İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1464 K.2025/1120

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2022/1464Karar2025/1120Tarih18 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.134 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/1464
Karar No
2025/1120
Karar tarihi
18 Kasım 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
18/03/2022
Davanın konusu
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Yazım tarihi
18/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.134 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkilinin uzun yıllar boyunca davalı şirketin Ege Bölgesi'nden sorumlu Denizli şubesinde şube müdürü olarak görev yaptığını, müvekkilinin daha sonra kendi isim ve hesabına davalı şirketin yetkili bayisi olarak yine Denizli ve Ege bölgesinde mobilya sektöründe ticari faaliyetine devam ettiğini, bu ticari faaliyet esnasında müvekkilinin davalı şirketin imalatı olan mobilyaları kendi mağazasında teşhir ederek Denizli ve çevresinde toptan ve perakende olarak sattığını,

taraflar arasındaki ticari ilişki cari hesaba yönelik olup müvekkilinin sipariş üzerine davalıdan mobilya aldığını ve çek. senet ve nakit olarak satın aldığı mobilyaların borçlarını ödediğini, cari hesap ilişkisi içinde müvekkilinin genel itibari ile alacaklı konumda olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete vermiş olduğu çek ve senetler ile nakit ödemelerin bir nevi güvence olarak davalı şirkette tutulduğunu, bir kaç yıl öncesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin zedelendiğini,

müvekkilinin davalı şirketten yüklü miktarda alacaklı olmasına rağmen davalı firmanın müvekkilinin siparişlerini yerine getirmemeye başladığını ve müvekkilinin maddi olarak da çok zor bir dönemden geçmek zorunda kaldığını, süreç içinde müvekkilinin alacağının çok yüksek rakamlara çıktığını, netice olarak müvekkilinin davalı firmadan dava tarihi itibari ile cari hesaptan toplamda 1.294,399,00 TL alacaklı olduğunu,

taraflar arasındaki ticari ilişki zedelenince müvekkilinin davalı şirkete defalarca sözlü olarak müracaat edip alacağının ödenmesini talep etmesine rağmen borç ödenmeyince Denizli 3. Noterliği'nin 12.07.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ticari ilişkinin durdurulduğunu ve borcun ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, fakat ihtarnameye yönelik olarak bugüne kadar herhangi bir cevap verilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını,

taraflar arasında ticari bir alacak -borç ilişkisi olduğundan ve ayrıca davanın konusu bir miktar paranın ödenmesi olmakla müvekkilinin ikametgahı olan Denizli Mahkemelerinin davada yetkili olduğunu beyanla fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili; müvekkilinin ikametgahı Kayseri olmasına karşın davanın yetkisiz Denizli Mahkemesi'nde açıldığını, HMK'nın 5. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı gereğince müvekkili açısından Kayseri Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, taraflar arasında alım satım akdinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından üretilen ve davacıya satılan mobilyaların bedellerinin kimi zaman vadeli kambiyo senetleri ciro ya da keşide edilmek suretiyle, kimi zaman da nakden davacı tarafça ödendiği hususunun doğru olduğunu,

yüklü miktarda alacaklı olmasına karşın müvekkillerince mal gönderilmediği ve bu hususta keşide edilen ihtarnameye taraflarınca cevap verilmediği yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça yapılan ödemelere karşılık müvekkilinin mal teslim edimini eksiksiz yerine getirdiği gibi davacı tarafça iddia edildiği üzere taraflarına tebliğ edilmiş bir ihtarnamenin de bulunmadığını, davacının içine girdiği ekonomik bunalım neticesinde kendi keşide ettiği kambiyo senetlerini ödenmediği gibi müşterilerinden alarak müvekkiline ciro ettiği kambiyo senetlerinin de ödenmemiş olduğunu ve halen de ödenmediğini,

ödenmeyen yaklaşık 375.000,00 TL tutarındaki kambiyo senetlerinden kaynaklı olarak davacı ve kendi müşterileri aleyhine yürütmekte oldukları halen derdest 11 adet icra takibinin bulunduğunu, cari hesap kayıtları incelendiğinde davacı tarafça kambiyo senedi teslim ya da nakit olarak yapılan ödemelerin davacı hesabına alacak olarak kaydolunduğu,

davacıya satılarak faturalandırılan ürün bedellerinin de davacı tarafça keşide ya da ciro edilen kambiyo senetlerinden ödenmeyenlerin davacı hesabına borç olarak kaydolunduğunun görüleceğini, davanın açıldığı 06/03/2018 tarihi itibariyle müvekkili şirketin ticari defter ve belgeleri incelendiğinde müvekkilinin davacıya borçlu değil davacıdan alacaklı olduğunun görüleceğini beyanla davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "Eldeki davada, ticarî nitelikteki satış sözleşmesi nedeniyle davacı tarafça avans şeklinde yapılan ödemelere ilişkin siparişlerin teslim edilmemesi iddiası ile, ödenen sipariş bedelleri ve cari hesaba dayalı alacağın tahsili talep edilmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde; davacı tarafça sipariş edilen malların davacıya eksizksiz teslim edildiğini, fakat davacı tarafça sipariş bedellerine ilişkin verilen kambiyo senetlerinin karşılıksız çıkıp tahsil edilemediğinden davalının davacıdan alacaklı olduğunu bildirmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/3 maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış; tarafların sunduğu bilgi ve belgeler de eklenerek ek raporlar alınmıştır. Fakat bilirkişi incelemeleri sonucunda hazırlanan raporlarda tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, birbirinden farklı kayıtlar ihtiva ettiği görüş ve mütalaa edilmiştir. Bu durumda davacı ticari ve defter kayıtları kendi lehine delil olarak kabul edilemeyecektir.

Kaldı ki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 207/2. maddesi uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Öte yandan çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir.

Somut olayda olduğu gibi aksinin iddia edilmesi halinde bir başka ifade ile çekin avans olarak verildiği, ancak karşılığında mal teslim edilmediğinin iddia edilmesi halinde ispat yükü malın teslim edilmediğini iddia eden yana düşmektedir. TBK’nın 207. maddesi uyarınca davacının, davalıya, mal alımı için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, aslolanın peşin satış olup satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu,

ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği ve aksini iddia eden ve çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiği ve mal teslim edilmediğini iddia eden davacı tarafından bu durumun yazılı delillerle ispatı gerekir.Davacı taraf avans olarak yaptığı ödemelere ilişkin malların teslim edilmediğini de usulüne uygun delillerle ispat edememiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında tarafların ticari defterleri ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, birbirinden farklı kayıtlar ihtiva ettiğinden bahsedilerek müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların müvekkil lehine delil teşkil etmeyeceği kanaatine varıldığını, bu kanaate dayanarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarında taraflara ait ticari defter ve kayıtlarda bulunan farkın sebebinin tespit edildiğini, buna göre farkın davalı tarafın,

defter ve kayıtlarında müvekkilinden aldığı çek ve senetlerin tahsil edilmediği iddiasıyla bu çek ve senet miktarlarını alacak kaydı olarak işlemesinden kaynaklandığını, yargılama aşamasında söz konusu çek ve senetlerin tahsil edilip edilmediğine ilişkin inceleme yapıldığını ve bu çek ve senetlerin büyük bir bölümünün davalı yan iddialarının aksine tahsil edildiğini, bu husus dosya muhtevasıyla sabit iken Mahkemece taraf defterlerinde bulunan kayıtların birbiri ile uyumlu olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini, ayrıca dava dilekçesinde tanık anlatımları,

yemin ve sair her türlü yasal delile başvurduklarının sabit olduğunu, Mahkemece bu delilleri araştırılmadan yalnızca taraflara ait ticari defterler ve kayıtların uyumlu olmamasından bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine gerekçeli kararda çekin avans olarak verildiğinin ancak karşılığında mal teslim edilmediğinin iddia edilmesi halinde ispat yükünün malın teslim edilmediğini iddia eden yana düşeceği kanaatine varıldığını, bu kanaate dayanarak davanın reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini,

davalı şirketin imalatı olan mobilyaları kendi mağazasında teşhir ederek Denizli ve çevresine toptan ve perakende olarak sattığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesaba yönelik olduğunu, müvekkilinin sipariş üzerine davalıdan mobilya aldığını, çek, senet ve nakit olarak satın aldığı mobilyaların borçlarını ödemekte olduğunu, müvekkilininin davalı şirkete verdiği çek, senet ve nakit ödemelerin bir nevi güvence olarak davalı şirkette tutulduğunu, müvekkilinin cari hesaba göre alacaklı konumda olmasına rağmen davalı şirketin müvekkilinin siparişlerini yerine getirmemeye başladığını,

bu hususta dosya muhtevasında bulunan bilirkişi raporlarıyla taraflar arasında gelişen ticari faaliyet hareketlerinin ön ödemeli (verilen sipariş avansı) olarak gerçekleştiğinin sabit olduğunu, ayrıca müvekkilinin avans olarak verdiği çeklerin karşılığında davalı tarafından mal teslim edilmediğinin ispatının müvekkiline yüklenemeyeceğini, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, somut olayda ispat yükünün davalı şirkette olduğunu, davalının sipariş edilen malın teslim edildiğini ispat edeceğini,

bu hususta dosya muhtevasında bulunan 09.11.2021 tarihli ek-2 bilirkişi raporunda davalı tarafın müvekkilinin defterlerinde bulunmayan faturalara konu malların müvekkiline teslimi ile ilgili bilgi ve belgelerin incelenmesinin önemli olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin, sipariş edilen malların kendisine teslim edilmediğini ispat etmeyeceğini, davalı şirketin sipariş edilen malların teslim edildiğini bilgi ve belgelerle ispat edeceğini,

buna göre çekin avans olarak verildiği ancak karşılığında mal teslim edilmediğinin iddia edilmesi halinde ispat yükünün malın teslim edilmediğini iddia eden yana düşeceği kanaatine dayanarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın gerekçesinde müvekkilinin davalıya mal alımı için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, aslolanın peşin satış olduğu, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu,

ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği ve aksini iddia eden ve çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiğinin ve mal teslim edilmediğinin de usulüne uygun delillerle ispat edilmediği kanaatine varıldığını, bu kanaate dayanarak karar verilmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete verdiği çekleri sipariş ettiği mallara karşılık avans olarak verdiğini, 02.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda bu hususta "taraflar arasında gelişen ticari faaliyet hareketlerinin ön ödemeli (verilen sipariş avansı) olarak gerçekleştiği" nin tespit edildiğini,

sonrasında 09.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda da bu hususun yeniden anıldığını, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari faaliyetin ön ödemeli olduğunu, müvekkili tarafından davalıya verilen çeklerin avans ödemesi olduğunun açıkça anlaşıldığını, bilirkişi raporlarının tümü dikkate alındığında kök raporda tespit edilen müvekkilinin davalı şirketten dava tarihi itibariyle 1.294.399,32 TL cari bakiye alacağından 1.138.000,00 TL (davalı tarafa ticari alışveriş sebebiyle verilmiş bulunan ve karşılıksız çıkmış, ödenmemiş,

davalı tarafça icra takibine konu edilmiş toplam tutar) çıkarıldığında müvekkilinin davalı şirketten 156.399,32 TL cari bakiye alacağının olduğunu, bu hususun 09.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.

Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;

Dava; mobilya alım-satım sözleşmesine dayalı cari hesaptan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı ticari nitelikteki satış sözleşmesi nedeniyle yaptıkları avans ödemelerine ilişkin siparişlerin teslim edilmediğini iddia ederek ödenen sipariş bedelleri ve cari hesaba dayalı alacağın tahsilini talep etmiş; davalı taraf ise davacı tarafından sipariş edilen malların davacıya eksiksiz teslim edildiğini, fakat davacı tarafça sipariş bedellerine ilişkin verilen kambiyo senetlerinin bir kısmının karşılıksız çıktığını, çekler tahsil edilemediğinden asıl kendilerinin davacıdan alacaklı olduklarını savunmuştur.

Davalı tarafın cevap dilekçesinde bizzat cari hesap kayıtlarında davacı tarafça kambiyo senedi teslimi ya da nakit olarak yapılan ödemelerin davacı hesabına alacak olarak kaydolunduğunu, davacıya satılarak faturalandırılan ürün bedelleri ile davacı tarafça keşide ya da ciro edilen kambiyo senetlerinden ödenmeyenlerin davacı hesabına borç olarak kaydolunduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Yerel Mahkemece iddia ve savunmalar doğrultusunda tarafların ticari defter ve belgeleri ayrı ayrı inceletilerek bilirkişi raporları ve ek raporlar alınmış olup işbu raporlarda da davalı tarafın ödenmeyen çekleri kendi ticari defterlerine davacı adına borç kaydettiği anlaşılmış olup bunun üzerine Mahkemece çeklerin ödenip ödenmediği hususunda ilgili bankalara müzekkereler yazılarak çeklere ilişkin bilgiler de toplanmış olmasına rağmen davalının bizzat kendi savunmasında belirttiği ve bilirkişi raporlarıyla da sabit olan durumun aksine peşin satış karinesine dayanılarak davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Bu durumda Mahkemece; yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların ticari defter ve belgelerinin fiziken veya dijital ortamda dosyaya sunulması sağlanarak, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları ile iddia ve savunmaları, icra takip dosyaları, çeklerin tahsil edilip edilmediğine ilişkin banka cevabi yazıları ve dosyada mevcut tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığının tespiti hususunda yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Kabule göre de; ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususları ispat edemediği kanaatine varılması halinde davacının dava dilekçesinde açıkça yemin delile dayanmış olduğu gözetilerek yemin delilinin hatırlatılmaması da isabetsizdir.

Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekillinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davacıya İADESİNE,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE,

8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/11/2025

....

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1464, K. 2025/1120, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1464
Karar No
2025/1120
Tarih
18 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1464 K.2025/1850
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1465 K.2025/1918
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1472 K.2025/1097
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1477 K.2025/1859
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1484 K.2025/1798
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1490 K.2025/1111

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.