KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1451 - 2025/2584
- Dosya no
- 2022/1451
- Karar no
- 2025/2584
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/01/2022
- Numarası
- 2020/510 Esas ve 2022/32 Karar
- Davacı
- ... PAZARLAMA VE DAĞITIM TİC.A.Ş
Karar Metni
1.856 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Av. VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VASİSİ : ...
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :02/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :02/12/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2022 tarih, 2020/510 Esas ve 2022/32 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirketin ... Bayi/Distribütörü'ü (... Gıda Maddeleri San. Tic.
A.Ş. ) kanalı ile taraflar arasında 01.04.2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 2. Maddesinde şirketin dağıtımını yaptığı bira ürünlerini tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında yapılan işbu sözleşmenin 12. Maddesinde,
davalı iş yerinin açılmasına ve işletilmesine katkıda bulunmak ve iş yerindeki ticari faaliyetlerini artırmak amacı ile müvekkili şirketin bayi /distribütörü kanalı ile sözleşmeye bağlı olarak davalıya 70.800,00 TL katkı payı ödenmesi mutabakatına varıldığı, işbu katkı payının bayi/distribütörü vasıtası ile müvekkili şirket tarafından davalıya ödendiği,
davalının katkı payı ödenmesi yaptıktan sonra temmuz 2017 tarihi itibari ile tamamen müvekkili şirketten mal/ürün almadığını, iş bu tutumu ile sözleşmenin 2. Maddesini ihlal ettiği, sözleşmenin 21. Maddesine göre davalının ürün alımı yapmaması nedeni ile müvekkili şirketin davalıya ödemiş olduğu katkı payını isteme hakkı doğduğunu, bu nedenle 70.800,00 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı HMK'nın 116 maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun olduğunu, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birinin usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, davacı ... A.Ş'den hiçbir şekilde alışveriş yapmadığını, davanın kötü niyetli ve haksız kazanç temin etmek maksadıyla olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2022 tarih, 2020/510 Esas ve 2022/32 Karar sayılı kararında, dava konusu alacak davasının davacı ... Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş tarafından ... aleyhine açıldığını, dava konusu katkı payı bedelinin davalıya davacı tarafından ödenmediğini, davacının katkı patı bedelini ... isimli distribütör şirkete fatura ederek bu şirkete ödediğini, davacı kayıtlarında davalı aleyhine alacak kaydının bulunmaması,
sözleşmenin 12. maddesine göre dava konusu iskontoyu yaparak alacak kaydını işleyen tarafın dava dışı distribütör olduğunu, satıcı davacı firma ile dava dışı distribütör firmanın bağımsız firmalar olması sebebiyle alacak ve borç hanelerinin birbirinden bağımsız olarak işlendiği düşünüldüğünde satıcıya yapılacak olan ödemenin distribütör firmadaki borç kaydını silmeyeceğinden, dava konusu katkı payı bedelinin davalıya ödenmesi halindeki silsilenin rücu halinde de uygulanması gerektiğini, aksi halinin davalının aynı borçtan ötürü distribütör firma ile satıcı şirkete mükerrer olarak borçlanabileceği ihtimalini doğurduğu,
davacıya ilk elden ödeme yapmayıp distribütörüne katkı payı ödemesi yapan davacı şirket hakkında HMK 114-d ve 115/2 fıkrası gereğince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar veriliştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilerek imzalanan 01.04.2014 Tarihli 8 sahife ve 28 maddeden oluşan, Açık Satış Noktası Sözleşmesinin 3 tarafı bulunduğunu, bunlar müvekkil firma olan davacı ... Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş, müvekkil firmanın Bayi/Distribütörü ... Gıda Mad. San. Tic.
A.Ş. ve davalı ... olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12. Maddesinde, davalıya verilmesi kararlaştırılan 70.800.TL Katkı payı ödemesinin müvekkil firma adına davalıya Bayi/Distribütör tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, nitekim, tarafça müvekkil ...
Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. nin yalnızca Adana ilinde, 2020 Yılından bu güne benzer açık satış noktası satış sözleşmelerinden kaynaklı, başkaca şahıslar hakkında 60 civarında davalar açıldığını, istinaf yoluna başvurduğunu, bu Mahkeme kararı dışında, diğer Mahkemelerde görülen tüm dava dosyalarında, gerekli araştırma ve incelemeler yapıldıktan sonra,
düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda, davaların kabulüne karar verildiğini, yine müvekkil firmanın, benzer açık nokta satış sözleşmelerinden kaynaklı, Marmara, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde açmış olduğu yüzlerce dava olup, açılan davalarda, gelen raporlar doğrultusunda davaların kabulüne karar verildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine ve TTK.
Hükümlerine açıkça aykırı, işbu kararın ortadan kaldırılacağı inancıyla, tarafça işbu istinaf başvurusunda bulunduğunu, açıklanan sebeplerle, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı, aktif husumet yokluğundan davanın reddine yönelik işbu kararının ortadan kaldırılarak, talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2022 tarih, 2020/510 Esas ve 2022/32 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, açık satış noktası sözleşmesi nedeni ile davalıya ödenen katkı payının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalının davacı şirkete ait bira ürünlerini bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme uyarınca bayi distribütör vasıtası ile davacı şirket tarafından davalıya 70.800,00.TL katkı payı ödendiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak temmuz 2017 tarihi itibari ile mal/ürün almayı bıraktığını belirterek 70.800,00.TL katkı payı faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediğini, davacının sebepsiz zenginleşeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş, İşbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Her ne kadar mahkemece aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, zira taraflar arasındaki sözleşmenin davacı şirket, dava dışı distribütör ve davalı tarafından imzalandığı, sözleşmenin giriş kısmında davacının bundan sonra "ŞİRKET" olarak anılacağının belirtildiği ve yine sözleşmenin 12. ve 20. maddesinde de katkı payının "ŞİRKET" tarafından davalıya ödeneceği ve sözleşmenin sona ermesi durumunda da katkı payının "ŞİRKET"e geri ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı defterlerine göre distribütör aracı kılınmak suretiyle davalıya katkı payı ödemesi yapıldığı,
bu haliyle davacının işbu dava ile ilgili aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, bu sebeple mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı vekilinin de istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği öngörülmüştür.
Dairemizce bu hususta yapılan incelemede; taraflar arasında imzalanan açık satış noktası sözleşmesinin 12. maddesinde "Şirket işyerinin açılmasına veya işletilmesine katkıda bulunmak ve iş yerindeki ticari faaliyetlerini arttırmak amacıyla BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR ile İŞLETİCİ'nin karşılıklı mutabakata vardığı 70.800,00.TL tutarında nakit ve/veya nakit bazlı katkıya ve/veya ürünlerinde ilgili Bayi/Distribütör tarafından yukarıda belirtilen iskonto uygulanacaktır. Söz konusu İŞLETİCİ'ye Bayi/Distribütör tarafından pazarlama ve satış harcamalarına destek olmak amacıyla aktarılacak katkılar, iş bu sözleşmenin 2. maddesindeki hedefe yahut rakip ürünlerin satılmaması koşuluna bağlı olmadan sözleşme süresi boyunca bir kereye mahsus aktarılacaktır..." hükmünün,
21. maddesinde ise.
"İşletici, sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmeyi devretmesi veya işletmede iş değişikliği yapması veya işbu sözleşmede belirtilen hükümlerden herhangi birini ihlal etmesi veya ilgili mevzuatlara aykırılıktan kaynaklanan nedenler ile faaliyetine son verilmesi veya askıya alınması gibi nedenler ile iş bu sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde, kredi ve/veya katkının kendisine henüz ödenmemiş kısmını talep etme hakkını yitireceği,
gibi Şirket veya Bayi veya distribütörün kayıtlarındaki borçları ile Şirketten ve/veya Bayi ve Distribütörden almış olduğu nakit veya nakit bazlı mali katkılar ile kredi ve diğer her türlü sabit yatırım harcamalarının tümü ile kendisine uygulanan iskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi de dahil olmak üzere TC Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte Şirket ve/veya Bayi veya Distribütöre nakden ve defaten itirazsız geri ödemeyi ve ayrıca Şirkete .....TL cezai şart ile Şirket ve/veya Bayi veya Distribütör'ün kar kaybı da dahil olmak üzere
uğradığı her türlü zararını itiraz etmeksizin nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşletici, cezai şartın tenkisini hiçbir şekilde talep edemez. Satış noktasında başka marka bira çeşitlerinin satılması ya da iş bu sözleşmenin 3'üncü maddesindeki miktar taahhüdüne ulaşılamaması halleri iş bu madde kapsamı dışındadır ve bu durumda cezai şart hükmü uygulanmayacaktır" hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında 01/04/2014 tarihli açık satış noktası sözleşmesinin akdedildiği, davacı tarafından sözleşmenin 12. ve 20 maddeleri uyarınca dava dışı distribütör aracı kılınarak davalıya 70.800,00.TL katkı payı ödemesi yapıldığı, ancak davalının sözleşme gereği taahhüt ettiği miktarda ürün alımı yapmadan işletme faaliyetine son verdiği,
davalının sözleşme devam ederken ticari faaliyetine son vermekle sözleşmenin 12. ve 21. maddesi uyarınca sözleşmeyi ihlal etmiş sayılacağı ve davacının davalıya ödediği 70.800,00.TL katkı payının tamamını verildiği tarihten itibaren işlemiş faizi de dahil olmak üzere bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile talep etme hakkının bulunduğu(Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 16/05/2018 Tarih, 2017/5162 Esas, 2018/2763 Karar sayılı ilamı), dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davalıya ödenen katkı payının 70.800,00.TL olduğu,
davalı tarafındanda katkı payı karşılığında dava dışı davacının distribütörüne 07.06.2014 tarihli 70.800,00 TL bedelli fatura düzenlediği, davacının da iş bu miktarı davalıdan talep edebileceği, anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce HMK'nın 353/1-b maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın yukarıda belirtilen miktarlar üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1451, K. 2025/2584, 2 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama