KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/1725
- Karar no
- 2025/294
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/03/2024
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ... - TC Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - TC Kimlik No:... ...
- Dava
- Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Birleşen Dosya ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar :
DAVACI
... - TC Kimlik No:... VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI
... - TC Kimlik No: ... - VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2024
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/11/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan 2. 3. Ve 7. Maddelerin iptali ile, şirket yöneticisinin sorumluluğu kapsamında şirkete verilen zarardan dolayı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 50.000TL'nin davalı ...'dan tazmini ile şirkete ödemesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca; bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat (bu iki dava türü 01.09.2023 tarihinden itibaren) davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Asıl dosya ve birleşen dosya davacılar vekiline mahkememizce verilen ihtara rağmen zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair son tutanağı sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine rağmen tutanak sunulmamıştır. Bu nedenlerle 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerin davacıların aynı davalıya karşı birden fazla bağımsız asli talebini aralarında derecelendirme yapmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesinin davaların yığılması olarak nitelendirildiğini, genel kurul kararlarının iptali istenen maddeleri ile ortaya çıkan şirket zararının da paralel olduğunun açık olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Asıl ve birleşen dava, şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğu kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen ihtara rağmen asıl ve birleşen davacılar vekilince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair son tutanak sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir.
Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
Davanın konusunun birden fazla olması, yani, HMK'nun 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da HMK'nun 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren,
talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2020 Tarih ve 2019/3048 Esas-2020/1093 Karar sayılı, 17.02.2020 Tarih ve 2020/197 Esas-2020/1578 Karar sayılı, 10.07.2023 Tarih ve 2022/1129 Esas-2023/4285 Karar sayılı ilamları).
Somut olayda başlangıçta asıl ve birleşen davacı taraf, bir nispi ticari dava olarak, şirkete verilen zarardan dolayı şirket yöneticisi olan davalıdan tazminat talepleri yanında, şirket genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali talebini bir arada ileri sürülmüş ve bu haliyle talep yığılmasının sözkonusu olduğu, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak arabuluculuğa tabi olmadığı nazara alınarak işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince tefrik edildikten sonra tefrik edilen işbu tazminat davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle tefrik edilen davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, asıl ve birleşen davacılar vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davanın arabuluculuğa tabi olmadığı, asıl ve birleşen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, mahkemece asıl ve birleşen davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve dosyanın esas hakkında bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Üye · ... · ¸ ... · Katip · ... · ¸
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1725, K. 2025/294, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama