KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/614 - 2025/351
- Dosya no
- 2022/614
- Karar no
- 2025/351
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2021
- Numarası
- 2019/438 ESAS 2021/821 KARAR
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.536 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 3- ... :4- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 5- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 6- ... 7- ... 8- ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2025
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/438 esas 2021/821 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalılar ile müvekkili arasında yapılan sözleşme kapsamında davalılar tarafından alt işveren sıfatı ile çalıştırılan dava dışı işçi ...'nın iş akdinin sona ermesini müteakip Adana 3. İş Mahkemesi'nin 2016/239 esas sayılı dosyası üzerinden ikame ettiği davanın kabulüne karar verildiğini, dava dışı işçi tarafından kabul kararının akabinde davacı hakkında adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6865 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını ve müvekkilinin dava dışı işçiye 17/07/2017 tarihinde 111.052,04.TL ödeme yaptığını belirterek anılan 111.052,04.TL'nin ödeme tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar ... ve ... vekili, yetkisizlik kararı verilmesi, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılması talep edilmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılması talep edilmiştir.
Davalı ... vekili, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılması talep edilmiştir.
Davalı ... vekili, haksız davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılması talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davanın kısmen kabulüne, 10.372,19.TL asıl alacağın davalı ...'den, 651,03.TL asıl alacağın davalı ...'nden, 5.366,55.TL asıl alacağın davalı ... ...'den, 6.075,20.TL asıl alacağın davalı ... 'den, 7.837,00.TL asıl alacağın davalı ... 'den, 486,01.TL asıl alacağın davalı ...'den (açıkça idarenin sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığından tamamından sorumlu tutulmuştur.), 49.463,25.TL asıl alacağın davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ... yanında dava dışı işçinin çalışması bulunmadığından davalı ... yönünden husumet yönünden reddine karar verilmiş, davalılar dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; dava dışı işçiye yapılan ödemenin mahkeme kararına dayandığını, ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda bu husus yeterli olarak incelenmediğini, müvekkili kurumun ödemiş olduğu bedelin altında bir rakam hesaplandığını, raporun bu yönüyle hatılı olduğunu, İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasının sözleşme hukukunun en temel ilkesi olduğunu, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması,
sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunu, dava dışı işçinin kıdem tazminatından alt işverenler işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak kaydıyla tamamından sorumlu olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DAVALILAR ... TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ... vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile, feshe bağlı hakların tamamından davacının sorumlu olduğunu, davacı tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığını, söz konusu yasal kesintilerin dikkate alınıp alınmadığının araştırılmadığını, alacak miktarı, gelir vergisi ve SGK primi düşülmeden fazla hesaplandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen Hizmet Alımı Sözleşmesi kapsamında asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen bedelin alt işverenden rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, davalı şirket çalışanlarından olan dava dışı işçi ... tarafından Adana 3. İş Mahkemesi'nde işçi alacakları talebi ile dava açtığı, mahkemelerce verilen kararın Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6865 sayılı dosyası ile takibe konulduğu, icra dosyasına 17/07/2017 tarihinde 111.052,04.TL ödeme yapıldığı belirtilerek, yapılan bu ödemenin rucüen tahsili talep edilmiş, davalılar ise, davanın yetki, husumet ve esastan reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalılardan ... vekili ve davalı ... vekilleri tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı ilamı bu mahiyettedir)
Davalı alt işverenin asıl işveren olan davacıya karşı işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup, davalının işçiyi çalıştırmadığı dönemlerden dolayı sorumluluk altına sokulması doğru değildir.(Yargıtay 13. HD'sinin 2016/1699-2018/3248- Yargıtay 23. HD'sinin 2014/700-2015/709 EK sayılı karaları benzer mahiyettedir)
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Tüm dosya kapsamından, dava dışı işçi ... tarafından, Adana 3. İş Mahkemesi'ne ait 2016/239 esas sayılı dosyada davacı aleyhine açılan işçilik alacağı davası sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın Gaziantep BAM 9. HD. tarafından onanarak kesinleştiği, mahkemece verilen kararın, işçi tarafından Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6865 sayılı dosyası ile takibe konulduğu, davacı tarafından icra dosyasına 17/07/2017 tarihinde 111.052,04.TL ödeme yapıldığı,
taraflar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olup, işçilik alacaklarından dolayı yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde dava dışı işçiye yapılan ödemelerden yüklenicilerin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiği,
yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşıldığından, mahkemece, bu kriterler esas alınarak düzenlenmiş bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve işçinin, davalılardan ... şirketinde çalışması bulunmadığından, bu davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya olduğu,
taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine, davalı ... yönünden ise, kabul edilen dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, davalı tarafından kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, bu davalı yönünden esasa ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, 6100 Sayılı HMK'nun 341/2 maddesi ve 352/1-b maddesi gereğince istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/614, K. 2025/351, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama