KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Mirasçı
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2025
- Dosya no
- 2022/2350
- Karar no
- 2025/2548
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/03/2022
- Numarası
- 2015/... Esas, 2022/... Karar
- Müteveffa
- ... - TCK NO:...
- Davacılar
- 1-... -TCK NO: ...,
- 2-... -tck no
- ...
- 3-... -tck no
- ...,
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...,
Karar Metni
1.402 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
2-..., ... - VEKİLİ : Av. ...,
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 28/11/2025
YAZIM TARİHİ : 28/11/2025
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı-karşı davalı vekilinin 19/06/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... Limited arasında 03/01/2013 tarihli gemi adamı iş akdi düzenlendiğini, davacının bu sözleşmeye göre Malta bayraklı M/V ... adlı geminin kaptanlık görevini ifa ettiğini, davalılardan ... Tic. ve San.
A.Ş ise Zelek Shipping Limited’in Türkiye acentesi olduğunu, davacı ile davalılar arasında imzalanan gemi adamı iş akdine göre davacı ..., aylık 4.000,00.USD karşılığında toplam 6 ay süreli olarak Malta bayraklı M/V ... adlı gemide kaptan olarak görevlendirildiğini, ancak davacı gemide 35 gün çalıştıktan sonra hiçbir sebep gösterilmeksizin davacının iş akdine son verildiğini, davacıya davalılar tarafından sadece 35 günlük ödeme yapılmış olup, geri kalan kısım için hiçbir ödemede bulunulmadığını, bunun üzerine davacının iş akdinden kaynaklanan alacağı nedeniyle TTK 1320, 1321,
1380 ve devamı maddelerinden doğan Kanuni Rehin Hakkı gereğince davalı/borçlular aleyhine Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/... esas sayılı dosyası ile taşınır rehni takibi yapıldığını, ancak borçlular tarafından takibe yetkiye ve borca itiraz edilmiş ve icra takibinin durdurulduğunu, Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... esas sayılı dosyasında davalılar yetkili İcra Müdürlüğü'nün İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Müdürlüğü olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunduğunu,
bunun üzerine davacı tarafca icra dosyasındaki yetkiye itirazın kaldırılması amacıyla Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/180 esas sayılı dosyası ile dava açılmış ve Mahkemenin 2015/337 karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilerek yetkiye itirazının kaldırıldığını, söz konusu uyuşmazlıkta Mersin İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı .... Ve Davalı ...Ş vekilinin c evap dilekçesinde özetle; ... San.
A.Ş. hizmet sözleşmesinin imzalandığı dönemde Acente olduğunu, acentenin ticari merkezinin adresinin Kartal/İstanbul olduğunu, açılacak davanın ister izafeten ister doğrudan doğruya olsun yetki yönünden hatalı açıldığını, yetkili Mahkemenin acente davalı yönünden İstanbul Anadolu Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, Mersin İcra Mahkemesi'nin 2015/180 esas ve 2015/337 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden temyiz edildiğini, be sebeple davalı acenteye karşı açılan davanın usul ve esas yönden reddini talep ettiğini, ... davalı şirketinin davacının çalıştığı dönemde geminin sahip ve donatanı olan şirket olduğunu, adresinin Malta'da olduğunu,
Mersin’de bu şirketin Merkez veya Şubesinin bulunmadığını, Mersin ile hiçbir irtibatının da bulunmadığını, icra takibi ve işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının icra takibi sırasında ve İcra Mahkemesi yargılamasında fiilen ödemenin Mersin’de yapıldığına dair bir kanıt sunmadığını, İcra Mahkemesi'nin kararı temyiz edildiğini ve henüz kesinleşmediğini, ... San.
A.Ş isimli davalının iş sözleşmesine taraf olmadığının açık olduğunu, o dönemde acente olarak diğer davalının davacıya hizmet verdiğini, bu davalı yönünden esas yönden davanın reddi gerektiğini, davacının ‘Kaptan’ olduğunu, davacı vekilinin belirttiği şekilde gemide çalışmak için gemiye atandığının inkar edilmediğini, davacının görevini gereği gibi yapmadığını, görevini yapmadığı için davalı şirkete zarar verdiğini, uyarılara rağmen zarar verdiği fiiline son vermediğinden gemiden alındığını, bu sebeple karşı dava talebi ile iş bu dava ile davalı şirket davacı/karşı davalıya zararı için karşı dava açmakta olduğunu,
davalı yönünden fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik USD 5.060,00 (Beşbin altmış Amerikan Doları) zararın davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı Malta bayraklı M/V ... adlı gemide gemi adamı (kaptan) olarak çalıştığını iddia ederek davalıdan alacağının tahsili için iş bu davayı açtığı, dosya kapsamından geminin yabancı bayrak taşıdığı, bu nedenle Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, davacının talebi hakkında uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümleneceği, buna göre uyuşmazlığın asıl dava ve karşı dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile, TTK'nin 5/3 maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu,
görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduğu, taraflar ileri sürmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, görev hususunun dava şartı olduğu gözetilerek; mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın, HMK'nin 114/1-c,115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalı aleyhine müvekkili şirketler lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı vekalet ücretinden doğan sorumluluğunun olmadığını, bu davada da tüm işlemlerin müvekkili şirketleri temsilen vekil eliyle Avukatlık Kanunu'na uygun şekilde yürütüldüğünü, dava sonunda da görev itirazlarının kabul edildiğini, görev yönünden bu davanın usulden reddine karar verildiğini, ortada bu sonucu sağlayan bir avukat emeğinin bulunduğunu belirterek talepleri yönünde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, gemi işletmecisi ve acente ile davacı arasında akdedilen ve davalı ...'ye ait yabancı bayraklı M/V ... isimli gemide ifa edildiği anlaşılan kaptanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine, karşı dava ise aynı sözleşmeden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gemi kaptanı olduğunu ve müvekkili ile davalılar arasında akdedilen 03/01/2013 tarihli gemi adamı iş akdi uyarınca müvekkilinin davalı ...'ye ait yabancı bayraklı M/V ... isimli gemide 6 aylık bir süre için gemi kaptanı olarak çalışmaya başladığını, ancak işe başladıktan 35 gün sonra hiç bir gerekçe gösterilmeden iş akdinin feshedildiğini belirterek bakiye ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ... ise,
davacının gemi kaptanlığı görevini gereği gibi ifa etmediğini belirterek uğradıkları zararın davacıdan tahsiline karar verilmesini ve ayrıca her iki davalı da davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Eldeki davada davacının hizmet akdi ile çalıştığı gemi yabancı bayraklı (MALTA) olduğundan 854 sayılı Deniz İş Kanununun 1. maddesi gereği, somut uyuşmazlığa Deniz İş Kanunu uygulanamayacak olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Yasa'nın 2. kısım 6. bölümünde düzenlenen hizmet akdine ilişkin kuralların uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’da gemi adamlarının alacaklarına ilişkin hüküm bulunmaması ve somut olayda aynı Kanunun 4. maddesinin uygulanmasını gerektirir uyuşmazlık bulunmamasına göre, 6100 sayılı HMK gereği, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemeleri görevli olup, mahkemece bu husus gözetilerek genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1542 Esas, 2019/3323 Karar sayılı kararı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/9977 Esas, 2016/9950 Karar sayılı kararı)
Bilindiği gibi 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder" hükmü yer almaktadır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, mahkemece HMK'nın 331. maddesine uygun olarak yargılama harç ve giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine karar verildiği, davalı-karşı davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı-karşı davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2350, K. 2025/2548, 28 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama