KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2026
- Dosya no
- 2022/2730
- Karar no
- 2026/78
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2022
- Numarası
- 2020/... Esas, 2022/... Karar
- Davacı
- ... - TCK NO:..., ...
- Vekili
- Av. ...,
- Davalı
- ... - TCK NO:..., ...
- Vekilleri
- Av. ...,
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Av. ...,
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 16/01/2026
YAZIM TARİHİ : 16/01/2026
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, zira bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, taraflar arasında her hangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, bono üzerinde tahrifat yapıldığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili ise katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olmadığının ispat yükümlülüğü davacı-borçlu tarafa aittir. Davacı taraf senedin teminat senedi olduğunu ve gerçek bir borcu yansıtmadığını HMK'nın 200 ve 201. maddeleri gereği yazılı delil ile ispatlamalıdır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2019 tarih ve 2018/... karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19/01/2016 tarih ve 2015/... karar sayılı kararları da bu yöndedir.)
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu ve senette tahrifat bulunmadığı, bononun nakit para karşılığı düzenlendiği ve ispat yükünün davacıda olduğu, senedin teminat senedi olduğunun ve bedelsiz olduğunun yazılı deliller ile ispatlanması gerektiği, ancak bu hususta da bir delil sunulamadığı, bu sebeple davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Bilindiği gibi 2004 sayılı İ.İ.K.'nın 72/4 maddesinde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; mahkemece 25/08/2022 tarihli ihtiyati tedbir ara kararı ile dava konusu icra takibinde İİK 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, teminatın yatırıldığı ve işbu kararın icra müdürlüğü nezdinde infaz edildiği, bu haliyle mezkur yasa hükmü gereğince davalı lehine tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2730, K. 2026/78, 16 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama