KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/507
- Karar no
- 2025/722
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/09/2021
- Numarası
- 2020/505Esas 2021/491Karar
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... -...
- Vekili
- Av. ....
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 17/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 17/04/2025
Karar Metni
1.424 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahekemesi'nin 09/09/2021 tarihli 2020/505 Esas 2021/491 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...' nin yurt dışında yaşmakta iken Mersin İlinde bir taşınmaz satın alarak yerleşmeye karar verdiğini, Mersin İli ... ada ... parsel de tapuya kayıtlı ..., ... metrekare yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazı 4/5 hissesini satın aldığını, bu yeri satın aldığında kullanılamayacak durumda olduğu için imar ihya çalışması yaptığını, taşınmazda oturabilmek ve ziraat yapabilmek için elektrik enerjisi ve su elde etmek için ... nin aracılığı ile davalı ...’ den güneş paneli, rüzgar gülü, bir göz prefabrik oda ve su motoru yaptırarak satın aldığını, buna karşılık ...’ e bono verdiğini,
müvekkilinin bu bono bedelini peyder pey ödediğini, davacı bunun dışında yurt dışına çıkacağı sırada ihtiyaç duyduğu para için davalı ... den 8.000 TL nakit borç para aldığını buna karşılıkta bu miktarlı sadece bedel kısmı yazılı vaziyette bir adet senet verdiğini, davacı yurt dışından dönüşte borcunu davalı ... e ödediğini, davacı borcunu ödedikten sonra bir çok defa davalı ... den bedelsiz kalan senedini kendisine iade etmesini istediğini,
Davalı ... de “amca merak etme senin bana borcun yok benimde senden alacağım yok bir ara senedini veririm ” diyerek her seferinde davacı müvekkilini oyaladığını ve bugüne kadar bedelsiz kalan bu senedi davacıya iade etmediğini, 2016 yılı Aralık ayında davacının yeğeni olan ... davacıyı cep telefonu ile aramak suretiyle ona hitaben;
davacı ...’ nin bedelini ... e ödediği 8.000 TL lik senedi ... den aldığını bu senedin kendisinde olduğunu, davacı ...’ ye bildirerek “senin bana borcun var, bana 100.000 TL ödeyeceksin, aksi halde senedi vermem” dediğini, müvekkilinin de yeğeni olan ...’ ye hitaben “ben bu senedin bedelini ... e ödedim, neden sana para ödeyim ki” dediğini, bunun üzerine ...
Whatsaap üzerinden davacıya bedel kısmında 48.000 TL yazılı bir senedin fotoğrafını göndererek “senet bende, ben bu senetle senden 100.000 TL den de fazlasını almasını bilirim, seni icraya verecem” demiştir. Bu diyalog sonrası amca yeğen olan davacı ... ile ... arasında nahoş konuşmalar olduğunu ve çekişme başladğını, hemen akabinde de bu kez ...
Whatsaap üzerinden bedel kısmı 148.000 TL yazılı bir senet fotoğrafı göndererek " ben bu parayı fazlasıyla senden alırım" diye tehditler savurduğunu bir süre sonra davacı aleyhine Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2017/3210 Esas sayılı dosyasıyla 148.000 TL bedelli lehtarı ... olan bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/14376 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayetçi olduğunu, soruşturma sonucunda alınan bilirkişi raporunda icra takibine konu 148.000 TL bedelli bono altında borçlu ... adına atfen atılan imzanın davacı ... ait olduğu saptandığnı,
Davalı ile ... hakkında çok sayıda tefecilik ve benzeri mali suçlardan şikayet, soruşturma ve mahkumiyet hükümlerinin bulunduğunu, ayrıca Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2017/3210 Esas sayılı dosyasında takip yapanlar hakkında Mersin 2. Ticaret Mahkemesi 2018/784 Esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığını, arabuluculuk görüşmesinde davacı ve davalı arasında anlaşmaya varılamadığını belirterek.
Davanın kabulü le davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespiti ile Mersin 5. İcra Müdürlüğü 2017/3210 Esas sayılı icra takibine konu bononun iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, iş bu davanın Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/784 Esas sayılı davası ile birleştirilerek yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesini ve içeriğini kabul etmediklerini, davacı tarafından müvekkile davaya konu edilen senet verilmediğini, müvekkilinin davaya konu olaylar ve senet ile ilgisi olmadığından davacı tarafından müvekkile dava açılmasında bir hukuki yarar bulunmadığını davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, öncelikle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacının bahsettiği iddialar incelendiğinde, davacının aleyhine açılan icra takibindeki senet imzasına itiraz ettiği ve de imzanın kendisine ait çıktığını,
daha sonra senet miktarının aslında 48.000 olduğunu, başına rakamla 1 yazı ile YÜZ yazılarak senette tahrifat yapılarak senedin 148.000 TL haline getirildiğini iddia ettiğini alınan bilirkişi raporu ile senette tahrifat yapılmadığının ortaya çıktığını, çeşitli iddialarla yapılan farklı tüm şikayetlere takipsizlik kararı verildiğini, davacının bu kez de senedin müvekkile verildiğini, 8.000 TL olduğunu, daha sonra 148.000 haline getirildiğini iddia ederek huzurdaki davayı açtığını,
müvekkilinin davaya konu iddialarla ve davaya konu edilen senetle hiçbir ilgisinin bulunmadığını tarafları ayrı olan başka bir dosya ile birleştirme talebini de kabul etmediğini belirterek neticede, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine, davaya konu edilen senedin tarafı müvekkili olmadığından ve müvekkilinin bir alacak iddiası olmadığından, olmayan alacağa, menfi tesbit yapılamayacağından hukuki yarar ve sebep yokluğu nedeniyle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine, müvekkile ödenmek üzere % 20 den az olmamak üzerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Yapılan incelemede, alacaklı ... tarafından Mersin 5.icra müd 2017/3210 E sayılı dosyası ile dava dışı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 21.10.2015 düzenleme tarihli, 16.05.2016 vade tarihli ve 148.000,00 TL bedelli bono olduğu, bonoda keşidecinin ..., lehdarın ... olduğu, davacı ...' in bonoda lehdar yada ciranta olarak yer almadığı, her ne kadar ... aleyhine menfi tespit davası açılmış ise de, davalı ...' in senette ve icra takibinde taraf sıfatı bulunmadığı,
bu nedenle taraf olunmayan bir dosyadaki senetten dolayı menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı, nitekim mahkememizin 2018/784E-2020/350 Karar sayılı dosyasında verilen karar da da bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davanın pasif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı bonoda taraf olmadığını, bonoda her ne kadar lehtar hanesinde davalı ...'in ismi yazılı değilse de geçmişte 8.000.TL bedelli olarak ... lehine düzenlenen senet ...'e verildiğini ... alacağını aldığı halde bedelsiz kalan senet davacıya iade edilmediğini, davacıdan alacak iddiası da olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle menfi tespit istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı vekili tarafından müvekkilinin davalıdan nakden 8.000,00 TL borç para aldığı ve buna karşılık davalıya bu miktarlı sadece bedel kısmı yazılı vaziyette senet verdiği, bedelini ödediği senedi istediğinde davalının müvekkilini oyalayarak senedi iade etmediği, daha sonra davacının davadışı yeğeni ... tarafından senedi davalıdan aldığı söylenilerek müvekkilinden tehditle para istenildiği,
müvekkilinin para isteğini kabul etmemesi üzerine davadışı yeğeni ...'nin bedel kısmında 148.000,00 TL yazılmış şekilde senedi icra takibine konu ettiği iddia edilerek sözkonusu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş ise de, uyuşmazlık konusu bonoda davalının lehtar veya ciranta yahut başka sıfatla yer almadığı, davalının cevap dilekçesinde de davacıya yönelik bir alacak iddiasının bulunmadığını beyan ettiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından,
davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
... · Başkan · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Katip · ... · ¸
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/507, K. 2025/722, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama