KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1301
- Karar No
- 2025/1388
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 18/02/2025
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- Marka ile ilgili Kurum kararının iptali.
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/02/2025 Tarih ve 2024/108 Esas - 2025/46 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ....... üniversitesi diş hekimliği fakültesi hastanesi" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...
2023-M-12962 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira; davacının önceki tarihli “...” ibareli tescilli seri markalarından kaynaklanan müktesep bir hakkının bulunduğunu, davacının 40 yıldır ... sektöründe faaliyet gösteren, Türkiye’nin önde gelen tahlil laboratuvarlarından biri olduğunu, “...” markasının davacı tarafından 40 yıldır kesintisiz kullanımı ile ... hizmetleri alanında davacı ile özdeşleştiğini,
davacının “....seri markalarının devamı niteliğini haiz 2022/002154 sayılı marka başvurusunun bu sebeple kısmen reddedildiği emtialarda dahi davacı adına tescil edilmesi gerektiğini, davacının markaları aleyhine haksız ve hukuki davalar açtığını, davalının davacının markalarına karşı, yalnızca eğitim hizmetleri bakımından iptal davası açmış olduğu bir aşamada, “...” markasını, ... hizmetleri üzerinde kullanmak konusunda bu denli ısrarcı davranmış olmasının marka tecavüzünün en tipik örneklerinden birini olarak davalı üniversitenin kötü niyetli hareket ettiğini ortaya koyduğunu,
taraflar arasında yargıya intikal etmiş olan davalar neticesinde davalının “...” ibaresini ... hizmeti alanında markasal olarak ön plana çıkarması nedeniyle, davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespit edilmiş olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2023-M-12962 sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde birbirleriyle karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğunu, davacının marka başvurusunun kısmen reddedildiği emtialar açısından, taraf markalarının aynı veya ilişkili emtialarda kullanılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı üniversite vekili, müvekkili üniversitenin 27.02.2014 tarih ve 29826 sayılı ...
Gazete’de yayınlanan 6525 sayılı kanunla kurulmuş olan bir vakıf üniversitesi olduğunu, kurucusu olan ... davalıya “...” ismini vermesinin sebebinin, dünya ve Türk tarihinin en önemli bilim adamlarından bir olan ve ... tarafından 1974 yılında “... .” ilan edilen .... isminden esinlenme olduğunu, davalının kuruluşundan itibaren “...” markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak bu markaya ayırt edicilik kazandırmış bulunduğunu, bu meyanda bu ibareyi ihtiva eden bir çok markayı da ... nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini, davalının “...” ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu,
zaten bu ibarenin davalı üniversite tarafından kullanılması hususunda TBMM’nin davalıya yetki vermiş bulunduğunu, davacının somut uyuşmazlıkta korunması gereken ve tescilli markalarından kaynaklanan müktesep bir hakkının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının 2009/30233 sayılı markasının sadece 35. sınıfa giren hizmetler yönünden tescilli olduğu, dolayısıyla 09 ve 44. sınıflara giren emtialar yönünden davacıya kazanılmış bir hak sağlamayacağı, davacının geriye kalan 2009/30234 sayılı ve görselli markasının tescili kapsamına giren, 44. sınıftaki. “Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler.
Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler” yönünden dava konusu edilen markanın kısmen reddedilmiş olduğu, davacının “...” markasını, “laboratuvar ile ilintili (tıbbi) hizmetler” dışında kalan bu hizmetler yönünden fiilen kullandığına dair, dava/marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunulmadığı, davacının fiilen kullanmadığı emtialar özelinde, tescilli markasından gelen ve himaye edilmesi gereken bir hakkının mevcut olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2023-M-12962 sayılı kararının 09. sınıfa giren.
“Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar” malları bakımından iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararının iptaline yönelik kısmen reddine ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının reddedilen kısım bakımından yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararının söz konusu emtialar
yönünden iptali kararının kabulünün hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının
kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararının kabul edilen yönü ile hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilip, verilen karar taraflarca istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 27/06/2025 tarihli dilekçe ile müvekkili ... ... A.Ş ile davalı ... arasında imzalanan 23.06.2025 tarihli Sulh Sözleşmesi doğrultusunda davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği, davalı ... vekili Av. ... tarafından da UYAP sisteminden gönderilen 03/07/2025 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/1301, K. 2025/1388, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama