İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/190 K.2023/1326

... VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/190Karar2023/1326Tarih26 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.994 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Aralık 2023
Dosya no
2023/190
Karar no
2023/1326
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/10/2022
Numarası
... ...
Davacı
... - -...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.994 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

... VEKİLİ : Av. ...

[... ] UETS

DAVALI : ... - -... ... VEKİLİ : Av. ...

[... ] UETS

DAVANIN KONUSU

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 26/12/2023

YAZIM TARİHİ : 26/12/2023

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafın ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla müvekkilinden 65.000,00.TL miktarlı 04.11.2018 tanzim tarihli 04.11.2018 vade tarihli senedin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, iş bu takibin kesinleştiğini, huzurdaki davaya konu senede ilişkin davalı tarafın müvekkiline yönelik eyleminin tefecilik olduğuna dair ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve ...

Karar sayılı dosyasıyla yargılandığını, ceza aldığını dosyanın istinafta olduğunu, takibe konu senedin geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, dava konusu senet tefecilik suçunun işlenmesi neticesinde zorla elde edilmiş olup geçerli bir senet hükmüne haiz olmadığını, davaya konu icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, işbu senedin geçerli olabilmesi için müvekkili ile davalı arasında hukuka uygun bir alacağın olması gerektiğini beyan ederek ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasının iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davaya konu senedin iptaline, davalı taraf ceza dosyasına rağmen, ceza aldıktan sonra takip başlattığından, davalı tarafın bu nedenle iyiniyetli olmadığı açık olduğundan, davalının dava konusu miktarın %50'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap diekçesinde özetle. Görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin ...

Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının senedin zorla alındığına dayandığını, bononun düzenleme tarihinin 04.11.2018 olup, TBK 39. Maddesi gereğince korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf korkutmanın etkisi ortadan kalktığı andan başlayarak 1 yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez ise sözleşmeyi onamış sayılacağından açılan davanın süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ...

Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararı incelendiğinde senedin zorla alındığına, senedin geçersiz bedelsiz olduğuna veyahut tefecilik yoluyla alındığına dair bir tespit yapılmadığını, taraflar arasındaki borç ilişkisi ceza mahkemesindeki beyanlarıyla davacının da kabulünde olduğundan, davacı davalıdan borç para aldığını ikrar ettiğinden, Ceza Mahkemesi'nde verilen hükümde senedin geçersizliğine ilişkin hiçbir tespit yapılmadığından, davacı senedi borcuna karşılık olarak kendi rızası ile tanzim edip davalıya teslim ettiğinden, taraflar arasındaki borç ilişkisi geçerli olup;

davacı borcunu ödediğini iddia etmesine rağmen, yazılı belge sunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ

Mahkemece; davacının 2018 yılında davamıza konu senedi imzalamasının ardından 05/11/2018 tarihinde davalı hakkında ... CBS'na ifade vererek şikayet hakkını kullandığı, davalının bu şikayeti ile ikrah sonucu korkunun etkisinin kalktığının kabul edilmesi gerektiği, iş bu davanın ise 30/12/2021 tarihinde ikrah sonucu korku etkisinin kalktığı kabul edilen 05/11/2018 tarihinden üç yıl sonra açıldığı gerekçesiyle davanın TBK 39 gereği hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle. Yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu karar verildiği, davaya konu senede ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve ... Karar sayılı dosyasıyla görülen davanın karar çıktığını, davalının tefecilik nedeniyle ceza aldığını, dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, davalı tarafın ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas dosyasıyla icra takibi başlattığını, takibin ceza dosyasının karar çıkmasından sonra başlatıldığını, başlatılan takibin kendisini sıkıştırmak ve zor duruma düşürmek için başlatıldığını, bu durumun başlı başına davalının baskı ve korku hali oluşturmak istemesi olduğunu, davalının ceza yargılaması süresince ve sonrasında korkutma eylemine devam ettiğini, taraflar arasında borç ilişkisinin bulunmadığını, senedin hükümsüz olduğunu, taraflar arasındaki borç ilişkisinin geçersiz ve hükümsüz olup yok hükmünde olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı yanın; dava konusu tefecilik suçunun işlenmesi neticesinde zorla elde edilmiş bir senedin söz konusu olduğunu, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamın bekletici mesele yapılmak suretiyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, davalı yanın ise; davanın dayanaktan yoksun olduğunu, senedin zorla alındığı iddiasının senedin tanzim tarihinin 04/11/2018 olduğundan korkutmanın sona erdiği tarihten başlamak üzere 1 senelik hak düşürücü süre içinde davanın açılması gerektiğini [Yargıtay (Kapatılan) 19. HD. 2017/1053-2018/6477 E.-K.], ispat külfetinin davacı yanda olduğunu ve bu durumun yazılı delililerle ispatının zorunluğu olduğunu savunduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece; davacının 2018 yılında davamıza konu senedi imzalamasının ardından 05/11/2018 tarihinde davalı hakkında ... CBS'na ifade vererek şikayet hakkını kullandığı, davalının bu şikayeti ile ikrah sonucu korkunun etkisinin kalktığının kabul edilmesi gerektiği, iş bu davanın ise 30/12/2021 tarihinde ikrah sonucu korku etkisinin kalktığı kabul edilen 05/11/2018 tarihinden üç yıl sonra açıldığı gerekçesiyle davanın TBK 39 gereği hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki dava menfi tespit davasıdır. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.

Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).

Kambiyo senedi ve bononun hukukî niteliğine değinmek gerekirse; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir amaca ulaşmak istemektedir.

Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.

Davacı taraf, davalı aralarında yaşanan durumunda "tefecilik" suçuna vücut verdiğini, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında davalı aleyhine ceza hükmedildiğini ileri sürmüştür. Davalı yan ise, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuştur.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle tefecilik suçu hakkında bilgi verilmelidir. Tefecilik suçu, 03.06.1933 gün ve 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanunun 17 nci maddesi ile 11.09.1981 gün ve 2520 sayılı 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3 üncü maddesinde düzenlenmişken, daha sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241 inci maddesiyle de düzenleme altına alınmıştır.

Tefecilik suçunu oluşturacak şekilde bağıtlanan tüketim ödüncü sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ve 27/I inci maddeleri kapsamında yasaya ve bu arada ahlaka aykırı olduğu konusunda kuşku ve duraksama bulunmamaktadır.

Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için, kural olarak, yasal deliller (ikrar, yazılı delil) bulunmalı veya 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde, diğer bir ifade ile açık muvafakatle dinlenebilen tanık beyanları veya eldeki davada olduğu gibi tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır.

Davalı tarafın savunması ile aynı yönde yerel mahkemece TBK 39 kapsamında 1 yıllık hak düşürücü süre dahilinde değerlendirme yapılmıştır.

Türk Borçlar Kanunu madde 39 açısından ise; iradesi sakatlanan tarafın sözleşmeyi iptal hakkını kullanması bu madde kapsamında belli bir süreye bağlanmıştır. Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

Buradaki süre Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 tarih ve 2011/14-281 E., 2011/373 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere hak düşürücü süre niteliğindedir. Hak düşürücü sürenin Kanun’un açık hükmü uyarınca hata ve hilenin öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağı kuşkusuzdur. İradesi sakatlanan tarafın hata veya hileyi öğrendiği andan itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmesi veya verdiği şeyi geri istemesi zorunludur.

Diğer taraftan, aldatmayı (hileyi) ispat yükü, aldatılan tarafa aittir. Hata, hile ve ikrah iddialarının senede bağlanması mümkün olmadığından senetle ispat edilmesinde maddi imkânsızlık vardır. Bu nedenle hukukî işlemlerdeki irade bozukluğu iddiaları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 203/1-ç maddesinde senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasında sayılmıştır.

Sözleşme resmî senetle yapılmış olsa dahi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Resmî belgelerle ispat” kenar başlıklı 7. maddesi “Resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, her hangi bir şekle bağlı değildir” hükmünü taşıdığından, hile olgusunun tanık dâhil her türlü delille ispatı mümkündür.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut dosyaya gelinecek olursa; her ne kadar yerel mahkemece, 30/12/2021 tarihinde ikrah sonucu korku etkisinin kalktığı kabul edilerek 05/11/2018 tarihinden üç yıl sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar isabetli olmamıştır.

Şöyle ki; davacı yan senedin geçersizliği üzerinde durarak irade dışında senedin elinden çıktığı savıyla hareket ettiği kabul edilse bile davalının tefecilik suçundan ceza aldığını dava dilekçesinde defaatle ileri sürmüş olup, davalı ... hakkında yağma suçundan ... C.Başsavcılığı tarafından ... soruşturma numarası üstünden K.Y.O.K.

Kararı verildiği yani esasen irade dışında davacı elinden çıkan bir senet dahilinde değil de tefecilik suçu üstünden ceza takibatının sürmüş olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu senet 'tefecilik' suçundan dolayı davacının elinden çıkmıştır.

Her ne kadar davacı anlatımını 'zorla elinden çıktığı' savıyla kuvvetlendirmek istese de bu hususta verilen K.Y.O.K. tam tersi mahiyet göstermektedir. 'Tefecilik' hususununda yapılan açıklamalar ışığından mahkemenin yargılamaya devam etmesi gerekmektedir. Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır.

Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. ( Yargıtay HGK'nın 24/12/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K. sayılı ilamı da bu yöndedir. ) Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen bu maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur. Yerel mahkemece ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ...

Karar sayılı dosyasının sonucu beklenmeden isabetsiz şekilde yanılgıya düşülerek hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf talebinin kabulüne, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapmak üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)- Davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2)- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 tarih ... Esas ... kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3)-Dava dosyanın yeniden yargılama için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 411,06.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,

5)-İstinaf eden davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,

6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,

7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 26/12/2023 tarihinde karar verildi.

... · Başkan · ... · e-imzalıdır. · ... · Üye · ... · e-imzalıdır. · ... · Üye · ... · e-imzalıdır. · ... · Katip · ... · e-imzalıdır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/190, K. 2023/1326, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. [... ] Uets
  4. [... ] Uets
  5. Davanın Konusu
  6. İstinaf Kararının
  7. Karar Tarihi : 26/12/2023
  8. Yazım Tarihi : 26/12/2023
  9. Tarafların İddia Ve Savunlarının Özeti
  10. İlk Derece Mahkemesi'nin Karar Özeti
  11. Davacı Tarafından İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  12. Deliller İle İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/190
Karar No
2023/1326
Tarih
26 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/190 K.2023/508
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/191 K.2023/988
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/192 K.2023/2249
  • Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/192 K.2023/638
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/192 K.2023/2487
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/192 K.2023/265

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.