İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/729 K.2026/456

... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

Esas2024/729Karar2026/456Tarih16 Şubat 2026Okuma10 dk · 1.954 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Şubat 2026
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/729 - 2026/456
Dosya no
2024/729
Karar no
2026/456
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
...
Numarası
... Esas, ... Karar
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Müteveffa
...
Davalı
...
Vekili
Av. ...
Dava
Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
16/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.954 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde mütevefa ...’in kullanmakta olduğu ... plaka sayılı motorsiklet ile ... memuru ... Yöndetiminde ki... plaka sayılı ... müdürlüğüne ait ... otosu ile çarpışmaları sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin oğlu ...'ın vefat ettiğini, ...'ın kullanmakta olduğu ... plaka sayılı motorsikletin ... kaza tarihi itibarı ile davalı ....'ye sigortalı olduğunu, müvekkilinin müteveffanın annesi olduğunu ve desteğinden yoksun kaldığını, işbu nedenlerle 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan hükmen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkilleri nezdinde ...-... tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, teminat limitinin kişi başına 250.000,00 TL olduğunu, müteveffanın kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini ve davacının iş bu kusurdan faydalanamayacağını, müvekkilleri tarafından müteveffanın vefatı ile ilgili olarak ...İcra Müdürlüğü dosyasına tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, teminat limitinin tüketildiğini, müteveffanın müterafik kusurlu olduğunu ve hatır taşıması hususunun irdelenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 109.164,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacı vekili; poliçe düzenleme ve olay tarihi itibari ile geçerli olan hukuki düzenlemeye Yargıtay Hukuk ve YHGK kararları gereğince kaza tutanağına göre her ne kadar kazanın oluşumunda müteveffa kusurlu olsa dahi müvekkilinin 3.şahıs sıfatında olduğundan destekten yoksun kalma ve maddi tazminat hesaplamalarında hiçbir kusur oranının göz önüne alınmadığını, tazminat hesabının hiçbir kusur indirimi, iskonto ve mahsuba gerek kalmaksızın tamamı üzerinden yapıldığını,

murisin ister kendi kusuru olsun ister bir başkasının kusuru olsun murisin ölmüş olması destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup bu zarar gerek kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olup davacının hakkına desteklerinin kusurunun etkili olmayacağını, İDM tarafından müterafik kusur indirimin hukuken yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı vekili; davacının desteğinin sigortalı araç sürücüsü olduğundan ZMMS kapsamında müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ilgili hususun gözetilmeden verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, dosya içerisinde yer alan bilirkişi kusur raporlarına göre sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğunun sabit olduğunu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi gereği haksız davanın reddinin gerektiğini, temerrüt tarihi olduğu iddia edilen ... tarihinden itibaren tazminat tutarına faiz işletilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekilinin faizin başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde;

Haksız fiilde sürücü ve işleten yönünden temerrüt olay tarihinden itibaren gerçekleşir. Sigorta şirketinin ise poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.

Davacı davadan önce ... tarihinde sigorta şirketine başvurmuş olduğu, davalının ... tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla mahkemece usul ve yasaya uygun olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren faiz hükmedildiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin zararın teminat dışı olduğuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasına ilişkin maddi tazminat davasıdır.

Uyuşmazlık trafik kazasında hayatını kaybeden ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu veya kendi kusuru oranında sürücü yakınlarının aracın kendi sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyecekleri, burada varılacak sonuca göre mahkemece davanın reddine dair verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .../...-... E, .../... K sayılı kararında; " ......

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan (14.04.2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile getirilen değişiklikten önceki hâli ile) “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesi... hükmü ile, zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış; burada örnekseme yoluna gidilmeyip; tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan hâller sıralanmıştır. ...

Şu hâliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise, sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış; böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir.

Durum bu olunca, gerek işletenin gerekse eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölüm veya yaralanmaları hâlinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir.

Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun ... tarihli ve .../...-... E, .../... K. ile ... tarihli ve .../...-... E., .../... K. sayılı ilâmlarında; mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün ve işletenin mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında da, Kanunun kapsam dışılığı düzenleyen 92. maddesinde, işletenin ve araç şoförünün desteğinden yoksun kalanların isteyebileceği tazminatların kapsam dışı olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve sürücünün desteğinden yoksun kalanların üçüncü kişi olduğu kabul edilerek zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazminat talep edebilecekleri benimsenmiştir.......

Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun ... tarihli ve .../... sayılı kararının gerekçesinde de:

"Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... gün ve .../...-... E.- .../... K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.

Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu hâlde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK’nın ... tarihli ve .../...-... E. ... K. sayılı ilamı).........

Destekten yoksun kalma tazminatına dayanak teşkil eden hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olsa idi doğrudan işleten üzerinde doğup ondan mirasçılarına intikal edeceğinden, bu yöndeki savunmalar ölenin desteğinden yoksun kalanlara karşı ileri sürülebilecekti. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere, destekten yoksun kalma tazminatına konu davacıların zararı, desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarardır. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez.

Şu hâle göre; şoförün, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceğinden, destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır." denmiştir.

Yine, ... tarihinde verilen Hukuk Genel Kurulunun .../...-... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ile "şoförün, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceğinden, destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır." denmiştir.

Eldeki davada da; kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olan davacıların sürücü olan destekleri vefat etmiş; davacılar, destekten yoksun kalan sıfatıyla, desteğin kendi zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuşlardır.

Sonuç itibariyle, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün kusurlu olması hâlinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Davacının istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede:

Dava konusu kaza sonucunda davacıların murisi olan motosiklet sürücüsünün ölüm sebebinin kafa ve etrafındaki kemik kırıklarıyla birlikte oluşan beyin kanaması olduğu, bu nedenle mahkemece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olması yerinde görülmüştür. Ancak bilirkişi tarafından 397.615,52 TL zarar hesaplanmış, garame hesabı sonucu bu tutar 136.455,53 TL olarak bulunmuştur. Müterafik kusurun 397.615,52 TL üzerinden yapılması gerekirken garame sonucu bulunan tutardan yapılması hatalı olmuştur. Buna göre 397.615,52 TL'den %20 indirim yapıldığında zarar 318.092,41 TL olmakla birlikte garame nedeniyle 136.455,53 TL'den fazlaya hükmedilemeyeceğinden bu tutara hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, mahkemece 136.455,53 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın KABULÜ ile;

-136.455,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4- a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 9.321,28 TL karar harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 480,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.840,58 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

b-)İlk derece mahkemesince ... günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı 137,00 TL posta gideri, 2.450,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.667,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri açısından;

9-a-)Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

b-)Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 7.457,02 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.864,26 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 5.592,76 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

11-Davacı tarafından yapılan 322,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.16/02/2026

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/729, K. 2026/456, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  8. İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/729
Karar No
2026/456
Tarih
16 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/730 K.2026/208
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/731 K.2026/201
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/731 K.2026/109
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/732 K.2026/140
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/732 K.2026/83
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/733 K.2026/178

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.