KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/1857
- Karar no
- 2024/1736
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesİ
- Tarihi
- 01/04/2021
- Numarası
- 2020/118Esas 2021/390Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2021 tarih 2020/118 Esas 2021/390 Karar sayılı kararı ile aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Adana 10. İcra Dairesi'nin 2019/2452 Esas sayılı icra takip dosyası ile müvekkili aleyhine haksız icra takibi başlatıldığını, açılan takibin usule aykırı olduğunu belgelerin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilinin toplam bedeli 251.250,00.TL olan çekleri keşide eden ...'nin ortağı olduğunu, müvekkilinin taahhüt ettiği sermayenin tamamını yatırdığını bir taahhütü ile ek ödeme yükümlülüğünün kalmadığını, müvekkilinin şirketin müdürü olduğunu, müvekkiline şahsı mal varlığına icra takibi başlatmanın hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin keşideci olmadığını, aval olmadığını,
ciranta olmadığını, kefil olmadığını belirterek davanın kabulüne, Adana 10. İcra Dairesi'nin 2019/2452 Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına, takibin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine mahkum edilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip konusu çekleri imzaladığını ve müvekkiline verdiğini, bankaya ibraz edilen çeklerdeki imzalar ile adına çek keşide edilen ... yetkilisinin imzaları uyuşmadığından eldeki borçtan davacının şahsen sorumlu olduğunu, çeklerin davacının adına hareket ettiği şirkete ait çıkmadığından yetkisiz temsil hükümleri çerçevesinde davacının attığı imzadan sorumlu olduğunu, TTK 678. Maddesi gereğince davacının sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesi kararında özetle; davaya konu 45.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çekin 05.10.2018 tarihinde, 45.000,00 TL bedelli ... çekin 05.10.2018 tarihinde, ... seri numaralı 71.250,00 TL bedelli çekin 18.10.2018 tarihinde şube tarafından sisteme giriş yapıldığı, 45.000,00 TL'lik 01.11.2018 keşide tarihli ... seri numaralı çekin 27/09/2018 tarihinde şubeye teslim edilerek yine aynı tarihte sisteme girildiği, keşidecisi ... ait ... numaralı çekin, ...
Tarafından 27.09.2018 tarihinde bankaya ibraz edilmek üzere teslim edildiği, davaya konu çeklerin davacı tarafından dava dışı şirket olan ... münferiden temsile yetkili olduğu 13/02/2018-01/11/2018 tarihleri arasında keşide ettiği edildiği anlaşılmakla, davacı aleyhine 6102 sayılı TTK'nun 678.
Maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı, davaya konu çeklerin keşide edildiği tarihte davacının temsile yetkili olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davaya ve Adana 10. İcra Dairesi'nin 2019/2452 Esas sayılı takip dosyasına konu ... ait, ... Tarafından 01/11/2018 tarihinde keşide edilmiş ... Seri No lu 45.000,00 TL çek, ... ait, ... Tarafından 08/11/2018 tarihinde keşide edilmiş ... Seri No lu 45.000,00 TL çek, ... ait, ... Tarafından 15/11/2018 tarihinde keşide edilmiş ...
Seri No lu 45.000,00 TL çek, ... ait, ... Tarafından 01/11/2018 tarihinde keşide edilmiş ... Seri No lu 45.000,00 TL çek, ... ait, ... Tarafından 01/11/2018 tarihinde keşide edilmiş ... Seri No lu 71.250,00 TL çek olmak üzere toplam bedeli 251.250,00 TL olan çekler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankaya ibraz edilen çeklerdeki imzaları ile çek sahibi şirket yetkilisinin imzalarının uyuşmadığını davacı çeke koyduğu imzadan sorumlu olduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından Adana 10.İcra Dairesi'nin 2019/2452 Esas sayılı icra takibinin dayanağı olan çeklerin, müvekkili tarafından ortağı ve yetkilisi olduğu diğer borçlu şirketi temsilen keşide edildiği, müvekkilinin çeklerde aval veren, ciranta ya da kefil sıfatı olmadığından çek bedelinden sorumluluğunun da olmadığı belirtilen takip konusu çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, bankaya ibraz edilen çeklerdeki imzalar ile çek sahibi şirket yetkilisinin imzaları uyuşmadığından davacının çeke koyduğu imzadan bizzat sorumlu olduğu savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Takibe ve davaya konu olup, ... nezdinde dava dışı ... adına açılan ...
IBAN no'lu çek hesabından 01.11.2018 tarihli ve 45.000,00 TL bedelli keşide edilen ... seri no'lu, 08.11.2018 tarihli ve 45.000,00 TL bedelli keşide edilen ... seri no'lu, 15.11.2018 tarihli ve 45.000,00 TL bedelli keşide edilen ... seri no'lu, 20.11.2018 tarihli ve 45.000,00 TL bedelli keşide edilen ... seri no'lu, 06.12.2018 tarihli ve 71.250,00 TL bedelli keşide edilen ... seri no'lu 5 adet çekin davacı tarafından çek sahibi şirketi temsilen imzalandığı hususunda çekişme yoktur.
Uyuşmazlık, davacının, çekleri imzaladığı dönemde dava dışı çek sahibi şirketi tek başına temsile yetkili olup olmadığı ile davacının çeke koyduğu imza sebebiyle çek bedelinden dolayı bizzat hukuki sorumluluğunun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 678.maddesinde "Temsile yetkili olmadığı halde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisi aşan temsilci için de böyledir." hükmüne yer verilmiştir. Davadışı ....'ne ait ticaret sicili kayıtlarından, davacı ...'nın 13.02.2018-01.11.2018 döneminde münferiden, 01.11.2018 tarihinden itibaren ise dava dışı ... ile müştereken olmak üzere adı geçen şirketi temsile yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ilgili bankalara yazılan müzekkere cevaplarına göre, takibe ve davaya konu çeklerden ... ve ... seri no'lu çeklerin27.09.2018 tarihinde ... sistemine, ... ve ... seri no'lu çeklerin 05.10.2018 tarihinde ve ... seri no'lu çekin ise 18.10.2018 tarihinde ... sistemine davalı şirket tarafından ibraz edilmesi üzerine girişlerinin yapıldığı, çeklerin adı geçen banka sistemine giriş tarihleri itibariyle davacının dava dışı çek sahibi şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, çeklerde keşideci şirketi temsilen atılmış imzası dışında davacının başkaca imzasının bulunmadığı,
bu itibarla davacının münferiden temsile yetkili olduğu şirketi temsilen imza koyduğu çeklerden dolayı hakkında 6102 sayılı TTK'nın 678.maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, sonuç olarak davacının, yetkilisi olduğu şirketi temsilen imza koyduğu takibe ve davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1857, K. 2024/1736, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama