İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/167 K.2025/396

Av. ...

Esas2025/167Karar2025/396Tarih21 Mart 2025Okuma12 dk · 2.482 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/167
Karar No
2025/396
Karar tarihi
21 Mart 2025
Dosya no
2024/1452
Karar no
2025/473
Başkan
...(...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/04/2024
Numarası
2024/... Esas - 2024/... Karar
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekilleri
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.482 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

Av. ...

TASFİYE MEMURULARI

1 -... -... 2 -... -... 3-... -...

DAVA

Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak Talep : Yargılamanın Yenilenmesi

DAVA TARİHİ : 25/11/2004

İSTİNAF TALEP TARİHİ : 20/06/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/03/2025

KARARIN YAZIM TARİHİ : 27/03/2025

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2024 tarih ve 2024/... Esas-2024/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 07.05.1993 tarihli inşaat sözleşmesi ile davalı kooperatife ait inşaatın yapım işlerini üstlendiğini, müvekkilinin banka kredileri kullanarak ve başka fedakarlıklar yaparak inşaatları süresi içinde bitirdiğini, kabul edilir nitelikte ufak tefek noksanlıklarla teslim ettiğini, kooperatif üyelerinin dairelerine 2000/Haziran tarihinde yerleştiğini, kooperatif yönetiminin müvekkili şirkete inşaat imalat bedeli olan hakkedişlerini tam olarak ödemediğini, ihtilaf yarattığını, sözleşmeye göre verilmesi gereken bir adet dükkan ile bir adet mesken dairenin verilmediğini,

Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/... d iş sayılı dosyasında yapılan tespit ile, davacının 626.201.296.896 TL alacaklı olacağı sonucuna varıldığını, davalı kooperatife bakiye inşaat bedelinin ödenmesi için ihtar keşide edilse bile sonuç alınamayacağını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak, davalı kooperatiften inşaat imalat bedelinden bakiye, şimdilik 50.000.000.000 TL sinin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini, yapılan inşaatların bedelinden dolayı, yüklenici davacının kanuni ipotek hakkı bulunduğuna dair tapu kayıtları üzerine ipotekli şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE

Davacının açtığı davada varsa uğradığı zararı bilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle fazla haklarını saklı tutmak hak ve yetkisine sahip olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, tespit bilirkişi raporunun gıyaplarında yapıldığını ve teknik hatalarla dolu bir rapor olduğunu belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesinin 27/04/2010 tarih, 2004/... Esas-2010/... Karar sayılı kararı ile: "25.2.2010 tarihli rapor hükme esas alınarak, hesaplamaların inşaatın bitirildiği 2000 yılı itibariyle yapılması gerektiği, dava tarihi itibariyle yapılan güncellemenin geçerli olmadığı, 2000 yılı hesaplamalarına göre davacı yüklenicinin halen ....848,31TL alacaklı olduğu, ancak davacının talebinin 50.000TL ile sınırlandırılmış bulunduğundan davanın kabulü ile; 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair hakların saklı tutulmasına" karar verilmiştir.

Bu karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine;

Yargıtay 15. HD'nin 2011/... Esas-2012/...

Karar sayılı kararı ile; " Taraflar arasındaki 07.05.1993 tarihli sözleşmenin 1163 Sayılı KK'nın 59/VI. ve Borçlar Kanunu'nun 20/I. maddeleri gereğince batıl olduğu, bu durumda; sözleşme dışı iş yapıldığında; bu işlerin bedelinin, Borçlar Kanunu'nun 413. maddesi hükmüne göre belirleneceği, dairenin yerleşen uygulamalarına göre: BK'nın 413. maddesi hükmünün uygulamasıyla, “batıl” veya “bağlayıcı” olmayan sözleşmeler sebebiyle yüklenici tarafından yasal olarak yapılan ya da sözleşme dışı yapılan işlerin bedelinin,

yapıldıkları yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da kurulu aracılığıyla yapılacak keşif ve inceleme sonucu belirlenmesi, mahalli piyasa rayiçlerinin, Bayındırlık Bakanlığı'nca hazırlanan birim fiyatların oluşturulmasında yararlanılan rayiçler olmadığı, yapılan imalâtın yapıldığı zamanki serbest piyasa fiyatlarına göre değerinin, BK'nın 413. maddesi gereğince hesaplanması gerektiği, buna yüklenici kârının da dahil olduğu, diğer yandan, sözü edilen işlerin bedelleri yapıldıkları yıl mahalli rayiçlerine göre hesaplanırken;

katsayı uygulanarak güncelleştirilmeyeceği gibi, yapılan ödemelerin de güncelleştirilemeyeceği, yüklenicinin istenebilir iş bedelinin belirlenmesi durumunda bu bedelden kooperatifçe kanıtlanan ödemelerin mahsubunun yapılması ve varılacak sonuca göre davanın çözüme bağlanması gerektiğinden bahisle" bozulmuştur.

Bozma sonrası, dosya ilk derece mahkemesinin 2012/... Esas sayısına kaydedilerek bozma ilamına uyularak yeniden keşif yapılmış, alınan 04/12/2012 tarihli bilirkişi raporunda; davacının bakiye alacağının KDV dahil toplam 955.695,06 TL olduğu beyan edilmiştir.

Davacı vekili 08/02/2013 havale tarihli ıslah dilekçesiyle; 955.965,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesinin 28/11/2013 tarih ve 2012/... Esas-2013/... Karar sayılı kararı ile; "son bilirkişi kurulu raporuna itibar edildiği belirtildikten sonra, hesaplamaların inşaatın bitirildiği 2000 yılı itibariyle yapılması gerektiği, dava tarihi itibariyle yapılan güncellemenin geçerli olmadığı kanattine varılarak netice itibariyle 2000 yılı hesaplamalarına göre davacı yüklenicinin halen davalı kooperatiften ....848,31TL alacaklı bulunduğu, ancak davacının talebini 50.000TL ile sınırlandırdığı, bozmadan sonra ıslah olmayacağından bahisle ıslah talebinin usulen reddine, davanın 50.000,00 TL üzerinden kabulü ile; 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdantahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına" karar verilmiştir.

Taraf vekillerinin bu kararı temyizi etmesi üzerine;

Yargıtay 15. HD'nin 2014/... Esas-2014/...

Karar sayılı kararı ile;" davanın, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra ıslah edilmişdiğinden konununbu kanun çerçevesinde incelenmesi gerektiği, HMK'nın 177/1. maddesine göre ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği, ıslah tarihi itibariyle tahkikat safhasının sona ermediğinden ıslahın dikkate alınması gerektiği, diğer taraftan bozma sonrası alınan 04.12.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacı tarafından yapılan imalatın bedeli 2000 yılı serbest piyasa rayiçleriyle KDV hariç 985.519,16 TL olarak hesaplananarak,

bu bedelden davalı tarafından yapılan 175.608,09 TL ödeme düşülerek davacının bakiye alacağı KDV hariç 809.911,07 TL, KDV dahil 955.695,06 TL olarak belirlendiği, mahkemece gerekçeli kararda bozma sonrası alınan raporlara göre davacının davalıdan bakiye 955.695,00 (KDV dahil) alacaklı olduğu bildirilmesine rağmen, devam eden paragrafta ise bozma öncesi alınan raporlara atıf yapılarak bakiye ....848,31 TL alacak bulunduğunun bildirildiği. alacak miktarını 955.695,06 TL ve ....848,31 TL olarak belirleyen raporların tartışılıp üstün tutulanın hükme dayanak yapılması gerekirken, her ikisinin de benimsenerek hükme dayanak yapıldığı,

kaldı ki, hükme dayanak yapılan her iki raporun da hüküm tesisine elverişli bulunmadığı, keza; alacak miktarını ....848,31 TL olarak belirleyen 25.02.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 1993,1994, 1995, 1996, 1997,1998, 1999, 2000 yıllarında yapılan imalâtın bedelini yapıldıkları yılların serbest piyasa rayiçleri yerine tamamı 2000 yılında yapılmış gibi 2000 yılı yapı yaklaşık maliyetleri listesinde III-B grubu yapılar için öngörülen birim fiyatla hesapladığından, sözü edilen yıllarda yapılan ödemeleri de karne katsayısı ile 2000 yılına güncellediğinden hüküm tesisine elverişli bulunmadığı,

üstelik rapordaki hesaplama yöntemi Yargıtay'ca uygun bulunmadığından bu rapora dayanılarak verilen kararın bozulmuş ve bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğduğu, alacak miktarını KDV dahil 955.695,06 TL olarak belirleyen 04.12.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporu da, 1993,1994, 1995, 1996, 1997,1998, 1999, 2000 yıllarında yapılan imalatın bedelini yapıldıkları yılların serbest piyasa rayiçleri yerine tamamı 2000 yılında yapılmış gibi 2000 yılı serbest piyasa rayiçleriyle hesapladığından bozma ilamına aykırı olduğundan, hükmüne uyulan bozma ilâmına göre ;

dava konusu imalâtın 1993-2000 yılları arasında yapıldığı uyuşmazlık konusu olmadığından son raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, miktar ve metrajları tespit olunan imalâtların düzenlenen hakediş raporları vs. belgelerden de yararlanarak yıllara göre dökümü yapılarak, her bir yılda yapılan imalâtın miktar ve metrajı belirlendikten sonra bedelini, o yılın serbest piyasa rayiçleriyle KDV dahil olarak hesaplayarak, her bir yılın imalât bedelinden o yılın ödemelerini mahsup ederek davacı yüklenicinin her bir yılda ne miktar alacaklı ya da fazla ödeme yapılmışsa borçlu olup olmadığı belirlenerek,

sonuçta her bir yılın imalât bedeli güncelleme yapılmaksızın toplanarak toplam imalat bedeli (KDV dahil) bulunarak, bulunan bedelden kanıtlanan güncellenmemiş ödeme tutarı olan 175.608,09 TL'yi mahsup ederek sonucuna göre ıslah talebi de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinden" bahisle karar bozulmuştur.

Bozma sonrası dosya ilk derece mahkemesinin 2014/... Esas numarasına kaydedilerek bilirkişi heyetinden bozma ilamı doğrultusunda ek rapor alınmıştır.

İlk derece mahkemesinin 01/06/2015 tarih ve 2014/... Esas-2015/... Karar sayılı kararı ile; "21/01/2015 tarihli ek rapor hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 632.842,01 TL alacağın dava tarihi olan 25/11/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince temyizi üzerine;

Yargıtay 15. HD'nin 2016/... Esas-2016/... Karar sayılı kararı ile; "1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Her ne kadar hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği gibi Yargıtay bozmasından sonra ıslah yapılabileceği nazara alınarak karar verilmiş ise de; bozmadan sonra çıkan 06.05.2016 tarih, 2015/1 Esas, 2015/1 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre halen yürürlükte olan bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih, 1944/10 Esas, 1948/3 karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararının değiştirilmesine gerek bulunmadığına karar verildiğinden, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağının kabul edilmesi ve buna göre ıslahla artırılan miktara yönelik talebin reddine karar verilmek suretiyle hüküm kurulması" gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

Bozma ilamına uyularak ilk derece mahkemesince 05/02/2019 tarih ve 2018/... Esas-2019/... Karar sayılı kararla; "Davacının ıslah talebinin reddi ile davanın dava dilekçesindeki ilk miktar üzerinden kabulü ile 50.000,00TL alacağın 25/11/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

Tarafların kararı temyizi üzerine, Yargıtay 15. HD'nin 2019/... Esas-2019/... Karar sayılı kararı ile onanarak 11/02/2020 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı ... Şti. vekili, yargılama devam ederken 20/12/2018 tarihinde; ıslah talebinin tahkikata devam edilmesine rağmen bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, ayrıca yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinden bahisle Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarihli ve 2018/... başvuru numaralı kararı ile; " mahkeme kararlarında tahkikatın devam ettiği durumlarda da bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin açık bir kanun hükmü gösterilmemiştir.

Öte yandan bireysel başvuru yapıldıktan sonra kanun koyucu tarafından 6100 sayılı Kanun'un 177. maddesine 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen (2) numaralı fıkra ile söz konusu hususta düzenleme yapılmış ve Yargıtay'ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceği belirtilmiştir.

Bu bağlamda Yargıtayın bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ıslahla artırılan kısım ile ilgili olarak başvurucunun talebinin Yargıtayın bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle kategorik olarak reddedilmesine ilişkin uygulamanın anayasal anlamda kanunilik ölçütü bakımından öngörülemez olduğu, müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, başvurucunun tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin 16.04.2024 tarih ve 2024/... Esas-2024/... Karar sayılı kararı ile; "1-Anayasa Mahkemesi'nin 2018/... başvuru numaralı ve 01/11/2023 tarihli kararı gereğince, Mahkememizin 2018/... Esas-2019/... Karar Sayılı Kararının Kaldırılmasına,

2-Davanın Kısmen Kabulüne,

3-632.842,00 TL'nin 25/11/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

4-Davanın, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararından dolayı yeniden yapılan yargılamaya ilişkin olduğu, manevi tazminat ya da aşkın zararın bu davanın konusunu oluşturmadığı, bu sebeplerden dolayı açılmış bir dava bulunmadığı, hazinenin davada taraf olmadığı gözetilerek manevi tazminat ve aşkın zarar konusunda karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı kooperatif tasfiye memurları 20/06/2024 tarihli istinaf dilekçesinde: Davanın, kısmî dava olarak 50.000,00 TL dava değeri gösterilerek açıldığını, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/... E. sayılı dosyasında 08/02/2013'te davacı tarafından ıslah dilekçesi verildiğini, söz konusu dilekçenin taraflarına 12/02/2013'te duruşmada tebliğ edildiğini, bunun üzerine duruşmada ıslaha karşı beyanlarını sunmak üzere taraflarına bir sonraki celseye kadar süre verildiğini, bir sonraki celse olan 30/04/2013'te ıslaha karşı zamanaşımı def'inin taraflarınca öne sürüldüğünü, ancak işbu dosyaya ait gerekçeli kararda def'inin süresi dışında yapıldığından bahisle dikkate alınmayacağının kabul edildiğini,

Davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasına muvafakat edilmediği ve alacağın zamanaşımına uğradığının açıkça belirtildiğini, cevap dilekçesinde yalnızca o tarihte davaya konu edilen miktar bakımından değil, sözleşmeye dayalı bütün alacaklar bakımından zamanaşımı iddiasında bulunulduğunu, dolayısıyla ıslah tarihinden de önce zamanaşımına dair def'inin öne sürüldüğünü,

Islaha karşı zamanaşımı def'ini öne sürmek için bir süre öngörülmediğini,

TBK madde 152 gereği asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacakların da zamanaşımına uğramış olduğu kabul edildiğinden gerekçeli kararda belirtilen 632.842,00 TL'ye işletilmesi kabul edilen reeskont faizinin de zamanaşımına uğradığını, söz konusu tutarın ıslah edilen tutar olduğunu ve ıslah edilen tutar zamanaşımına uğradığı için faizinin de zamanaşımına uğradığının kabulünün gerektiğini, aleyhe kabul olmamakla birlikte, şayet ıslaha karşı zamanaşımı def'inin süresinde yapılmadığı ve bu sebeple def'inin dikkate alınmayacağı kabul edilse dahi, ıslah edilen miktara bağlı faizin ancak ıslah tarihinden itibaren işletilebileceğini,

Sonuç itibariyle: İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ıslah zamanaşımı def'inin süresinde yapıldığının kabulü ile davanın reddine, asıl alacağa bağlı faizin de asıl alacağın zamanaşımına uğramış olması sebebiyle zamanaşımına uğradığının kabulüne,

Mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren işletileceği kabul edilen reeskont faizinin ıslah tarihinden itibaren işletilmesine,

karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

İstinaf incelemesine esas: Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, istek ise, yargılamanın yenilenmesi isteğidir.

İlk derece mahkemesinin 01/06/2015 tarih ve 2014/... Esas-2015/... Karar sayılı kararı ile; "21/01/2015 tarihli ek rapor hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 632.842,01 TL alacağın dava tarihi olan 25/11/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi üzerine;

Yargıtay 15. HD'nin 2016/... Esas-2016/... Karar sayılı kararı ile; davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağının kabul edilmesi ve buna göre ıslahla artırılan miktara yönelik talebin reddine karar verilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

Bu karar üzerine ilk derece mahkemesince dava dilekçesindeki ilk miktar üzerinden davanın kabulü ile 50.000,00 TL alacağın 25/11/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, bu karar Yargıtay'ın onamasından geçerek kesinleşmiştir.

Davalı kooperatif tasfiye memurlarının istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri hususlar yargılamanın önceki aşamalarında değerlendirilmiş ve bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı dışındaki bütün temyiz nedenleri reddedilmiştir.

Anayasa mahkemesi kararıyla da; bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı hususu anayasaya aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın giderilmesi amacıyla karar ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

6216 Sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50/2. Maddesi; "(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." hükmünü içermektedir.

İlk derece Mahkemesince, anılan yasa hükmü çerçevesinde Anayasaya aykırılığın sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.

Davalı kooperatif tasfiye memurlarının istinaf sebepleri yerinde değildir.

Sonuç olarak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı kooperatif tasfiye memurları istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı kooperatif tasfiye memurları İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine,

2-İstinaf talep eden davalıdan alınması gereken 43.229,44 TL istinaf karar harcından peşin alınan 10.808,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 32.421,44 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

3-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

4-İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6- 6100 sayılı HMK. 359/4.maddesi uyarınca, kararın Dairemizce TARAFLARA TEBLİĞİNE,

6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025

... Başkan ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Katip ... *e-imzalıdır.*

" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/167, K. 2025/396, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tasfiye Memuruları
  4. Dava
  5. Dava Tarihi : 25/11/2004
  6. İstinaf Talep Tarihi : 20/06/2024
  7. İstinaf Karar Tarihi : 27/03/2025
  8. Kararın Yazım Tarihi : 27/03/2025
  9. Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle
  10. Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle
  11. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  12. Deliller
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/167
Karar No
2025/396
Tarih
21 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/168 K.2025/237
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/168 K.2025/363
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/168 K.2025/142
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/168 K.2025/252
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/168 K.2025/216
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/168 K.2025/246

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.