KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/2210 - 2025/2406
- Dosya no
- 2023/2210
- Karar no
- 2025/2406
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2022
- Numarası
- 2021/703 Esas, 2022/962 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2- ...
- Dava
- Değer Kaybı Tazminatı
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/11/2025
Karar Metni
1.516 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2022 tarih ve 2021/703 Esas, 2022/962 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 27/05/2021 günü ... ili ... Kara yolunda ... Petrol İstasyonu önünde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait ... plakalı araç ile ...
Sigorta tarafından sigortalı ve diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza yaptığını, söz konusu olayda kusurun tamamının ... plaka sayılı aracın kusurlu olduğunu, taraflarında davalı sigorta şirketine değer kaybının ödenmesi için talepte bulunulması rağmen söz konusu talebe yönelik müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı için yapılan ödemenin hasar dosyası ile doğru orantılı olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL değer kaybı alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, müvekkil şirketin genel müdürlük adresi ...
İstanbul olduğunu, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin İstanbul ili ... ilçesi sınırlarında bulunmasından dolayı mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili mahkeme, İstanbul Mahkemesi olduğunu, açıklanan nedenle dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 27.09.2020-2021 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan başvuruya istinaden alınan ekspertiz raporu doğrultusunda 06.08.2021 tarihinde 1.140,00 TL değer kaybı bedeli davacıya ödendiğini,
müvekkili şirketin sorumluluğu yapılan bu ödeme sonrası kalmadığını belirterek davanın öncelikle usulden reddine, eksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüyle; 9.250,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 03/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin ... İstanbul olduğunu, bu sebeple yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken dosyanın mahkemece kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu talebin muaccel olmadığını, zira davacı tarafın davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete eksik belgelerle başvuru yaptığını, hükme esas alınan raporda tespit edilen zarar miktarının fahiş olduğunu, mahkemece hüküm kurulurken müvekkili şirket tarafından yapılmış olan 06.08.2021 tarihli 1.140,00 TL tutarındaki değer kaybı ödemesinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu açılmış olan değer kaybı tazminatına ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Yetkiye yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
6100 sayılı H.M.K.'nın 16. maddesi ile yetki hususunda zarar görene seçimlik hak verilmiş olup ilgili maddede "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü konulmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 110.maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının C7 maddesine göre, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açabileceği söylenmekle birlikte davalı sigortacının ... Ticaret Sicilinde kayıtlı şubesinin bulunduğu, davacının adresinin ise ... olduğu görülmektedir. Bu sebeple Adana Mahkemeleri yetkili olmakla, davalı şirketin yetkisizlik itirazı hususunda itirazları yerinde görülmemiştir.
Sair istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede:
Davalı şirket davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını öne sürmüş ise de davanın belirsiz alacak davası yönünden açılmasının herhangi bir sakıncası yoktur. Şöyle ki; belirsiz alacak davası alacaklarla ilgili miktarın tam olarak belirlenememesi durumunda ortak bir değerin bulunması amacıyla açılan davadır. Belirsiz alacak davası, alacakların miktarının davacı tarafça belirlenmesi durumunda ise açılamaz.
Belirsiz alacak davasında önemli olan nokta, davacıların tüm kurallara uymasına rağmen çeşitli sebeplerden dolayı miktarın belirlenememesi olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu koşullarda belirsiz alacak davası açılabilir. Herhangi bir alacağın miktarının tam olarak tespit edilememesiyle birlikte hak arayan davacılar, hukuk sistemindeki haklarına bağlı olarak yetkili mahkemelere dava açabilir.
Dava konusu araçta oluşan değer kaybı net tutarının bilirkişi raporu ile tespit edilebilmesi mümkünken, davacı tarafın 6100 sayılı HMK 107. Maddesine göre belirsiz alacak davası açmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı sigorta şirketi istinaf dilekçesinde her ne kadar delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini öne sürmüş ise da davacının sunmuş olduğu dilekçenin ekinde kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi nüshaları, servis faturası, her iki tarafa ait araç ruhsatları, her iki tarafa ait sürücü belgeleri, kaza anı görüntüleri, tramer kaydı, ... Sigorta A.Ş ye gönderilen ihtarın bulunduğu, usulüne uygun başvurunun bulunduğu görülmüştür. Yine, taraflar ara buluculuğa da başvurmuş, anlaşmama tutanağı düzenlenmiştir. Bu durumda başvuru şartının yerine getirildiği anlaşılmaktadır.
Sair istinaf sebepleri yönünden ise, Mahkemece alınan kusur ve hesap raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınması yerinde ise de sigorta şirketince 06.08.2021 tarihinde yapılan 1.140,00 TL değer kaybı ödemesinin düşülerek bakiye zararın tazminine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Her ne kadar davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış ve bu davalı yönünden hüküm kesinleşmiş ise de ödeme borcu sonlandıran bir durumdur. Bu bakımıdan müteselsil borçlu sigorta şirketinin yapmış olduğu bu ödemenin diğer müteselsil borçlu olan davalı Mehmet'in ödeme miktarı kadar borçtan kurtarmış olduğunun kabulü gerekir.
Bu noktada davalı Mehmet yönünden karar istinaf edilmeden kesinleşmiş ise de müteselsil borçlunun yapmış olduğu bu ödemenin kararın infazında dikkate alınarak tekerrüre esas olmamak üzere davalı Mehmet'ten tahsili gerekmektedir
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece sigorta şirketince yapılan ödeme düşülerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2210, K. 2025/2406, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama