KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/1292
- Karar no
- 2025/1393
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/151 ESAS
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İhbar olunan
- ...
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
...
DAVANIN KONUSU
Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
YAZIM TARİHİ : 07/07/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih, 2025/151 Esas sayılı ara karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, hukuki niteliği itibarıyla şirket müdürünün azli davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise davacının tedbiren "şirket müdürünün şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin sınırlandırılması" talebinin reddine yönelik verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı şirket müdürünün şirketi zarara uğratacak işlemlerde bulunduğundan bahisle yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ve müdürlük görevinden azlini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen 26/02/2025 tarihli ara karar ile davacının tedbiren "şirket müdürünün şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin sınırlandırılması" talebinin reddine karar verilmiştir.
Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2 ve 3. maddelerinde açıklandığı üzere; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK. 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Yine HMK.nın 390/3 maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünde kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, somut olayda, davalının şirketi yönetim görevine devam etmesi durumunun, şirkete ve ortaklarına zarar vereceğine dair HMK'nun 389. maddesi anlamında yaklaşık ispatın da gerçekleşmemesi ve gecikme sebebi ile oluşabilecek zarara ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir için gereken yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle, ilk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1292, K. 2025/1393, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama