KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2026
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2744 - 2026/91
- Dosya no
- 2022/2744
- Karar no
- 2026/91
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2022
- Numarası
- 2021/1031 ESAS 2022/900 KARAR
- Davacı
- ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... MUZ GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 16/01/2026
- Yazım tarihi
- 16/01/2026
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1031 esas 2022/900 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı ile imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan ticari kredi borcunun, davalıya gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen ödenmediği iddia edilmiş, davalı ise, yetkili icra dairesinin Mersin İcra Dairesi olduğunu, davacı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının henüz muaccel olmayan kredi borcunu talep ettiğini, aynı alacakla ilgili mükerrer olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/3776 sayılı dosyada takip bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur
İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenini yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki sözleşmede, uyuşmazlık halinde Adana İcra Dairelerin ve Mahkemeleri'nin yetkili olacağına dair hüküm bulunduğu, bu nedenle davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davaya esas teşkil eden ...
İcra Müdürlüğü'nün 2021/276 sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 746.010,70.TL üzerinden, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından, aynı alacakla ilgili olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/3776 sayılı dosyada takip başlatıldığı belirtilip, takibin mükerrer olduğu savunulmuş ise de, İİK. m. 45/f.
I uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilmekte, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse, kalan alacağını iflâs ya da haciz yoluyla isteyebileceği, davalının mükerrer takip savunmasının yerinde olmadığı, taraflar arasında 16/11/2018 tarihinde 3.000.000,00.TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı,
Mersin 2.Noterliği'nden gönderilen 29/03/2021 tarihli 8381 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kredi borcunun 28/03/2021 tarihi itibari ile kat edilerek muaccel hale geldiğinin, 735.674,58.TL borcun 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilk derece mahkemesince, takibe ve davaya dayanak teşkil eden Genel Kredi Sözleşmesi ve hesap kat ihtarlarının incelenmesi suretiyle alınan bilirkişi raporunda icra takip tarihi itibari ile bankanın alacak miktarının 731.122,03.TL olarak tespit edildiği, davacı tarafından alacak tutarından 335.000,00.TL talep edildiği,
davalının rehin miktarlarına itirazının bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, denetime elverişli, dosya kapsamına ve kredi genel sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ve esas alınan temerrüt tarihlerinde ve faiz oranında her hangi bir hukuka aykırılık olmadığı, davalıya kullandırılan KGF destekli kredilerin sınıfı dikkate alındığında, yönetmelikte yer alan 90 günlük takibe geçme süresinin 180 gün olarak uygulanamayacağı, davalının, alacağın muaccel olmadığı yönündeki savunmalarının yerinde olmadığı,
ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu esas alınıp davanın kabulüne, ayrıca alacağın likit olması dikkate alınarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan redine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2744, K. 2026/91, 16 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama