KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/918
- Karar no
- 2025/795
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2021
- Numarası
- 2020/... ESAS 2021/... KARAR
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...-
- Davalı
- ... - ...-
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 28/04/2025
- Yazım tarihi
- 28/04/2025
Karar Metni
1.217 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2021 tarih, 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalıya elektrik malzemeleri sattıklarını, davalının elektrik malzemelerinin bedellerini ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun itirazı sonucunda takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle davalı borçlunun Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip talebinde yazılı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; borca itiraz aşamasında kötü niyetli ve kasten hareket edildiği iddiasını kabul etmediklerini, borca dayanak olduğu iddia edilen hukuken hiçbir geçerliliği bulunmayan belgeler ile borç altına sokulmak istenildiğini, davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi dolayısıyla takip konusunun yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yoluna gidildiğini, dava konusu faturaların davacının ve davalının defterlerinde kayıtlı olmadığını, faturaların irsaliyeli olması nazara alınarak irsaliyeler üzerinde bulunan isim ve imzadaki kişilerin davalı çalışanları olup olmadığı hususunda SGK İl müdürlüne müzekkere yazıldığını, gelen müzekkere cevabı uyarınca irsaliyeli faturalardaki imza sahiplerinden ...'nın davalı çalışanı olduğu sabit olduğundan davacının bu faturalar yönünden mal teslimini ve alacağını ispatladığına kanaat getirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ ile DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle.
Yerel mahkeme kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozulması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, ek bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar göz önünde bulundurulmadan ve bu durum araştırılmadan karar verildiğini, hayatın olağan akışı içinde mal teslimi yapılırken davalının çalışanın SGK'lı olup olmadığının bilinmesinin mümkün olmadığını, zira ticari hayatta mal teslimi yapılırken işyerinde kim bulunuyorsa onun imzası alınarak teslim yapıldığını, inşaat işleri yapan binalarda malzeme teslimi yapılırken o an orda hangi inşaat ustası bulunuyorsa ona teslim edildiğini,
bu nedenle yerel mahkemenin sadece SGK belgesine dayanarak malzeme teslimi yapılmış olan yazılı belge niteliğindeki irsaliyeye itibar etmemesinin haksızlık olduğunu, irsaliye de adı geçen malzemeleri teslim alan ... isimli kişinin ifadesinin alınması gerektiğini, fiilen mal tesliminin yapıldığını, salt bir SGK girişi olmadı denilerek yapılan teslimi kabul etmemenin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın malzemeleri aldığını, çünkü bir kısım ödemeleri yaptığını, ancak bakiye kalan alacağı ödemediğini,
ayrıca inşaat sektöründe çalışan emekli olmuş kişilerin yeniden sigorta girişi yapılmadan çalıştırıldığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle. Yerel mahkeme kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilemesi gerektiğini, davacı tarafın Mersin 2. İcra Dairesi'nin 2019/...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, ancak davalı ile borç doğuracak her hangi bir iş yapmadıklarını, bu nedenle borçları bulunmaması nedeniyle icra dosyasına itiraz ettiklerini, davacı tarafından açmış olduğu itirazın iptali davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borca dayanak olduğu iddia edilen hiçbir fatura veya makbuzun ticari defterlerine işlenmemiş olduğunu, faturanın bir ticari ilişkinin ispatına tek başına yeterli olmadığını, mahkemece iki ayrı bilirkişi raporu aldırıldığını, bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda yanlış ve hatalı olduğunu, bu nedenle hükme esas alınmaması gerektiğini,
SGK müzekkere cevabında ...'nın dava dışı ... Şti.'nin çalışanı olduğunu, müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, ayrıca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması ve alacağın belirsiz olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, diğer bir hususunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle kötü niyet tazminatına davacı aleyhine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; faturadan kaynaklı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı; ticari ilişki neticesinde davalı tarafa muhtelif elektrik malzemelerinin ürünlerinin satışı yapıldığını, satılan malzemelere ait fatura kesildiği, davalının elektrik malzemelerinin, ürünlerinin bedellerinin ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun itirazı sonucunda takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürmüş, davalı ise; davanın reddi gerektiğini savunmuş, yerel mahkemece işbu davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, davacı ve davalı tarafından ise bu karara karşı ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; her ne kadar davacı tarafça; yazılı belge niteliğindeki irsaliyeye itibar etmemesi haksızlık oluşturduğu, yerel mahkeme tarafından davalıdan mal teslimi yapılmış olan “...” isimli kişinin hazır edilmesi istenerek isticvab edilmesi gerektiğinden bahisle ve her ne kadar davalı tarafça; iddialara dayanak belgelerin kanunen bir vasfı olmadığı,
yapıldığı iddia edilen satışlara ilişkin herhangi bir fatura veya teslime ilişkin herhangi bir belgenin taraflarına noter veya resmi makamlar aracılığıyla hiçbir surette ulaştırılmadığı, borca dayanak olduğu iddia edilen hiçbir fatura veya makbuzun ticari defterlerine işlenmediği, SGK İl Müdürlüğü'nün 08.04.2021 tarihli müzekkere cevabında ...'nın dava dışı ... sicil numaralı ... Şti'nin çalışanı olduğundan bahisle ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de.
6100 sayılı HMK madde 222/3 hükmü çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yoluna gidildiği, dava konusu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturaların irsaliyeli olması nazara alınarak irsaliyeler üzerinde bulunan isim ve imzadaki kişilerin davalı çalışanları olup olmadığı hususunda SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, gelen müzekkere cevabı uyarınca irsaliyeli faturalardaki imza sahiplerinden ...'nın teslim tarihlerinde davalı çalışanı olduğu,
diğer "..." isimli şahısla alakalı bir bilginin yer almadığı sabit olduğundan davacının bir kısım faturalar yönünden mal teslimini ve alacağını ispatladığı lakin diğer kısım için ise bu hususta yeter ispat ile alakalı delil sunamadığı gibi reddedilen kısım açısından da kötü niyet tazminatı şartlarının da oluşmadığına dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
... · Başkan · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/918, K. 2025/795, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama