KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 3-... Bankası A.Ş. - 4-... Bankası T.A.O. 5-... San. Ve Tic. Ltd. Şti.-
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1613 - 2025/1893
- Dosya no
- 2025/1613
- Karar no
- 2025/1893
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/04/2025
- Numarası
- 2025/... Esas ve 2025/... Karar
- Davacı
- ... YATIRIM TARIM ÜRÜNLERİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- HASIMSIZ
- Müdahiller
- 1-... T.A.Ş.
- Vekili
- Av.
- 2-.... - V.No
- —
- Vekili
- Av.
- Vekili
- Av.
- Vekili
- Av.
- Dava
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 06/10/2025
- Karar yazım tarihi
- 06/10/2025
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarih, 2025/... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kuru gıda, toptan yaş sebze ve meyve, kuruyemiş, bakliyat ve narenciye ithalat ve ihracat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ancak 23/09/2024 tarihinde şirketin faaliyet gösterdiği fabrikada büyük bir yangın felaketi meydana geldiğini, bu yangın neticesinde fabrikanın tamamen yandığını ve müvekkili şirketin maddi ve manevi büyük bir kayba uğradığını,
öte yandan son yıllarda ülkede ve küresel boyutlarda yaşanan ekonomik krizden kaynaklı döviz kurlarındaki düşüklük ile finans kurumlarındaki faiz oranlarının aşırı yüksekliği ve yine ekonomik kriz nedeniyle müvekkili şirketin doğu Avrupa pazarındaki payı ve diğer ülkelerle olan rekabet gücünün düştüğünü, bu durum neticesinde de müvekkili şirketin finansal anlamda mali bir kriz içerisine girdiğini, şirketin ve ortaklarının birbiri ile bütün olarak aynı kapsamda borçlu ve sorumlu olduğunu,
dava dilekçesi ekinde sundukları konkordato projesi kapsamında müvekkillerinin konkordato süresi içerisinde borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceklerini belirterek, konkordato mühleti verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 11.04.2025 tarihli talep dilekçesi ile; tensip zaptında teminat mektupları yönünden tedbir kararı tesis edilmediğinden teminat mektuplarının işleme konulmaması amacıyla tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarih, 2025/...
Esas sayılı ara kararında, teminat mektuplarının alacaklısının, kendisine teminat mektubu verilen 3.kişiler olduğu, borçlusunun ise mektubu veren dava dışı bankalar olup, lehtarının davacı şirket olduğu, davacı lehine verilen teminat mektubunun ödenmesi halinde teminat mektubunun karşılığını ödeyen bankanın ancak davacı şirketin alacaklısı olacağı, elinde teminat mektubu bulunduran 3.kişinin teminat mektubundan doğan alacak yönünden sorumlusunun davacı değil, dava dışı teminat mektubunu veren ilgili banka olması karşısında,
davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin teminat mektuplarının işleme konulmaması yönündeki tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; BDDK tarafından belirlenen banka teminat mektubu komisyon ücretlerinin müvekkili .... Eml. Nak. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. tarafından ödendiği gözetildiğinde elinde teminat mektubu bulunduran 3. kişinin teminat mektubundan doğan alacak yönünden müvekkil şirketinde sorumlu olacağını Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.04.2025 tarih ve 2025/... E sayılı dosyası ile tesis edilen ara karara karşı, istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılmasına ve teminat mektuplarının işleme konulmaması amacıyla tedbir kararı tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin17/04/2025 tarih, 2025/... Esas Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava; konkordato istemine ilişkin olup istinafa konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafından, teminat mektuplarının işleme konulmaması amacıyla tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesince 17.04.2025 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK'nın, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,
İİK'nin 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, " Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun mal varlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır....Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.
Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.
Buna göre, 6100 sayılı HMK'nin 12.01.2011 tarihinde kabul edildiği ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.
Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerin reddine ilişkin kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.
Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki ihtiyati tedbirlere yönelik istemlerin kabul veya reddine ilişkin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/... karar sayılı ilamı)
İstinaf kanun yolu kapalı olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince kararda istinaf kanun yolunun açık olduğunu belirtilmesinin de yasada mevcut olmayan istinaf kanun yoluna başvurma hakkını bahşetmeyeceği değerlendirilmekle, konkordato isteminde bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1613, K. 2025/1893, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama