KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2023
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/100 - 2023/907
- Dosya no
- 2021/100
- Karar no
- 2023/907
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2020
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalılar
- 1-... ...
Karar Metni
1.381 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
2-... ... - 3-... ... 4-... ... -TCK NO:1 VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 27/10/2023
YAZIM TARİHİ : 27/10/2023
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyi diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçluların borç miktarına, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini, davalı borçluların itirazlarının haksız olduğunu belirterek davalıların itirazlarının iptali ile takibin 20.496,71.TL üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından tahsilini talep ettiği alacağın dayanağının kredi cari hesap şeklinde işleyen bir kredi olmadığını, Gebze 3. Noterliği'nin 10.01.2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde de yazılı olduğu üzere dava konusu kredinin dayanağının ticari artı para kredi türünden kaynaklandığını, takip konusu alacağın dayanağının kredi cari hesap şeklinde işleyen ve dönemler arasında en az üç ay süre olan kredilerden olmadığını, bu tür kredilerde anapara+faiz+BSMV+kkdf ve diğer feriler hesaplanarak önceden dahil edildiğini,
kat ihtarnamesinde bildirilen ve itiraz edilen alacak miktarı içerisinde anapara+faiz+BSMV+kkdf ve diğer feriler bulunmadığını, hesabın kat'ıyla birlikte ikinci defa faiz uygulaması olduğunu, bu durumun yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı banka ile davalı ... ... Tüketim Malları Mobilya Turizm Tekstil İnş. San. ve Tic.
Ltd.Şti. arasında imzalanan ticari nitelikteki kredi sözleşmeleri gereğince davalıya krediler kullandırıldığı, diğer davalıların bu kredileri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefillerin davalı şirketin ortakları oldukları ve 6098 sayılı TBK'nın 584. maddesi gereğince kefaletlerinin geçerli olduğu, kefillerin kefalet limiti olan 300.000,00.TL tutara kadar sorumlu tutulabilecekleri, kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine kredi borçları için icra takibi başlatıldığı,
mahkemece alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın kredili mevduat hesabından kaynaklanmasına rağmen cari hesap şeklinde işleyen kredi olarak kabul edilmesi ve hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı bankanın takibe dayanak belgeleri gerek dava dosyasına gerekse icra dosyasına sunulmamış olması sonucunda itiraz haklarının sınırlandırılmış olması gereği tazminata karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz oranına itiraz ettiklerini, bu durumun bilirkişi raporuyla haklı olduklarının tespit edildiğini, icra takibinin aynen devamına karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini,
olayda bileşik faiz uygulandığının bilirkişi raporuyla da sabit olmasına rağmen mahkemenin İİK 68/b kapsamında bileşik faiz uygulanmasının kabul edilmesinin bozmayı gerektirdiğini, davacının icra takibinde haksız olduğunu, icra takibine konu alacağın miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenlerin de bozmayı gerektirdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibarıyla bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, genel kredi sözleşmesine konu borcun ödenmediğini, bu nedenlerle icra takibi başlattıklarını, davalıların borca ve faiz oranlarına itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalılar vekili davanın reddini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde, davalı asıl borçlu şirket ve kefil ... ... yönünden davanın tümden kabulüne, diğer davalı kefiller ... ... ve ... ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nin 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... T.A.Ş., borçluların ... ... Tüketim Malları Tic. A.Ş., ... ..., ... ... ve ... ... olduğu, takip dayanağının kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarnamesi olduğu, takipte talep edilen borç miktarının 20.496,71.TL olduğu davalılar tarafından yapılan itiraz neticesinde takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, hesap kat tarihinden önce kullanılan kredideki akdi faiz miktarı ile yine kat tarihinden temerrüt tarihine kadarki akdi faiz miktarının toplanarak asıl alacağa kapitalize edilerek hesaplama yapılmasının usule ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, alacağın likit olduğu, sonuç itibarıyla inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi, 7036 sayılı Kanun'un 3/14-16 maddesinde tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, yine bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin anlaşmaya varılamaması halinde, ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı düzenlendiği halde, ilk derece mahkemesince Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti ile ilgili bir karar verilmemesi hatalıdır. Bu husus kamu düzenine ilişkin bulunmakla, re'sen nazara alınması, kararın bu açıdan düzeltilmesi gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerle ve tüm dosya kapsamı ile ilk derece mahkemesi kararı hatalı olup, ancak bu yanlışlığın HMK'nin 353/b-2 maddesi uyarınca duruşma açılmadan giderilmesi mümkün olduğundan Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/100, K. 2023/907, 27 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama