KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2381 - 2026/1070
- Dosya no
- 2024/2381
- Karar no
- 2026/1070
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
2.146 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... 2- ... 3- ...
DAVA
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 06/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 2011 doğumlu kızları ...'ün, davalılardan sürücü ...'nın kullandığı ... plaka sayılı kamyonetin çarpması sonucu ... tarihinde hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, davalılardan ...'nın kazaya karışan ... plaka sayılı kamyonetin maliki olduğunu, davalılardan ....'nin ise kazaya karışan aracı ZMMS ile sigortalayan sigorta şirketi olduğunu, kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü olaydan sonra kaza yerini terk ettiğinden kusur dağılımı yapılamadığını, kaza ile ilgili olarak ...
Cumhuriyet Başsavcılığının ... hazırlık numarası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkillerinin küçük kızlarının 30 gün koma halinde yattığını, yapılan müdahaleler ve ameliyatlar sonucu sakat olarak hayatta kaldığını, kalıcı sakatlıkları ve estetik bozukluğunu hayatı boyunca yaşayacağını, müvekkilinin çok büyük acı ve elem yaşadığını, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nun 107. maddesi gereğince şimdilik davacı ... için 10.000 TL sürekli sakatlıktan kaynaklanan maddi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren davalı ... ve ...'dan,
davalı .... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerinin yaşamış olduğu acıların kısmen telafisi için ... için 30.000 TL manevi tazminat , ... için 15.000 TL, ... için 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... (...) Vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinde ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin sorumluğunun poliçe limitleri, poliçe vadesi sigortalının kusuru arından sınırlı olduğunu, davacının dava konusu kaza sebebiyle müvekkili şirkete her hangi bir müracaatı olmadığını, dava dilekçesinin tebliğ ile haberdar olduklarını, davacının maluliyetine ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
DAİREMİZCE VERİLEN ... TARİHLİ KARAR
Mahkemece ...
Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kuruldan olay tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ) hükümlerine uygun olarak trafik kazası nedeni ile davacıda meydana gelen kalıcı iş göremezliğin olup olmadığı varsa oranı hususunda iki rapor arasındaki çelişkileri giderecek şekilde yeniden rapor alınması,
raporda maluliyetin olmadığının anlaşılması halinde dahi davacı lehine usuli kazanılmış hak olan % 2,1 maluliyet oranı üzerinde davacının talep edebileceği tazminatın ve manevi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, maddi tazminat talebi yönünden davacının davasının kısmen kabulü ile.
49.478,15 TL kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti 268.000 TL dahilinde) temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davacı ...'ün davalılar ... ve ... aleyhine açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,
20.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'e, 10.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'e verilmesine, ...'ün davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının feragat sebebiyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; hem ilk rapor hem ikinci rapor hem de üst kurul raporunun aynı yönetmeliğe rağmen farklı oranlar belirtmesinin sebebinin davacının büyüme çağında olmasından kaynaklandığını ve kas iskelet sistemi yaralanmalarında büyümenin devam etmesinden dolayı sürekli engellilik oranını tayin edilemeyecek, bu dönemde süreli engellilik oranı tayin edilebilecek olup bu nedenle de ...
Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ... tarih ve ... sayılı raporunda belirtilen oranın süreli olduğunu, böylece ilk raporun sürekli nitelikte olmadığından hüküm kurmaya elverişli olmadığını, temerrüt tarihi olarak ... tarihinin belirlenmesi ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi yönünden faize hükmedilebilmesi için temerrütün oluşması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının daimi iş göremezlik maluliyetinden kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Maluliyet raporu yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece davacının maluliyetine ilişkin olarak ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ... tarihinde maluliyet raporu aldırılmış, söz konusu rapor Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş, maluliyet oranı % 2,1 olarak belirlenmiştir.
Bu rapora davalı vekili itiraz etmemiş, davacı vekilinin itirazı üzerine ... Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan ... tarihli maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlendiği, maluliyet oranın bulunmadığı, iyileşme süresinin ise 3 ay olduğu belirlenmiştir.
Ancak Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği üzere; olay tarihinin ... tarihi olması sebebiyle raporun Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği olmazsa, Çalışma Gücü ... Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş olması gerektiğinden ve her iki raporun da aynı yönetmeliğe göre düzenlenmiş olmasına rağmen aralarında çelişkinin bulunduğu anlaşılmakla çelişkilerin giderilmesi için dosyanın ATK 2. Üst Kuruluna gönderilerek rapor alındığı.
ATK 2. Üst Kurulun ... tarih ... sayılı raporunda davacının "03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan.
Kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu. İyileşme (iş göremezlik) süresinin 3 (üç)aya kadar uzayabileceği " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Her ne kadar ATK Üst Kurul raporunda davacının daimi maluliyetinin bulunmadığı bildirilmiş ise de; ilk alınan raporlara davalılar itiraz etmediğinden ilk raporda belirlenen maluliyet oranı üzerinden itiraz etmeyen bu davalılar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, davacı lehine usuli kazanılmış hak olan % 2,1 maluliyet oranı üzerinden tazminat hesabı yapılması için dosya aktüerya bilirkişiye gönderilmiş ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmış teknik verilere, usul ve yasaya uygun bulunan bu rapor hükme esas alınarak rapordaki miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması yerindedir.
(Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar sayılı kararı, ... Esas - ... Karar, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı) Bu nedenle Davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Faizin başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Davacı davadan önce sigorta şirketine başvurmamış olduğundan davalı sigorta şirketi dava tarihi olan ... tarihinde temerrüde düşürülmüştür. Mahkemece usul ve yasaya uygun olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olan ... tarihinden itibaren faiz hükmedildiğinden bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2381, K. 2026/1070, 6 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama