KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/3007
- Karar no
- 2024/2670
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2024 Ara Karar
- Numarası
- 2024/555 Esas
- Davanın konusu
- Alacak "Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasında; verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalıların Miras Bırakanı Müteveffa Avukat ...’nın yeddiemin olduğu 09.02.2022 tarihli Protokol ve 14.12.2022 tarihli Kapanış Protokol’ü uyarınca tahsil edilmesine rağmen Müvekkiline ödenmeyen 3.876.082,00-USD’nin fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla;
tahsil edildiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar 3095 sayılı Kanun 4/a maddesine göre işleyecek Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte ödenmesi ve müvekkilinin uğradığı maddi zarara karşılık HMK md. 107 kapsamında belirsiz alacak davası olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ve işbu dava sonuçlanıncaya kadar davalılara ait menkul ve gayrimenkuller ile 3. şahıslardaki hak ve alacakların İcra İflas Kanunu’nun 257. maddesi ve devamında yer alan hükümler gereğince ihtiyaten
haczine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 25/09/2024 tarihli ara karar ile; "...Davacı yanın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Karar süresinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat ölçütünün sağlandığı, İİK 257 ve 258. maddelerde bu hususların belirtildiği, bu hususla ilgili Yargıtay 17 ve 19. HD kararlarının bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasının alacakların korunması açısında yüksek derecede önem arz ettiği, davalılara intikal eden tereke üzerine ihtiyati haciz konulmasına, alacaklarının temin edilmemiş olması ve döviz kurlarının öngörülemez şekilde değişmesi sebebiyle hak kayıplarının önlenmesi yönünden önem arz ettiği, bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri değil Asliye Hukuk Mahkemeleri olup uyuşmazlıkta görevsiz olduğunu belirttikleri, davacının elinde ne kesin hesap mutabakatı, ne senet çek bulunduğu, herhangi somut delil sunulmadığı, istinaf taleplerinin reddi gerektiği, İstanbul BAM 16. HD benzer nitelikte kararlarının bulunduğu, Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/233 Esas sayılı dosyasıyla alacak davası ikame edildiği, bu sebeplerle istinaf taleplerinin reddini talep etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz talebine ilişkindir.Davacı tarafça davalıların Miras Bırakanı Müteveffa Avukat ...’nın yeddiemin olduğu 09.02.2022 tarihli Protokol ve 14.12.2022 tarihli Kapanış Protokol’ü uyarınca tahsil edilmesine rağmen Müvekkiline ödenmeyen 3.876.082,00-USD’nin fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla;
tahsil edildiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar 3095 sayılı Kanun 4/a maddesine göre işleyecek Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte ödenmesi ve müvekkilinin uğradığı maddi zarara karşılık HMK md. 107 kapsamında belirsiz alacak davası olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ve işbu dava sonuçlanıncaya kadar davalılara ait menkul ve gayrimenkuller ile 3. şahıslardaki hak ve alacakların İcra İflas Kanunu’nun 257. maddesi ve devamında yer alan hükümler gereğince ihtiyaten
haczine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. “ Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe,
kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır.
Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir.
Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise.
İİK.’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
İlk Derece Mahkemesi muaccel borcun tespiti yargılamayı gerektirdiği sebeplerle ihtiyati haczin reddine dair karar verildiği görülmüştür. Taraflar davalının murisi ile protokol düzenledikleri ve murisin tahsil ettiği bedellerin iade edilmediği gerekçesiyle dava açıldığı, şirketlerin payı ve hisseleri konusunda protokol düzenlendiği, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamı ile bu aşamada delil durumu itibari ile yukarıda belirtilen Kanuni düzenlemeler de gözetildiğinde ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacı tarafın istinaf istemlerinin bu aşamada dosya kapsamına göre reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda, tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre; bu aşamada ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b-1 uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2024/3007, K. 2024/2670, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama