KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Dosya no
- 2024/1178
- Karar no
- 2024/1601
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ...
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Tazminat (Cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27.06.2024
Karar Metni
1.325 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/02/2020 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/08/2015 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı minibüs ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı römorkun arka kısımları ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında minibüste yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... tarafından ZKTMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirkete başvuruda bulunduklarını ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maluliyet tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
ISLAH; Davacı vekili talep artırım dilekçesinde; poliçe teminatı olan 290.000,00 TL'den dava tarihinden sonra ödenen 72.000,00 TL düşüldüğünde 218.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 14/04/2015-2016 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının maluliyetinin ve maluliyetin kaza ile illiyetinin hesaplanması için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ
Davanın kabulü ile 218.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olay nedeniyle doğmuş ve doğacak tüm alacaklarını müvekkili şirkete temlik ettiğini kabul ettiğini, asılın onayının alınmaması, talimatlarına uyulmaması gibi durumlar mevcutsa, vekalet ilişkisinin kötüye kullanıldığını iddiasının söz konusuysa bu durumun davacı asıl ile vekili arasında çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin bu durumdan sorumlu tutulamayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusu kısmen kabul edilmiş ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş olup, dairemizce verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiş olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.10.2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile dairemizce verilen karar bozulmuş ve dosya dairemize gönderilmiş olmakla dosya 2024/1178 Esasa kaydedilmiştir.
Davalı vekilinin yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilmiş feragatname nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ilişkin yapılan istinaf başvurusun incelenmesinde;
Sulh; 6100 sayılı Kanun' un 313, 314 ve 315 inci maddelerinde;
“Sulh;
MADDE 313- (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.
Sulhun zamanı;
MADDE 314- (1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulhun etkisi;
MADDE 315- (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya içinde mevcut 31.08.2018 tarihli makbuz ve ibraname başlıklı belge incelendiğinde davacı vekili Av. ...'in davalı ... ile yapmış olduğu görüşme neticesinde "... işbu bedeli ödemekle ... numaralı poliçedeki tüm taahhütlerini tamamen yerine getirdiğinden ... ile araç işleteni ile araç sürücüsünü 10.08.2015 tarihinde gerçekleşen mahkeme ve esas numarası aşağıda belirtilen dava konusu trafik kazası ile ilgili poliçe teminat tutarı kadar her türlü maddi tazminattan dolayı tamamen ve kendi iradem ile sorumlu bulunduğu poliçe teminatı kadar borç, yükümlülük, faiz ve taahhütlerimden ibra ederek feragat ettiğimi, ....
Asliye Ticaret Mahkemesi ...
E. Sayılı dosyası ile bu davalar konusu olayla ilgili yapılabilecek her türlü dava ve takip hakkında sigorta şirketinden yahut sigortalıdan veya sürücüden maddi manevi tazminat talebinde bulunmayacağımı sigorta genel ve özel şartları gereği yukarıda yazılı toplam 97.620,00 TL'nin tamamen ödenmesi ile teminatın dava konusu olay için tamamen sona erdiğini, kabul ve beyan ederim." şeklinde ibraname vermek sureti ile tarafların anlaştıkları görülmektedir.
Bu durumda sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma ile dava konusu uyuşmazlığa son vermeleridir. Sulh mahkeme önünde yapılabildiği gibi mahkeme dışında da yapılabilir. Mahkeme dışı sulh diğer sözleşmeler gibi, tamamen maddi hukuk hükümlerine tabidir. Sulh, karar kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir. Tarafların sulhe göre karar verilmesini talep etmemeleri, sulhün geçersizliği sonucunu doğurmaz.
Buna göre; 6100 sayılı Kanunun 315 inci maddesi hükmü gereğince "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1178, K. 2024/1601, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama