KÜNYE
T.C. Adana Bam 4. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/2208
- Karar no
- 2024/1547
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/06/2024
- Numarası
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, davalı ...'tan borç para aldığını ve bu borca karşılık takibe konu usulün uygun senet düzenlendiğini, bu senet karşılığı davalıya borç verildiğini, davalının, vadesi gelen borcu ödemekten imtina ettiğini ve akraba olmalarının imtiyazı ile müvekkilini aylarca oyaladığını, müvekkili tarafından senedin bir kısmının (100.000,00 TL) icra işlemine konu edildiğini, icranın kesinleşmesine müteakip davalı tarafından menfi tespit davası açıldığını ve icra dosyasına ilişkin ihtiyati tedbir şerhi ile takibin durdurulduğunu, senet ile ilgili işlem yapma hakkının Mahkeme kararı ile askıya alındığını,
menfi tespit istemli davada alınan raporlara bahse konu imzanın davacının elinden çıktığı, yazı ve imzanın 2 kerede çıkarıldığını gösterir herhangi bir durumun saptanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının senet üzerindeki imzalarının hile ve iğfal sonucu alındığı iddiasının hiçbir surette gerçeği yansıtmadığını, davacının kısa sürede ödeyeceğinden bahisle almış olduğu parayı 3 yılı aşkın zaman ödemediğini, işbu gerekçeler doğrultusunda itirazın borcu ödememeye yönelik kötü niyetli olduğunun kabulü ile iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi ve bu kapsamda da Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında görev uyuşmazlığının oluşacağı gözetilerek Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından bu görev uyuşmazlığının çözülmesinin gerektiğini, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini, zaman aşımı itirazının kabulü ile davanın zaman aşımı sebebiyle reddini, esasa girilir ise de davanın reddine karar verilmesini, %20'den aşağı olamamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi; "Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davaya konu takibin dayanağı bonodur. Bu durumda bononun geçerli olup olmadığı, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı vb. hususlarda TTK hükümlerinin tartışılması gerektiğinden 6102 sayılı TTK'nin 4.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözülmesinde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir
Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı ile, ... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin ... ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine ve yargı çevresine ilişkin kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği, mezkûr kararın 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olduğu, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlık bakımından görevli mahkemenin ...
Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/c hükmüne göre mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu ve aynı Kanunun 115.maddesinde, mahkeme tarafından dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması gerektiği de dikkate alındığında davanın HMK'nun 114/c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ...
Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine," dair görevsizlik kararı vermiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi; " Dava, zaman aşımına uğramış bonoya dayanarak başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından; dava konusu bononun, davalıya verilen borç paraya istinaden alındığı, davalının vade tarihinde ve sonrasında kendisini oyalayıp ödeme yapmadığı iddia edilmiş, davalı ise, bononun zaman aşımına uğradığını, kambiyo vasfını yitirdiğini ve bu nedenle ilamsız takibe konulduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlık; zaman aşımına uğramış bonoya dayalı olarak yapılan takibin iptali istemli davada görevli mahkemenin tespitine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan davalardandır. Alacaklı taraf takibine dayanak yaptığı belgeler ve takipte taraf gösterdiği borçlular ile bağlıdır.
Eldeki davada zaman aşımına uğramış bonoya (senede) dayalı olarak girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istenilmiş olup bononun zaman aşımına uğradığı, Hukuk Genel Kurulunun 04.04.2007 gün ve 2007/18-153 Esas - 2007/183 Karar sayılı ilamında da benimsendiği gibi zaman aşımına uğrayan ve imzası inkâr edilmeyen bononun temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, TTK hükümleri anlamında bono vasfında olmadığı anlaşılmaktadır.
Tarafların tacir sıfatının araştırılması adına ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davacının 2011 yılında terk olduğu, davalının potansiyel mükellef kaydının olduğu bilgisinin verildiği, tarafların tacir sıfatına haiz olduğuna ilişkin bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sayılamayacakları, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı ve tarafların tacir sıfatına sahip olmadıkları anlaşılmıştır.
Benzer olayda Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 08/06/2020 tarih, 2020/124 Esas ve 2020/603 Karar sayılı ilamda "Takip dayanağı senetlerde davacı lehtar, davalı ise keşideci sıfatı taşımaktadır. Ne var ki senet zamanaşımına uğramış olmakla kambiyo vasfını yitirmiş, taraflar arasındaki temel ilişki yönünden delil başlangıcı vasfına dönüşmüştür. Bu durumda, davanın ticari dava olup olmadığının temel ilişkiye göre değerlendirilmesi gerekir.
Davacı, itirazın iptali davasında davalı ile aralarındaki ödünç para verme nedeniyle karz ilişkisine dayanmış olup, temel ilişkinin karz olduğu, davacı ve davalının gerçek kişi olduğu değerlendirildiğinde davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, İlk Derece Mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır." hükmünü vermiştir.
Yukarıda izahı yapıldığı üzere; görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğuna," dair karşı görevsizlik kararı vererek merci tayini için dosyayı Dairemize göndermiştir. Yapılan istinaf incelemesinde, davacının dava dilekçesinde itirazın iptalini talep ettiği ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlattığı, ... Asliye Ticaret mahkemesinin karşı görevsizlik kararının gerekçe ve hüküm itibarıyla usul ve yasaya uygun olduğu inancına varılmakla davaya bakmakla görevli mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair hüküm kurmak gerekmiştir.
... · Başkan · ... · e-imzalıdır · ... · Üye · ... · e-imzalıdır · ... · Üye · ... · e-imzalıdır · ... · Katip · ... · e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2208, K. 2024/1547, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama