İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2404 K.2025/2598

2- ... - 3- ... - VEKİLİ : Av. ---

Esas2023/2404Karar2025/2598Tarih25 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.209 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Kasım 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2404 - 2025/2598
Dosya no
2023/2404
Karar no
2025/2598
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/07/2023
Numarası
2020/... Esas, 2023/... Karar
Davacılar
1- ... -
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.209 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

2- ... - 3- ... - VEKİLİ : Av. ---

DAVALI : ... HESABI

VEKİLİ : Av.---

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 25/11/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2023 tarih ve 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

07/09/2020 tarihinde yaşanan karşı tarafı belli olmayan ve tespit edilemeyen ölümlü trafik kazasında müvekkillerinin murisi ...'ın hayatını kaybettiğini, müvekkilinin petrolde çalıştığını, mesaisi bittikten sonra motosikleti ile evine dönerken beyaz bir aracın kendisine çarpması sebebiyle kaza olduğunu, olayla ilgili tanığın emniyette aracın çok hızlı olduğuna dair ifade verdiğini, diğer tanıkların günlük tarım işçisi olduğunu ve suriye uyruklu olmaları sebebiyle ifadelerinin alınmadığını, müteveffa ... kaza öncesinde evli olduğunu ve anne babası ile yaşadığını,

müteveffanın annesi müvekkili ... ve babası müvekkili ... yaşlı olup çalışacak durumda olmadıklarını, müteveffanın eşinin ev hanımı olduğunu ve çalışmadığını, müvekkillerinin bütün geçimini müteveffanın sağladığını, bu sebeplerle kaza sonrasında müvekkillerinin oldukça kötü bir duruma düştüğünü, çevreden gelen yardımlarla kıt kanaat geçimlerini sağladıklarını, arabuluculuk bürosuna yapılan başvuruda anlaşma sağlanamadığını, müvekkillerinin herbiri yönünden şimdilik 100,00 TL (toplamda 300 TL) maddi (destekten yoksun kalma) tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Hesabı teminat limiti ile sorumlu olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş bu kaza nedeni ile davacılara ödenen ve rücuya tabi alacakların tazminattan indirilmesi gerektiğinden, bu kurumlarca yapılan ödemlerin/bağlanan gelirlerin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili ...

Hesabı, sigortasız araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, bunun için mahallinde keşif yapılarak tarafların kusur oranlarının tespitini, davacılar desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunun anlaşılması (Kask ve dizlik gibi koruyucu önlemlerin alınmamış olması, meslek ve sanatta acemilik, hızını yolun ve trafiğin durumuna göre ayarlamamış olmak vs. gibi) durumunda tazminattan indirim yapılması gerekeceğini, faili meçhul aracın sigortaya tabi olduğunun ve meydana geldiği iddia edilen zararın kaza sonucu oluştuğunun davacı tarafından ispatlanması gerekeceğini, ...

Hesabı zorunlu olduğu halde sigortası bulunmayan araçların verdikleri bedeni zararları karşılamak üzere kurulduğunu, bu bağlamda sigorta yaptırma zorunluluğu bulunmayan araçların verdikleri zararlarla ilgili olarak ...

Hesabının bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayda, davacıya çarpıp kaçtığı iddia edilen aracın zorunlu sigortaya tabi bir araç olup olmadığının belli olmadığını, 07.09.2020 günü gerçekleşen kazada beyaz renkli bir aracın desteğe çarptığının iddia edildiğini, soruşturma dosyası incelendiğinde davacılar desteğinin gerekli koruyucu tedbirleri almadığının (dizlik, kask vs. takmadığı) anlaşıldığını, davacılar desteğinin motosiklet sürücü belgesinin olup olmadığının belli olmadığını, desteğin zararın doğmasına yada artmasına müterafik kusuru ile sebep olduğunu, bu nedenle hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini,

ticari faiz talebinin yerinde olmadığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, Davanın kabulü ile; a) 47.443,00 TL destekten yoksunluk tazminatın 13/10/2020 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, b) 88.444,00 TL destekten yoksunluk tazminatın 13/10/2020 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, c) 274.113,00 TL destekten yoksunluk tazminatın 13/10/2020 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davalı vekili; kazanın fail-i meçhul bir aracın kusuru ile gerçekleştiğinin kabulünün hatalı olduğunu, davacı tanığı olan ...'ın ifadesinde beyaz bir arabanın ölen ...'ın kullandığı motosikleti sollamaya çalışırken yan tarafı ile motosiklete çarptığını beyan ettiğini, plakası tespit edilemeyen bir aracın varlığının kabul edilmesi halinde dahi, kazanın oluş şekline dair somut herhangi bir bilgi ve delil bulunmadığından %100 kusur oranına göre tazminata hükmetmek de hatalı olduğunu, hesap raporu yönteminin hatalı ve garame hesabından önce müterafik kusur indirimi ve yeniden evlenme indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı ve talepten fazla hüküm kurulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (destek tazminatı) istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekilinin olayın oluşuna yönelik istinafının incelenmesinde:

07.09.2020 tarihinde Adana-Yüreğir-Akarcalı Mah. Yolu üzerinde seyir halinde olan müteveffa ...'ın kullandığı motosiklete, plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde hayatını kaybettiği iddiasıyla eldeki dava açılmıştır

Mahkemece kazaya plakası tespit edilemeyen beyaz renkli bir aracın kazaya neden olduğu ve plakası tespit edilemeyen beyaz renkli ... marka araç sürücüsünün %100 oranda kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Davacı vekili kazanın iddia edildiği gibi gerçekleşmediğini savunmuştur.

Dosyanın incelenmesinde, olayla ilgili kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, Adana C. Başsavcılığı'nın 2020/... soruşturma sayılı dosyasında verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın gerekçesinde "olayın maktul ...'ın idaresi altında bulunan motorsikletle tek taraflı kaza yapması neticesinde olduğu, bu nedenle ortada suç ve suçlu bulunmadığı tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla..." denildiği görülmüştür.

Olayın görgü tanığı ...'ın 07.09.2020 tarih ve saat 22:55'te Adana Şehir Hastanesi'nde polise verdiği ifadesinde; "... kendisinin kullanmış olduğu motosiklet ile köye doğru gidiyordu. Ben de kendisinden tahmini 100 metre kadar geride benim kullanmış olduğum aracım ile yoluma devam ediyordum. ... motosiklette tek başına bulunuyordu. Yolda ilerlerken bir an ...'ın motosikleti yolda sendelediğini ve motosikletin devrildiğini gördüm. Ben de olay yerine varınca aracımdan inip ...' a yardım etmeye çalıştım..." demiştir.

Aynı tanık mahkemece alınan 14/09/2021 tarihli beyanında; "ben vefat eden ... ile petrol istasyonunun aynı vardiyasında çalışıyorduk, ... iş bitiminden sonra motorsiklet ile beraber benden bir kaç dk.

Önce yola çıktı, motorsikleti kendisi sürüyordu, ben de ondan sonra yola çıkmış, ben yola çıktıktan sonra beyaz bir araç çok hızlı geçti, bu beyaz araba benim görüş mesafem alanındayken ... sollamaya çalışır iken yan tarafıyla ... kullandığı motorsiklete çarptı, ben hemen ... yanına gittim, ... kanlar içindeydi, ben arabanın plakasını alamadım, ancak araba beyaz renkli ... tipi ticari araçlardan bir tanesiydi, kaza mahalinde hayattaydı, kendi imkanlarımızla hastaneye götürdük, hastane de bir hafta sonra vefat etti, ben müteveffanın kask taktığını görmedim, üzerinde koruyucu elbise olduğunu da görmedim,

benim kazaya ilişkin bildiklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı ...'nın olaydan hemen sonra alınan 07.09.2020 tarihli karakol anlatımında; ""kalabalıktan birileri beyaz renkli bir aracın hızla geçtiğini söylediler" şeklindeki beyanda bulunduğu görülmüştür. Son olarak; 13.09.2020 tarihli olay yeri tespit tutanağında davacıların desteğinin kullandığı motosikletin sol tarafından darbe aldığı belirlenmiştir. Tüm bu beyan ve bilgiler değerlendirildiğinde; davacıların desteği ...'ın olay günü motosikleti ile ilerlerken plakası tespit edilemeyen beyaz renkli bir aracın, motosikletin sol tarafına çarpması neticesinde motordan düştüğü ve bu nedenle hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı tanığı Kadir'in karakol anlatımı ile mahkemedeki anlatımı tam olarak uyumlu değilmiş gibi görünse de, tanığın karakol beyanı dikkatle değerlendirildiğinde, davacıların desteği ...'ın 100 mt kadar önünde ilerlediği,

karayolunda başka araçların da bulunmasının olağan olduğu (tanığın aksi yönde beyanının olmadığı), tanığın her an ve her saniye 100 mt önünde giden motosikleti dikkatle izlemesinin beklenemeyeceği, yolda ilerleyen başka bir aracın motosiklete sürtmesi yahut dengesini yitirmesine neden olacak şekilde yanından geçmesi halinde arkadan gelen sürücünün bu durumu tam olarak tespit edemeyebileceği, motosiklet sürücüsünün dengesini yitirdikten sonra arkadaki sürücünün dikkatini çekmiş olabileceği, kaldı ki tanığın beyanında başka bir aracın sürtmesi ya da çarparak geçmesi durumunun yadsınmadığı, sadece desteğin dengesini yitirmesinden bahsedildiği,

başka deyişle tanığın, desteğin dengesini yitirdikten önceki durumunu tümüyle görmemiş olmasının mümkün olduğu, diğer tanık Metin'in olayın hemen ardından verdiği ifadede beyaz renkli bir aracın hızla gittiğinin söylendiği yönündeki ifadesi ile tanık Kadir'in mahkemedeki yeminli ifadesinin ve olay yeri tutanağında motosikletin sol tarafından darbe almış olduğu yönündeki tespitin birbirini doğruladığı göz önüne alındığında ve çukur ya da başka bir neden yokken davacıların desteğinin kendi kendine motosikletten düşmesi için bir neden bulunmadığı hususu da birlikte değerlendirildiğinde,

davacının olayın gerçekleşme biçimine yönelik iddiasının mahkemece doğru kabul edilmiş olması yerinde bulunmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir.

Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 2019/....K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.

Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak davacının zararının belirlendiği, raporda evlilik ihtimali indirimi ve garame hesabında bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin talepten fazlaya hükmedildiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı vekilinin 28.09.2022 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile ... için 88.917.00. TL tazminat isteminde bulunduğunu ancak mahkemece 274.113.00. TL tazminata hükmedildiğini, yine bedel artırımı dilekçesi ile ... için 48.955.00. TL tazminat isteminde bulunduğunu fakat mahkemece 88.444.00. TL tazminata hükmedildiğini ileri sürmüştür.

24.01.2022 tarihli aktüerya raporunda Davacılardan ...'ın 48.955,00 TL, ...'ın 88.917,00 TL ve ...'ın 272.129,00 TL destek alacakları olduğu hesaplanmış ancak raporun sonuç kısmında sehven ...'ın destek alacağı 48.955,00 TL ...'ın destek alacağı 88.917,00 TL ve ...'ın destek alacağı 272.129,00 TL olduğu şeklinde yazılmıştır.

Davacı vekili 28.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; -rapordaki gerçek duruma göre- davacı ... için 272.129,00 TL, davacı ... için 88.917,00 TL, davacı ... için 48.955,00 TL olarak davasını ıslah etmiştir.

Mahkemece aktüerya raporundaki sehven yapılan hata doğrultusunda (ve 16.01.2023 tarihli ek rapora dayalı olarak, üstelik ek rapora göre ıslah ya da bedel artırım talebi olmamasına rağmen) davacı ... için 47.443,00 TL, ... için 88.444,00 TL ve ... için 274.113,00 TL destekten yoksunluk tazminatına hükmedilmiştir.

Mahkemece, ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinafının incelenmesinde;

Davalı vekili ... hesabına başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Somut olay, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde ya da başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davalı ... Hesabı yönünden ise davacı tarafça ... Hesabına başvurunun yapıldığı tarihte temerrüt söz konusu olacaktır.

Somut olayda, söz konusu zararın tazmini talebiyle davacı vekili tarafından davalı ... Hesabına 23/10/2020 tarihinde başvuru yapıldığı, mahkemesince bu tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği halde başvuru tarihinden öncesine ait olan bir tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verildiği anlaşılmış olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2023 tarih ve 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın KABULÜ İLE,

-272.129,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 23/10/2020 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

- 88.917,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 23/10/2020 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

-48.955,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 23/10/2020 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

3- Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 28.007,17 TL karar harcından, 54,40 TL peşin harç ve 6.997,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.051,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.955,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,

5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 65.600,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6-Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç ve 6.997,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.105,80 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

7-Davacılar tarafından harcaması yapılan 22 tebligat gideri 210,00 TL, 1 müzekkere gideri 9,00 TL, keşif araç harcı 419,90 TL, keşif araç ücreti 135,00 TL, 2 tanık ücreti 80,00 TL, 2 bilirkişi ücreti 1.500,00 TL olmak üzere toplam 2.353,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri açısından;

9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

11-Davalı tarafından yapılan 203,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

12-Davacı tarafından yapılan 30,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.25/11/2025

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2404, K. 2025/2598, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı : ... Hesabı
  4. Dava
  5. Karar Tarihi : 25/11/2025
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 01/12/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  10. Dava
  11. Cevap
  12. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  13. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  14. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2404
Karar No
2025/2598
Tarih
25 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2405 K.2025/2613
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2413 K.2025/2600
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2439 K.2025/2602
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/2443 K.2025/1878
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2464 K.2025/2604
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2474 K.2025/2605

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.