KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/778
- Karar no
- 2024/895
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2023/... Esas, 2023/... Karar
- Davacı
- ... - ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ...-
- Vekili
- Av. ... E - Uets
- Dava
- Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
858 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/11/2023 tarih ve 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parselde (eski ... parsel), ... ada, ... parsel (eski ... parsel) ve ... parseldeki taşınmazların maliki olduğunu, bu taşınmazlarda buğday, ayçiçeği, mısır, sılajlık yem ekmek suretiyle kullandığını ve çifçilik yaptığını, müvekkiline ait bu taşınmazların bitişiğinde davalı .... .. .. ..
Sulama Kooperatifi'ne ait sulama kanalının geçtiğini, bu kanalım bakımsız olması nedeniyle etrafta sızıntıların oluştuğunu, kanalın kenarında bulunan müvekkiline ait arazisinin bataklık haline geldiğini ve tarlada tarım yapılamayacak duruma geldiğini, kanaldaki sızıntının davalı Kooperatifçe tamir edilmemesi nedeniyle büyük hasarlar oluştuğunu, ekilip biçilmemesinin imkansız hale geldiğini, traktörlerin kuru bölgeleri işlenmesi sırasında sorunlar yaşandığını, çamura saplandığı ve ekipmanlarda ciddi zararlar meydana geldiğini,
bu nedenle müvekkilinin zararının tazmini ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.00,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; TTK m.4/1’e göre, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunu, mutlak ticari dava grubundaki dava konusu uyuşmazlığın çözümüne bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunun dilekçesinde bildirdiği kanun lafzından açık olduğunu ve görevsizlik kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasıdır.
İlk derece mahkemesince, ilk derece mahkemesinin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği görüldü.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin taraflarının ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
6102 sayılı TTK'nun 19/2. fıkrası gereğince; taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri aralarındaki ilişki artık iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisi haline dönüşmüştür. Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan her aşamada re'sen gözetilmelidir.
Somut olayda, dosya içinde mevcut vergi dairesinden alınan yazı cevabında davacının herhangi vergi kaydının olmadığı, tacir olmadığı, talep konusu konusu zararın ticari işletmesi ile iligili olmadığı anlaşılmaktadır. Dava TTK'nun 4. maddesinde sayılan istisnalardan birine de girmediği, bu durumda davanın ve tarafların belirtilen niteliğine göre uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. (Yargıtay 20. H.D. 2016/9416 E. ve 2016/8895 K.)
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/778, K. 2024/895, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama