KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1885 - 2024/1983
- Dosya no
- 2021/1885
- Karar no
- 2024/1983
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2020
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... BANKASI A.Ş..
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
- İstinaf kararının karar tarihi
- 25/11/2024
- Yazım tarihi
- 25/11/2024
Karar Metni
1.663 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek borcun durdurulduğunu, davalı borçlunun amacının takibi olabildiğince sürüncemede bırakarak davacı bankayı zarara uğratmak olduğunu, davacı banka ile davalı arasında 06/06/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin akdedildiğini ve davalının söz konusu bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, borç ödenmeyince davalı hakkında yasal takibe geçilmeden önce ....
Noterliği'nin 22/06/2016 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ve davalının bu ihtarnameye itirazda bulunmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun müteselsilen kefil sıfatıyla sorumlu bulunduğunu, bu nedenle davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyaları üzerinden takibin devamına borçlunun borca itirazının iptaline, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosya ile haksız olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından takibe itiraz edilmiş olup neticede davacı tarafından huzurdaki işbu davanın açıldığını, müvekkilinin icra dosyasındaki asıl borçlu şirketteki paylarını 18/09/2014 tarihinde şirketin diğer ortağı ...'na devrettiğini, müvekkilinin kefil olduğu kredi sonlandırılarak borçluya yeni bir kredi açıldığını ve bu kredi il müvekkilinin kefil olduğu kredinin kapatıldığını, davalı banka tarafından yapılan işbu yeni kredi işleminde müvekkilinden herhangi bir imza alınmadığını,
müvekkilinin kefil olduğu kredi sonlandırıldığını fakat yeni kullandırılan krediye müvekkilinin herhangi bir izni, rızası ve imzası olmadan kefil olarak eklendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kefil olduğu kredinin kapatılması ile sona erdiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, takibe karşı itirazlarının haklı olduğu tespit edilerek davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere taraflarına kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih ve ... Esas, ...
Karar sayılı kararı ile; " dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hüküm tesisine elverişli bilirkişi raporuna göre, 06/06/2013 tarihli 500.000,00 TL limitli Genel Ticari Kredi Sözleşmesinin 1.000,00 TL'lik kefalet limiti üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imzalanan davalı ...'nin 1.000,00 TL ile faiz ve fer'ilerinden kefaleten sorumlu olduğu, Genel Ticari Sözleşmesine ve hesap kat ihtarnamesine istinaden genel haciz yolu ile ilamsız olarak başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında davalının icra takip tarihi itibari ile davacı bankaya olan borcunun 60.476,17 TL asıl alacak, 2.531,97 TL işlemiş faiz, 126,610 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 63.134,74 TL icra takip talebinde %36 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi talep edildiği, alacağa icra takip tarihinden itibaren %36 oranında temerrüt faizi, faiz tutarı üzerinden %5 oranında BSMV tahahkuku ile takibin devamına, dava konusu 3 adet kredinin kullandırımı ve 3 adet kredinin yeniden yapılandırılması suretiyle yeni bir adet kredinin kullandırılması sırasında davalının şirket ortağı olduğu,
dava konusu kredi alacağının yeniden yapılandırılan kredi bakiyesinden kaynaklandığı, yeniden yapılandırma tarihinden 20 gün sonra davalının pay hisselerini diğer ortak ...'na devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrıldığı, şirket ortaklığından ayrılmanın kefillikten de ayrıldığı anlamına gelmediği, kefaletten ayrılma işleminin gerçekleşmesi için kefilin davacı bankaya ihtarname keşide ederek kefaletten feragat ettiğini bildirmesi, bu bildirimi alan bankanın asıl borçlu şirketin ihtarname keşide eden kişinin kefaletinden dolayı bir alacağının kalmaması halinde mümkün olabileceğinin belirtildiği "...." davanın kısmen reddi ile.
60.476,17.TL asıl alacak, 2.531,97.TL işlemiş faiz, 126.60.TL BSM olmak üzere 63.134,74.TL üzerinden takibin devamına, hükmolunan alacağın %20 oranına karşılık gelen 12.626,94.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, dava değeri olarak icra takip dosyasının asıl alacak meblağı olan 60.476,17.TL belirtilip faiz ve masrafları hariç şerhi düşülmesine rağmen mahkemece ilgili dava değerinin dava dilekçesinde belirtilen tutar mı yoksa icra takip dosyasının takip tarihi itibari ile faiz ve BSMV'si ile birlikte toplam tutarı olan 85.109,09.TL mi olduğunun açıklattırılmadığını, dava konusu dava değerinin 85.109,09.TL olduğunun en sarih göstergesi olduğunu,
tüm bu açık veri ve verilere dayalı çıkarımlara rağmen sayın mahkemece dava değerinin ne miktar olduğunun açıkça tespit edilmediğini, bu mealde işbu hususun yapılacak istinaf incelemesi ile açıklığa kavuşturulması gerektiğini,
diğer taraftan sayın istinaf mahkemesince dava değerinin 60.476,17.TL olduğu sonucuna varılacak olursa bu kez de ilk derece mahkemesince verilen hükmün kısmen kabul kısmen red şeklinde değil tam kabul şeklinde olması gerekeceğinden tam kabul ile sonuçlanan bir davada da davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmaması nedeni ile davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, bilirkişinin hesaplamasında hem maddi hem de esasa dönük hata yaptığı ve takip öncesi işlemiş faiz ve BSMV tutarlarını eksik ve hatalı olarak hesaplamış olduğunun belirtildiğini,
yerel mahkemenin kararında esas aldığı bilirkişi raporunda, fahiş şekilde hataya düşülerek takip öncesi döneme dair neredeyse hiç hiç faiz hesaplaması yapılmadığını, bu nedenlerle harca esas dava değerinin belirlenmesini, gerekiyorsa harcın ikmalinin sağlanmasını harca esas dava değerinin 60.476,17.TL olduğu sonucuna varılacak olursa davanın tam kabul ile neticelendirilerek davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini, denetime elverişli olmayan maddi hata ve esasa dönük hatalar içeren bilirkişi raporu doğrultusunda kurulan hükmün ortadan kaldırılmasını,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf talebi ile; yerel mahkemenin kısmen kabul kararına ve icra inkar tazminatı hükmedilmesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını ve bu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yerel mahkemece her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de işbu kararın hatalı bir şekilde verilmiş bir karar olduğunu, işbu davacı banka tarafından yapılan yeni kredi işleminde müvekkilinden herhangi bir imza alınmadığını, müvekkilinin kefil olduğu kredi sonlandırıldığını fakat yeni kullandırılan krediye müvekkilinin herhangi izni, rızası ve imzası olmadan kefil olarak eklendiğini,
müvekkilinin imzası olmadığı gibi bu krediden de bilgisinin olmadığını, müvekkilinin kefilliğinin işbu yeni kredi işlemi ile sona erdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kefil olduğu kredinin kapatılması ile sona erdiğini, icra dosyasında uygulanan faiz miktarının fahiş derecede yüksek bir faiz miktarı olup bilirkişi raporu ile de faiz miktarının yüksekliği ile sabit olduğunu, davacı bankanın kötü niyetli bir şekilde hareket ederek müvekkilini daha da fazla mağdur etmek için uğraştığını,
bu nedenlerle müvekkilinin kefilliği yapılandırma sonrasında kullanılan yeni kredi ile sona erdiğinden müvekkili hakkında takip yapılmasının açıkça yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğundan verilen işbu kısmen kabul kararına ve icra inkar tazminatı hükmetmesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını ve işbu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından; banka ile 06.06.2013 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, krediden kaynaklanan borcun ödenmediğini, hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiği, davalının kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve iş bu karara karşı davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, mahkemece davalının istinaf harç ve masraflarını çıkarlan muhtıraya rağmen yatırılmadığı gerekçesi ile ek kararla davalının istinaf talebinin reddine karar verildiği, ek karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşıldığından dairemizce yalnızca davacının istinaf başvurusu yönünden inceleme yapılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, kredi borcu nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, bilirkişi tarafından kredi alacağı, takip öncesi işlemiş faiz ve BSMV'nin , taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi hükümleri, usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun olarak hesaplandığı,
davacı tarafça dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamının talep edildiği, istinaf dilekçesinde dava değerinin 85.109,09 TL olduğunun belirtildiği, dava dosyasına ve takip dosyasına yatan harç miktarları gözetildiğinde mütekaip işlemlerin yapılması, davaya devam edilebilmesi için alınması gereken eksik harç bulunmadığı, bu durumda mahkemece dava değerinin yargılama sırasında ayrıca açıklattırılmasının gerekmediği, mahkemece alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, sonuç olarak,
mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1885, K. 2024/1983, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama