KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/2114 - 2025/2232
- Dosya no
- 2023/2114
- Karar no
- 2025/2232
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2023
- Numarası
- 2022/552 Esas, 2023/154 Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Dava
- Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/10/2025
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.05.2023 tarih 2022/552 Esas 2023/154 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 03.05.2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracı ile seyir halinde iken yüksek tonajlı bir araçtan çelik kampanası ile kopan ve orta şeritte bulunan tekerleğe çarpması neticesinde takla attığını ve aracın kullanılamaz hale geldiğini, ... plakalı aracın davacının aracının arkasında seyir halinde iken aynı olayın bu araç açısından da gerçekleştiğini, araç sürücüsünün davacıya yardım etmek üzere durduğunu, lastiğin kime ait olduğunun kaza anında tespit edilemediğini ancak sonradan ... plakalı araca ait olduğunun anlaşıldığını,
soruşturma aşamasında alınan raporda bu araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı şirkete başvuru yapılmış ise de araç sürücüsünün kusurunun tespit edilemediğinden bahisle ödeme yapılmadığını, araç sürücüsü ve işleteni hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davasının ....
ASHM 2022/112 E. Sayılı dosyasından devam ettiğini bildirerek maddi tazminat olarak 50.000TL, 25.000 TL manevi tazminat olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ve limit oranında sorumlu olunduğunu, limitin kaza tarihi itibari ile 50.000,00 TL olduğunu, araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, ZMMS Genel Şartları gereğince manevi tazminatın sorumluluk kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat yönünden; davanın kabulü ile, 50.000,00 TL'nin 02/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ... Sigorta A.
Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; zarara sebebiyet veren olayın 2918 sayılı Kanun kapsamında bir trafik kazası olmadığını ve ... plakalı araçta bulunan bir ayıbın zarara sebebiyet verdiğini, davacı tarafından müvekkiline yapılan başvuru tarihinde henüz kolluk veya yargı makamları tarafından bir kusur tespiti yapılmış olmadığı için hesaplama ve ödeme yapılamadığını, buna rağmen işbu dava kapsamında müvekkilinin Mahkemece kötüniyetli olarak nitelendirilmesinin ve ödeme yükümlülüğü getirilmesi ile disiplin para cezasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından ... plakalı aracın sürücüsü ile işletenine karşı ....
Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini beyan ederek hükmün kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplidir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Davacı vekilinin dava dilekçesi incelendiğinde dilekçenin başında bulunan dava konusu paragrafında davacının davalı sigorta şirketinden 321.861,00-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi tazminat talep ettiği görülmüştür.
Davacı vekilinin dilekçesinin netice ve talep kısmında ise maddeler halinde talepler belirtilmiş olup söz konusu kısmın ikinci maddesinde ise dosya da taraf olarak bulunmayan ... ve ... isimli kişilerden bahsedilerek bu kişilerin sorumlu olduğu toplam miktarın ( maddi manevi toplam) 346.861,00-TL olduğu belirtilmiştir. Ne var ki cümlenin devamında davacı aracın piyasa değerinin 315.000,00-TL olduğu açıklanarak aracın dava karar tarihindeki belirlenecek değeri üzerinden toplam maddi tazminat talebinin güncellenmesinin istenildiği görülmüştür.
Dava dilekçesinin netice talep kısmının bir kısmında aracın kaza yerinden servise taşınması için 1.131,00-TL çekici bedeli ödendiği, kaza tarihinden itibaren mahrum kalınan araç kiralama bedeli toplu taşıma bedeli olmak üzere 3.000,00-TL masraf yapıldığı, kaza nedeniyle yürütülen kovuşturmanın karara bağlanması için ödenen teknik konularda alınan danışmanlık ve hukuki yardım ücreti olarak 2.000,00-TL ve yine kaza nedeniyle yaralanan davacının eşi ve oğlunun tedavi masrafları olmak üzere 730,00-TL bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak ödenmesi talep edilmiştir.
Dava dilekçesinin netice talep kısmının 3 nolu paragrafında yargılama sürecinin uzunluğu kendisi için enflasyon ve faiz geliri olarak ekstra kazanç olarak göründüğünden sigorta bedelini ödemeyen davalı ... Sigortadan 25.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi talep edilmiştir.
Dava dilekçesinin netice talep kısmının 4. Paragrafında ise davalı ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS poliçesi teminat tutarı olan 50.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren davalıdan tahsili talep edilmiştir.
HMK 297 ve 26.maddeleri gereğince Hakim tarafların tüm talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi gerekmektedir. Karar verirken talepten fazlasını karar verilemeyeceği gibi talepten başkasına da karar verilemez.
Bu noktada HMK 31 gereğince dava dilekçesinin açık olmaması halinde söz konusu çelişkilerin ilgili taraftan açıklattırılması gerekmektedir. 321.861,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsilini istemiş, netice talep kısmında ise bu miktarı tekrarlayarak bu kez 315.000,00-TL'nin güncellenmek suretiyle tahsili istenmiş. Dilekçesinin sonuç kısmında ise 50.000,00-TL bedelin davalı sigorta şirketinden istenilmesi belirtilmiştir.
Bu noktada davacı vekilinin dilekçesininde ki maddi tazminat talebinin ne kadar olduğu ve neye ilişkin olduğu anlaşılamamıştır. Zira dilekçenin bir kısmında davacı vekili davalı sigorta şirketinden hasar gören aracın çekiyle taşınması nedeniyle çekici gideri, aracın serviste kalması nedeniyle ikame araç bedeli, hukuki danışmanlık ve yardım ücreti olarak toplam 6.131,00-TL maddi tazminat isteminde bulunduğu görülmüştür.
Mahkemesince bu hususta hiç bir delil toplanmadığı gibi olumlu ya da olumsuz bir karar da verilmediği görülmüştür. Zira davacı vekilinin talep etmiş olduğu maddi tazminatın ne kadar olduğu, davalı sigorta şirketinden ne kadar maddi tazminat ve ne için maddi tazminat talep edildiği dilekçesi içeriğinden anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle öncelikle davacı vekiline dilekçenin maddi tazminata ilişkin kısımlarının açıklattırılması, talep edilen 321.861,00-TL maddi tazminatın hangi amaçla talep edildiği hususunun açıklattırılarak sonucuna karar verilmesi gerekmektedir.
Yine davacı vekili dilekçesi içeriğinde eşi ve oğlunun yaralanması için kaza sonrasında yapılan tedavi giderlerine ilişkin 730,00-TL tazminat talep edilmiş ise de bu hususta mahkemece bir araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle de mahkeme kararı hatalı olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davalı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni yönünden ve HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüyle, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2114, K. 2025/2232, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama