KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi : 2 -... - Tck No:
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/76 - 2024/2186
- Dosya no
- 2022/76
- Karar no
- 2024/2186
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/10/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1 -... -TCK NO:
- Vekili
- Av.
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/12/2024
- Yazım tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.103 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile borçlu ... arasında 30/04/2009 tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ... ile ... ise taraflar arasındaki kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmeden doğan diğer haklar saklı kalmak üzere, borçlu ...'in bu hukuki ilişkiden kaynaklanan kredi borcunun bulunduğunu, borçlu tarım kredisi sözleşmesinden doğan borçlarını zamanında ifa etmediğini, bunun üzerine borçluya borçlarını ödemesi için ihtarname gönderildiğini, borçlu aleyhine ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takip müteselsil kefillerin itirazları ile durduğunu, davalı ... yetkili yer icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğundan bahisle takibe itiraz ettiğini, haklı davanın kabulüne, davalının ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline ve davalı borçlular bakımından takibin 36.000,00.TL'lik kısım üzerinden devamına, haksız ve kötü niyetli davalının, alacağının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin okuma yazmasının olmadığını, imza atmasının mümkün olmadığını, kimseye kefil olmadığını, müvekkilinin kredi sözleşmesini imzaladığı kabul edilse dahi 2019 tarihinde kullandırılan kredi borcuna kefil olabilmesi için eşinin yazılı muvafakatının alınmasının gerektiğini, haksız ve mesnetsiz olarak açılmış olan davanın reddine, takibinde ve davasında haksız ve kötü niyetli olan davacı bankanın takip konusu miktarın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 30/04/2009 tarihinde ...'e 36.000,00.TL'lik kredi için kefil olduğunu, ... tarafından bu kredi borcunun ödenmiş olduğunu, geçerli bir kefalet sözleşmesinin olmadığını, 2019 tarihinde tekrar bir kredi kullandırılacak ise yasa gereği bunun için eş rızasının da alınması gerektiğini, kefaletin zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı ... ile dava dışı borçlu ... arasında 30/04/2009 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ... ile ...'un ise taraflar arasındaki kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet sözleşmesinin yasal şartlarının sözleşme tarihi itibariyle mevcut olduğu, asıl borçlu ...'in bu kredi sözleşmesinden doğan borçlarını zamanında ifa etmediği, bunun üzerine borçluya borçlarını ödemesi için ihtarname gönderildiği, borçlu aleyhine ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, takibin müteselsil kefillerin itirazları ile durduğu, asıl borçlunun 02.12.2016 tarihinde davacı banka ile 100.000,00.TL'lik yeni bir genel kredi sözleşmesi imzaladığı, yeni sözleşmede davalılar ... ve ...'un kefalet imzasının olmadığı, 21/01/2019 tarihinde kullandırılan kredinin 02/12/2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden borçlarını yapılandırmak suretiyle kullandırıldığı,
ikinci sözleşmede davalıların yasal şartları ihtiva eden geçerli bir kefil sıfatları bulunmayıp sorumluluklarının da söz konusu olmayacağı gerekçesi ile davacı bankanın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden dahili davalılar vekilinin davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine yönelik talebi yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yenileme iradesinin açıkça belirtilmeden bir hukuki işleme yenileme denilemeyeceğini, ortada yenileme veya yapılandırmanın olmadığını, sözleşmenin devamı niteliğinde borçluya yeniden kredi tahsis edildiğini, yapılandırma işleminin de yerinde olmadığını, öyle olması halinde dahi hiç bir bankanın müşteriye yapılandırma yapmayacağını, yapılandırmadan fayda gören esasında müşteri olduğunu, yapılandırmanın yenileme olduğu yorumunun hukuk mantığı ile bağdaşmadığını İlk Derece Mahkemesi'nin yeterli araştırma ve incelemeyi yapmadığını,
hukukçu bilirkişi marifeti ile inceleme taleplerinin yerine getirilmeden karar verdiğini, davalıların sırf ifadan kaçınmak için hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak çeşitli iddialar ileri sürdüklerini, davalıların kefalet iradelerinden vazgeçmedikleri halde mahkemenin hatalı hukuki yorumlara dayanarak haklı davasının reddine karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca banka tarafından dava dışı müşteriye kredi kullandırıldığını, davalıların da iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak kredi alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla baylatılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalılar ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda dava dışı borçlu ... ile davacı banka arasında birden fazla kredi sözleşmesi bulunmakta olup, davalıların 30/04/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, bu itibarla davalıların yalnızca kefil olarak imzaları bulunan kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden sorumlu olup, kefil olarak imzaları bulunmayan kredi sözleşmelerine dayalı kullandırılan kredilerden sorumlu tutulamayacakları (bkz.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2019 tarih ve 2017/5383 Esas, 2019/5234 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.09.2022 tarih 2021/1445 Esas, 2022/5738 Karar sayılı kararları), alınan bilirkişi raporu ve incelenen banka kayıtlarına göre davalıların kefil oldukları sözleşme nedeniyle kullandırılan kredi borcunun sona ermesinden sonra davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında yeni bir kredi sözleşmesi düzenlendiği,
dava ve takip konusu olan kredinin de davalıların imzalarının bulunduğu 30/04/2009 tarihli kredi sözleşmesine istinaden değil, davalıların imzaları bulunmayan 02/12/2016 tarihli yeni kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, sonuç olarak davalıların imzalarının bulunmadığı genel kredi sözleşmesine konu borçtan sorumlu tutulmalarının mümkün bulunmadığı, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/76, K. 2024/2186, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama