maddi tazminat talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlik sebebine dayanan maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle. ATK raporunda müvekkilinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğunu bildirdiğini, bu özür durumuna göre hesap bilirkişi raporu aldırıldığını, hesap bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin gerçek özür durumuna göre yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini ancak mahkemenin taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olarak reddetmiş olduğunu, müvekkilinin ...
Hastanesine engelli sağlık kurulu raporu almak üzere haricen başvurduğunu, burada yapılan tetkikler sonucunda müvekkilinin %1 oranında ortopedik engelli olduğunun tespit edildiğini ancak müvekkilinin engellilik oranının daha yüksek olduğunu bu nedenle Adli Tıp Genel Kurulundan yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin mesleğinin teknik ressamlık olduğundan ve çizim yaparak hayatını kazandığından kaza nedeniyle elinde oluşan kalıcı hasarın müvekkilinin yaşamını çok olumsuz etkilediğini, müvekkilinin kaza sonucunda oluşan özür nedeni ile işini yaparken halen zorlanmakta olduğunu,
müvekkilinin ameliyat geçirmiş ve parmağına platin takılmış ve platinin halen müvekkilinin vücudunda bulunduğunu ve elini halen eskisi gibi kullanamadığını, bu hasarın kalıcı bir hasar olduğunu, müvekkilinin olay nedeni ile defalarca kez hastaneye başvurmak zorunda kaldığını, olaydan manevi olarak da olumsuz etkilenmiş olup Ruh ve Sinir Hastalıkları Kliniğine de başvurmuş olduğunu, E-nabız sistemi üzerinden başvurulara ilişkin sunduğu kayıtlardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin olay nedeni ile halen ve olay anından bu yana sürekli olarak sıkıntı yaşamakta olduğunu, müvekkili için sürekli iş göremezlik tazminatının hiç hesaplanmamış,
geçici iş göremezlik tazminatının ise az hesaplanmış olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı veya vekili tarafından aracın ZMMS'sini yapan ...'ya maddi - manevi tazminat talebinde bulunulup, bulunulmadığı hususu ile başvuru yapılmış olması halinde ödeme yapılmış ise buna ilişkin belgelerin gönderilmesinin istenilmesine ve ödeme yapılmış olması halinde ise eldeki davanın hukuki yarar yokluğundan reddini talep ettiklerini, İş bu davada Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu ve bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini,
takdir edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca bilirkişi raporu incelendiğinde davacının kusurlu olduğunu ve kusurlu olmasına rağmen 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda davacının kusurunun bulunduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz isteminin hukuka aykırı olup; bu konuda da itiraz ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalılar ... ile ... ... Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi İktisadi İşletmesi vekili istinaf etmiştir.
Davalılar vekilinin yetkisiz mahkemede dava açıldığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6100 sayılı HMK'nun 16.maddesinde; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesi mevcut olup, davanın açıldığı tarihte zarar gören davacının yerleşim yeri mahkemesinin Adana Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesi'nin de olduğu, bu durumda davacının seçimlik hakkını kullanarak davayı iş bu mahkemede açmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekilinin, davacının zararının davalı ... A.Ş. tarafından giderildiğine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davalı müvekkilin kullandığı aracın kayıtlı olduğu diğer davalı ... İktisadi İşletmesi tarafından Zorunlu Trafik Sigortası bulunmaktadır. İş bu sigorta kapsamında 3. şahıslara verilecek zararlar sigorta poliçesi kapsamındadır. Bu sebeple Davacı ... veya vekili aracılığıyla daha önce ... A.Ş. tarafından davacı tarafa ödeme yapılmış olması halinde iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini belirtmiş ise de; davalı ... A.Ş. tarafından hasar dosyasının gönderildiği, başvuru/ihbar tarihinin 07.01.2020 olduğu, dosya üzerinden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 24.12.2021 tarihli ATK ilgili ihtisas dairesince hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 29.11.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin geçici işgörmezlik maddi tazminatına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacı ile ilgili düzenlenen ekonomik sosyal durum araştırma tutanağında davacının gelir tespiti yapılmamış olup, dosya arasında bulunan SGK Hizmet Dökümünde davacının gelir tutarı aşağıda belirtilmiş olup, 2018 yılı kasım ayı brüt kazancı 7.342,02 TL, agi dahil net tutarının 5.248,88 TL, 2018 yılı aralık ayı brüt kazancı 8.076,22 TL, agi dahil net tutarının 5.773,77 TL 2019 yılı ocak ayı brüt kazancı 6.923,95 TL, agi dahil net tutarının 4.950,01 TL 2019 yılı şubat ayı brüt kazancı 6.919,35 TL, agi dahil net tutarının 4.946,71 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının geçici iş göremezlik dönemine ilişkin hesaplamalar, davacının SGK Hizmet Dökümü uyarınca belirlenen iş bu ücret tutarları üzerinden yapılmıştır.
Davacı kazazede 29.11.2018 – 29.02.2019 tarihleri arası 3 ay geçici iş göremezlik süresince istirahatli olup çalışamadığı (%100 efor kaybında bulunduğu) için, bu süre boyunca %100 iş gücü kaybı olduğu kabul edilip net ücret tutarları üzerinden tazminat hesabı yapılmış, yine SGK tarafından gönderilen müzekkere cevabında, davacıya davaya konu trafik kazası ile ilgili olarak 7.580,24 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı bildirilmiş olup, iş bu ödeme tutarı davacı için hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından sigortalı kusuru oranında tenzil edilmesi neticesinde 8.275,27 TL bakiye geçici işgörmezilik tazminatı bulunduğu anlaşılmıştır.
Ancak davacı dava dilekçesinde sadece kalıcı işgöremizlik tazminatı talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesinde geçici işgörmezlik tazminat talebinde bulunmuş ise de; ıslah netice ve talep kısmına yeni bir talep eklenemeyeceğinden, iş bu talep yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmüştür.
Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminatına yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 29.11.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalının işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davalılar vekilinin, faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1398, K. 2025/1578, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama