KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2044 - 2025/2227
- Dosya no
- 2022/2044
- Karar no
- 2025/2227
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2022
- Numarası
- 2021/674 ESAS 2022/525 KARAR
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av.
- Davanın konusu
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 31/10/2025
- Yazım tarihi
- 31/10/2025
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih, 2021/674 Esas, 2022/525 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'a ait ... sevk ve idaresindeki ...
Plaka sayılı ... marka panelvan araç ile 23.06.2021 tarihinde seyir halinde iken müvekkili sürücünün kusur olmadan motor kısmından dumanlar çıkmaya başladığını ve akabinde alev alarak yandığını, aracın yetkili servise çektirildiğini, aracın kaza tarihinden bu yana çalışmadığını, aracın durum tespitinin davalı sigorta şirketi eksperince yapıldığını, davacı müvekkile aracın pert olduğuna dair kanaat bildirildiğini, müvekkilimin uğradığı maddi zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu,
fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak ve alacak miktarı belirlendikten sonra taleplerini arttırmak üzere şimdilik 100,00.TL maddi tazminatın sigorta şirketine ön başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının zararının davadan evvel alınan ekspertiz raporu ile belirlenmiş olduğundan huzurdaki davanın belirsiz alacak şeklinde açılmasının hukuki yararının olmadığını, HMK m.107 hükmünün amacına aykırı olduğundan hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin Maslak Sarıyer/İSTANBUL olduğundan mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu,
davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 15.10.2019-2020 tarihleri arasında sigortalı bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketi kasko poliçesi gereği ancak gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle davacı tarafın öncelikle zararını ispatlaması gerektiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; meydana gelen rizikonun poliçe teminat kapsamında bulunduğunu, ayrıca davacının talep edebileceği rayiç değerinin Türkiye Sigortalar Birliği tarafından yayınlanan kasko değer listesindeki 75.092,00.TL olduğunu, davacının bu doğrultuda talebini arttırdığını, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; sigorta tazminatının zenginleşme aracı olmadığını, dolaylı ve yansıma zararların poliçe teminatı düşündü olduğunu, yerel mahkeme kararında davacı lehine hükmolunan 75.092,00.TL'nin sebepsiz zenginleşme kapsamında olduğunu, yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararların teminat dışı olduğunu, sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça aracın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen her türlü arızalar,
kırılmalar ile lastiklerde meydana gelen zararların teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin teminat dışı kalan bir durum nedeniyle ödeme yapmasının mümkün olmadığını, ayrıca davada yasal faiz işletilmesi gerekirken avans faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından, 23/06/2021 tarihinde, sigortalı aracın motor kısmında meydana gelen yangın sonucu aracın pert olduğu iddia edilerek, zararın davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, araçta meydana gelen yangın sonucu oluşan hasarın teminat dışı olduğunu savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın ıslahla artırılan 75.092,00.TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nin 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, özellikle kasko sigortası sözleşmesine konu aracın trafik kayıtları ile davalı sigorta şirketinin hasar dosyası ve ekspertiz raporu getirtilip kazalı aracın rayiç değerine etki eden marka ve tipi ile model yılı,
kaza tarihi itibariyle sürüş kilometresi ve önceki tarihe ilişkin hasarsızlık durumu ve benzeri unsurlar gözetilip piyasa araştırması yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 75.092,00.TL olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirildiği, bu haliyle bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmakla mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından,
ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunmuş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2044, K. 2025/2227, 31 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama