KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/293 - 2026/62
- Dosya no
- 2024/293
- Karar no
- 2026/62
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/11/2023
- Numarası
- 2021/... Esas, 2023/... Karar
- Davacı
- ... - T.C:
- Vasi
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 06/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2026
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2023 tarih ve 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kısıtlı ...’in babası ...’in 16.10.2020
tarihinde Osmaniye – Adana yolunda meydana gelen trafik kazası nedeni ile hayatını kaybettiğini,
kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile davalı sigorta şirketinde sigortalı olduğunu,
kaza nedeni ile Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığında 2020/... Hazırlık numarası ile soruşturma
başlatıldığını, kaza nedeni ile sürücü ...’in tam kusurlu bulunduğunu,kazada yaşamını
yitiren ...’in araçta bulunan kişi olduğunu, kısıtlı ...’in miras bırakanı Şeyhmus
...’in geçimini gündelikçi olarak inşaatlarda ve bahçelerde çalışarak, gece bekçiliği yaparak yevmiye
ile sağlamakta iken kaza meydana geldiğini, davacının bu kaza nedeni ile tek desteği olan babasını
kaybettiğini, meydana gelen kaza sonrasında, miras bırakanın eşi (davacının annesi) İni ... de
hayatını kaybettiğini, Kısıtlı ...’in, maddi ve manevi olarak son derece mağdur
olduğunu, ... kısıtlı olması nedeni ile sürekli olarak bakıma muhtaç durumda olduğunu, bu
nedenle kısıtlının mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini, şu anda abileri tarafından gördüğü destek ile
ayakta yaşamını idame ettirmekte olduğunu, abileri de düzenli bakıcı ihtiyacını karşılamakta
zorlandığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketinin davacıya vermesi lazım gelen
destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihindeki poliçe limiti aşılmamak üzere ölüme sebebiyet
veren aracın poliçesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan davalı sigorta şirketinden tahsil
edilmesi amacıyla iş bu davayı açtıklarını beyan ederek şimdilik 1.000,00 TL’nin (yargılama aşamasında
toplanacak delillere göre belirsiz alacak olarak) kaza tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans
faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava
konusu olayda meydana gelen trafik kazasında sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusuru
bulunmadığı, karşı araç olan ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi durumunda trafik kazasında desteğin müterafik kusuru yapılacak aktüerya hesabında kusur indiriminin dışında müterafik kusur indirıminin yapılmasının kanun gereği olduğunu, ayrıca dava konusu olay ticari iş niteliğinde değil de haksız fiil niteliğinde olduğundan davacı
vekilinin ticari faiz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile toplam 153.328,04 TL maddi tazminatın 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; yasal düzenlemeler gereği, TBK’nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan ve hakimin takdirine dayalı hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin göz önüne alınması gerektiğini, hüküm fıkrasının 6. bendindeki "davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davanın red edilen kısmı yönünden her bir davacının talebi yönünden ayrı ayrı yapılan hesaplama sonucu 1.980,00 TL. vekalet ücretinin davacı N. Bozkoyun'dan, 1.980,00 TL. vekalet ücretinin davacı ...'dan ayrı ayrı tahsili ile davalıya verilmesine" ibaresinin hükümden çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (destekten yoksun kalma) istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın (%20 hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle) kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilinin hatır taşımasına yönelik istinafının incelenmesinde:
Davalı tarafça hatır taşıması savunmasında bulunulmuş, mahkemece hüküm gerekçesinde %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmıştır. Davacı kazada ölen Şeyhmus'un oğlu ve aynı zamanda aracın işletenidir. Sürücü ise ölenin oğlu, davacı işetenin kardeşidir. Davalı şirkete zorunlu trafik sigortalı araçta sürücü olarak davacının kardeşi ve yolcu olarak babası bulunmakta olup; yakın akrabalar arası taşımalarda hatır taşıması söz konusu olmaz.
Bu hususlar göz önüne alındığında, ahlaki görevin ifası niteliğinde olan ve akrabaların taşındığı söz konusu taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu itibarla, ifade olunan hususlar dikkate alınarak, olayda hatır taşıması söz konusu olmadığından, 818 sayılı BK'nun 43. maddesi (6098 sayılı TBK’nin 51. md.) gereğince tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmaması gerekir.
KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A 1–1 maddesinde; “Sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” ifadeleri yer almaktadır.
Bu düzenlemelerden anlaşıldığı üzere ZMSS’ da sigortacı, karayolunda motorlu araç işletenin işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen cismani ve eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvence altına almaktadır. Diğer bir ifadeyle, araç sahibi bu sigorta ile üçüncü kişilere ödemek zorunda kalacağı maddi tazminattan dolayı mamelekinde meydana gelecek eksilmeyi güvence altına almış olmaktadır.
Yukarıda belirtildiği gibi Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümünde veya yaralanmasında tazminat taleplerini karşılamaktadır. Sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerini karşılanmamaktadır. İşletenin kendisi sorumluluk riski kapsamında değildir. İşletenin kendi zararından sigorta şirketi sorumlu değildir.
Bu kapsamda eldeki dosyaya baktığımızda davacı, davalının sigortalısı olan aracın işletenidir. Davalı sigorta şirketi, sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararı tazminle yükümlüdür. Davacı, sigorta sözleşmesinin tarafı olup davalı sigorta şirketi karşısında zarar gören üçüncü kişi olarak değerlendirilemeyeceğinden davacının davalı sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Mahkemece bu hususa dikkat edilmeksizin davanın tümü ile reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. Bu nedenle mahkemece davanın tümü ile reddine karar verilmesi gerektiği halde kısmen kabul kararı verilmiş olması hatalı ise de istinaf eden aleyhine hüküm kurulamayacak olması aleyhe hüküm verme yasağı gereğince ilk derece mahkemesince yapılan yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş bu gerekçelerle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/293, K. 2026/62, 6 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama