KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2022
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/288 - 2022/470
- Dosya no
- 2022/288
- Karar no
- 2022/470
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... ESAS- ... KARAR
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/04/2022
YAZIM TARİHİ : ...
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, yapılan ön inceleme sonucunda istinaf edilen miktarın istinaf kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili kurumun 233 sayılı KHK uyarınca kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, bina ve eklentilerinde güvenliğin sağlanmasının ihale yöntemi ile özel güvenlik şirketlerinden satın alındığını, özel güvenlik hizmetinde ihale edilen her bir yüklenici firmanın ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri kendilerinin belirlediğini, söz konusu firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumluluğun bu firmalara ait bulunduğunu,
zaten işin doğası gereği de ihale makamı olan müvekkili kurumun hizmet alımı için ihaleye çıkarak söz konusu güvenlik işini ihale usulü gereği en uygun teklifi veren firmaya bıraktığını ve bu firmanın da kendi çalıştırdığı işçileri ile bu hizmeti verdiğini, kendi işçileri açısından doğacak sorumlulukların da bu firma tarafından yerine getirilmesi gerektiğinin açık olduğunu,
dava dışı ... ... adlı özel güvenlik görevlisinin de müvekkili kurumun özel güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketlerin bünyesinde 16.09.2013 tarihinde işe girdiğini ve 05.10.2016 tarihinde çalışmış olduğu işyerinin tasfiye edilmesinden dolayı yüklenici firmaya iadesi yapıldığını, bunun üzerine ... ...'in çalışmış olduğu 03 yıl 19 gün hizmetinin karşılığı olarak 6.628,15.TL kıdem tazminatının kendisine müvekkili kurum tarafından 02.12.2016 tarihinde ödendiğini, dava dışı ... ...'in müvekkili idare bünyesinde ihale ile özel güvenlik hizmetlerinde bulunan davalı şirketler bünyesinde çalışan bir işçi olduğunu,
söz konusu Şirketlerle müvekkili kurum arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartnamelerin ilgili maddeleri, 4875 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 162-168 maddeleri uyannca müvekkili kurum tarafından ... ...'e ödenen bedelin davalı şirketler tarafından müvekkili kuruma geri ödenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun ihale makamı olmasına ve ... ...'in müvekkili kurumun değil de davalı şirketlerin işçisi olmasına binaen, müvekkili Kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen tutarın davalılardan tahsilinin gerektiğini belirtmiş, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla,
müvekkili kurum tarafından ödenen 6.628,15.TL’nin 02.12.2016 ödeme tarihinden itibaren sözleşme faizi (sözleşmede hüküm bulunmayan dönemlerde ticari avans faizi) ile birlikte davalı şirketlerin ilgili dönemlere ilişkin sorumlulukları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde dava değerinin 6.628,15.TL olarak gösterildiği, yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf konusu miktar 1.648,00.TL'dir.
02/12/2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı karar tarihi olan 2021 yılı için 5.880,00.TL'dir.
HMK'nun 341/4 maddesi uyarınca alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz.
Somut dosyamızda, dava değerinin dava dilekçesinde 6.628,15.TL olarak gösterildiği ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği, red edilen dava değerinin 1.648,00.TL olduğu, karar tarihi olan 2021 yılı için istinaf kesinlik sınırının 5.880,00.TL olduğu, red edilen dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesi'ne aittir. Ancak İlk Derece Mahkemeleri'nin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 Sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.
Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, İlk Derece Mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, İlk Derece Mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.
İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunun Yönetmeliğinin 8/11 maddesi gereğince Kanun Yolu Formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesi'nin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesi'nce kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi'nin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 Sayılı HMK'nın 352/1 maddesi gereğince gerekli kararın (usulden red kararının) verilmesi gerekecektir.
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın red edilen kısmı 6100 Sayılı HMK'nun 341/2 maddesi uyarınca kesin niteliktedir. Davacı tarafın kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, esasa ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesi ve 352/1-b maddesi gereğince istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/288, K. 2022/470, 14 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama