KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2026
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2888 - 2026/100
- Dosya no
- 2022/2888
- Karar no
- 2026/100
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2022
- Numarası
- 2021/830 ESAS 2022/731 KARAR
- Davacı
- ... SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- 1 -... İNŞAAT MADENCİLİK TURİZM NAKLİYE PETROL LPG VE TARIM ÜRÜNLERİ İTHALAT İHRACAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Davalı
- 2
- Vekili
- Av.
- Tasfiye memuru
- ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/01/2026
- Karar yazım tarihi
- 19/01/2026
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/830 esas 2022/731 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, taraflar arasında Hizmet Alım Sözleşmesi bulunduğu, davalılar yanında işçi olarak çalışan dava dışı ...'ün, işçilik alacakları için 15/10/2019 tarihinde 23.049,48.TL ödeme yapıldığı iddia edilerek, yapılan ödemenin davalılardan rücuen tazmini talep edilmiş, davalılardan .....Ltd.Şti ise, işçilik alacaklarından idarenin sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, aksi halde yarı oranında sorumlu tutulmaları gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ile davalılardan .....Ldt Şti ve ......Ltd. Şti. vekilleri tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı ilamı benzer mahiyettedir)
Davalı alt işverenin asıl işveren olan davacıya karşı işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup, davalının işçiyi çalıştırmadığı dönemlerden dolayı sorumluluk altına sokulması doğru değildir.(Yargıtay 13. HD'sinin 2016/1699-2018/3248- Yargıtay 23. HD'sinin 2014/700-2015/709 EK sayılı karaları benzer mahiyettedir)
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü bulunmamaktadır. (Yargıtay 15.HD'sinin 2021/1308-351 EK ve Yargıtay 23.HD'sinin 2019/1244-2020/2303 EK sayılı kararı bu mahiyettedir.)
Somut olayda, davacı ile davalılar arasındaki hizmet alımına dair sözleşme ve eki olan şartnamelerde, çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı ve diğer yasal yükümlülüklerin alt işverende olduğuna dair açık hüküm bulunduğu, davalılardan ... şirketi ile imzalanan sözleşmelerde ise rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davacı işverenin, işçiyi çalıştıran tüm davalı yüklenicilerden, işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak üzere, ödediği bedelin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, mahkemece davalıların tam sorumlu olduğu kabul edilerek,
davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ilk derece mahkemesi'nce 23.049,48.TL üzerinden açılan davanın 22.636,68.TL'lık kısmının kabulüne karar verildiği, davacı yönünden reddedilen 416,80.TL ve davalılardan ... şirketi yönünden kabul edilen 3.231,72.TL miktarın gerek dava tarihi, gerekse karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu, istinafa başvuran davacı ve davalı ... yönünden miktarın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurumayacakları anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalılardan ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2888, K. 2026/100, 19 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama