KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/3003 - 2024/2988
- Dosya no
- 2024/3003
- Karar no
- 2024/2988
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26.07.2024
- Numarası
- ... Esas
- Davacılar
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Talep
- İhtiyati Haciz Kararı Verilmesi
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/12/2024
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile verilen 26.07.2024 günlü ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
07/09/2023 tarihinde sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari taksinin, yaya yolunda karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkilleri ... ile ...'a çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kazanın ardından davacıların ağır derecede yaralandığını ve kalıcı biçimde sakat kaldığını, davacıların uzun iyileşme süreçleri boyunca bakıma muhtaç kaldıklarını ve bu süreçte çalışamadıklarını, yıpratıcı ve küçük düşürücü bir dönem geçirdiklerini, davalıların manevi anlamda müvekkilleriyle hiç ilgilenmediğini ve yardımcı olmadığını,
... plakalı aracın ruhsat sahibinin ... olduğunu ve sigorta şirketinin ...
Sigorta A.Ş. olduğunu, kaza ile ilgili davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için ayrı ayrı 2.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, yine davacılar için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca alacağın temini amacı ile davalılara ait gayrimenkul,
menkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları ile davalıların tüm banka hesapları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 26.07.2024 GÜNLÜ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece ihtiyati hacizde aranan yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığından davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalının asli ve tam kusuru sebebi ile meydana gelen kazada müvekkillerinin yaralandığını, müvekkillerinden ... 'ın ağır şekilde yaralanması sebebi ile 4 aydan fazla olmak üzere çalışamadığını, yine müvekkillerinden ... 'nin de yüzünden ağır şekilde darbe aldığını ve sabit iz meydana geldiğini, ihtiyati hacizde aranan yaklaşık ispat koşulunun iş bu dosyada sağlandığını, bu nedenle taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin 26.07.2024 günlü ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeni ile maddi ve manevi zararın istemi ve davalılar adına kayıtlı mal varlığı, banka hesapları ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz uygulanması istemine ilişkindir.
Mahkemece 26.07.2024 günlü ara karar ile davacıların ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.
İİK'nun 257/1.md.de rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği açıklanmış iken, 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açık olup, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Yargıtay 4. HD'nin 28.11.2022 tarih 2022/8964 E. 2022/15530 K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı ile " ...Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır.
Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup... haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesine,
UYUŞMAZLIĞIN BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE.." karar verilmiştir.
Bu kapsamda Yargıtay 4. HD'nin 28.11.2022 tarih 2022/8964 E. 2022/15530 K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı gereğince farklı Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlık bu şekilde giderilmiş olmakla yargı kararları arasında uygulama birliğin temin edilmesi adına dairemizin haksız fiilden kaynaklı manevi tazminat istemli davalarda ihtiyati haciz kararının verilemeyeceğine yönelik uygulamasından vazgeçilmiştir.
Mahkemesince her ne kadar davacıların ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki mevcut delil durumu, kaza tespit tutanağı ve ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'nin asli tam kusurlu olduğu, davacıların ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı,
dosya içerisinde mevcut tedavi evraklarına göre davalının asli kusuru nedeniyle meydana gelen kazada davacıların yaralandığının sabit olduğu anlaşılmakla geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ekli belgelere göre bir miktar tazminat alacağının doğduğu kabul ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan, ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu yönü ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 26.07.2024 günlü ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 26.07.2024 günlü ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının HMK 353/1-b-2 md gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına; dosya içeriğine, toplanan delillere göre, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü, davalılar ... ve ... adına taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine (Banka hesapları, maaş hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hariç) dava dilekçesinde belirtilen 304.000,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3003, K. 2024/2988, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama