KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/185 - 2025/593
- Dosya no
- 2025/185
- Karar no
- 2025/593
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/11/2024
- Numarası
- ... D. İş
- Talep eden
- ...
- Vekili
- Av.
- Karşı taraf
- 1 -...
- Karşı taraf
- 2 -... TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- İstinaf kararının karar tarihi
- 09/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 09/04/2025
Karar Metni
1.544 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2024 tarihli ... D.iş numaralı aleyhine borçlu şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati hacze itiraz eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ortağı olduğu ...
Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ekonomik olarak zor günlerden geçtiğini, borçlarını ödeme noktasında sorunlar yaşadığını, bu sorunların bir nebze de olsa ötelenmesi ve ticari anlamda rahat bir nefes alabilmek için toplu bir paraya ihtiyaç duyulduğunu ve müvekkilinin şahıs olarak tanıdığı dava dışı ... ile borç para alınması noktasında birkaç hafta önce görüşmeye başlanıldığını, ticari olarak müvekkilinin 3.500.000,00 TL ihtiyacı olduğunun kendisine iletildiğini, bu parayı da en erken Kasım ayı ortasında geri ödeyebileceğinin söylenmdiğini, dava dışı ...'ın borç para ödeyeceğini kabul ettiğini,
ancak borç para karşılığı teminat olarak müvekkilinden, ... lehine sahibi bulunduğu şirket adına çek keşide etmesi istendiğini, müvekkilinin de bu durumu acil paraya ihtiyacı olması sebebiyle kabul ettiğini, müvekkilinin ihtiyati hacze konu 02/11/2024 ödeme tarihli 3.500.000,00 TL meblağlı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ...
Numaralı çeki keşide ederek, dava dışı ... ve ... ‘a teslim ettiğini, dava dışı ilgililerin, müvekkiline parayı birazdan hesabına göndereceğini söylediklerini ancak paranın müvekkiline ödenmediğini, müvekkilini 1 haftadan fazla oyalamaları üzerine müvekkilinin şüphelenmeye başladığını, lehtar ... ve dava dışı ...‘ın sürekli müvekkilini oyalamasından ötürü, müvekkilinin, ilgililer ile görüşüp, borç para almaktan vazgeçtiğini ve çeki tarafına iade etmesini istediğini,
buna cevaben ise çeki kaybettiğini ve kısa zamanda müvekkiline paranın ödeyeceğinin söylenmesi üzerine müvekkilinin keşidesi olması hasebiyle de çek iptali ve zayi davası açamadığını, müvekkilinin, kendi çekinin kabolması ve dava dışı ilgililer tarafından dolandırıldığını düşünmesi hasebiyle ...
Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini, buna ilişkin çeke ödeme yasağı talep edildiğini, yine ihtiyati hacze konu çeke ödeme yasağı konulduğunu, bankadan çeki tahsil edemeyen alacaklı tarafın ise konu çeki ihtiyati haciz almak suretiyle icra takibine konu ettiklerini, ayrıca çekten de anlaşılacağı üzere; çekin üzerinde gerek keşide tarihi gerekse isim üzerinde tahrifat yapıldığının da sabit olduğunu, ayrıca menfi tespit davası da açılacağını açıklayarak 06/11/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden cevap dilekçesinde özetle; ekonomik olarak zor günlerden geçtiğini bu nedenle borçlarını ödeme noktasında sorunları yaşadığını ancak borç para karşılığı teminat olarak müvekkilden ... lehine sahibi bulunduğu şirket adına çek keşide etmesi istendiğini, müvekkil bde bu durumu acil paraya ihitaycı olması sebebiyle kabul ettiğini, lehtar ... ve dava dışı ...'ın sürekli müvekkilini oyalamasından ötürü müvekkil ilgililer ile görüşüp borç para almaktan vazgeçtiğini ve çeki tarafına iade etmesini söylediğini, müvekkil keşidesi olması sebebiyle de çek iptali ve zayi davası açamadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamaktadır.
Aleyhine ihtiyati haciz istenen borçlular dilekçeye bağlı çek nedeniyle 1.000.000,00-TL borçlanmış olup, borcun ödeme günü geçtiği halde borçlular tarafından ödenmediği ve alacağın bir şekilde güvence altına alınması da söz konusu olmadığından, İİK.’nın 257. ve devamı maddeleri gereğince borçluların borcuna yetecek orandaki taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından bu ara karara itiraz edildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN EK KARARI KARAR ÖZETİ
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İİK 265. Maddesi ile ihtiyati haciz kararına yapılabilecek itirazların neler olduğunun sınırlı olarak sayıldığı, bu itiraz sebeplerinin İİK 265. Maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmadığı, bu itirazların ancak açılacak çekişmeli bir menfi tespit davasında veya itirazın iptali veya alacak davasında incelenebilecek hususlardan olduğu anlaşılmakla, somut olay bakımından İİK. nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu ve yaklaşık ispat kuralı gözetilerek ihtiyati haciz şartlarının oluştuğuna kanaat getirilerek, itirazın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI (BORÇLU ŞİRKET) TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı(borçlu şirket) vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, borç para karşılığı teminat olarak müvekkilden ... lehine sahibi bulunduğu şirket adına çek keşide etmesi istediğini, müvekkil de bu durumu acil paraya ihtiyacı olması sebebi ile kabul ettiğini, lehtar ... ve dava dışı ...'ın sürekli müvekkilini oyalamasından ötürü müvekkil ilgililer ile görüşüp borç para almaktan vazgeçtiğini ve çeki tarafına iade etmesini söylediğini müvekkil keşide olması hasebiyle de çek iptali ve zayi davası açmadığını,
müvekkil ilgililerin adı altında müvekkile borç vermeye çalıştığı buna karşılık müvekkilden suça konu teminat çekini aldığını , çekin kaybedildiğini söylediğini, bu aşamada çek bedeli olan borç paranın müvekkile verilmediğin gibi ihtiyati hacze konu çekin de kaybolduğundan bahisle iade edilmediğinin ortada olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep, hukuki niteliği itibarıyla ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz karına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.
İhtiyati haciz talep eden vekilince çeke dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verildiği, itiraz edenler vekilinin itirazı üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. Maddesinde.
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," "258.
Maddesinde. "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
İİK'nın 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 258.maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir.
Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2.maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir.
Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264.maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır.
Somut olayda, ihtiyati haciz talep edence çeke dayanılarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispatın mevcut olduğu, itiraz edenler vekilince ileri sürülen itiraz sebeplerinin ileride açılacak bir menfi tespit veya itirazın iptali davasının konusunu oluşturduğu ve bu aşamada bu itiraz sebeplerinin incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılarak ,ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu itiraz edenler vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/185, K. 2025/593, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama