KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İnşaat Turizm Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Ortaklığı
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/2145 - 2025/2206
- Dosya no
- 2025/2145
- Karar no
- 2025/2206
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/05/2025
- Numarası
- 2025/48
- Davacı
- ... DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI TARIM
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... BANKASI TÜRK ANONİM
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 28/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/20252 tarihli 2025/483 Esas sayılı ara kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mahkememizin 2025/143 D.İş sayılı dosyasında 21/03/2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbirin kabulüne dair karar verilmiş, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen ... Bankası TAO vekili tarafından tedbire itiraz edilmiş olup, tedbir hususunda mahkememizin iş bu dosyası ile dava açılmış olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Dosyamızda tedbir talep edenin 2 haftalık süresinde dava açtığına dair evrakı mahkememiz dosyasına sunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, Mahkememizin 2025/143 D.iş sayılı dosyasında verilmiş olan tedbir kararının süresi içerisinde dava açılmaması nedeni ile kendiliğinden kalkmış olduğu anlaşılmakla tedbirin kaldırılmasına yönelik talep halinde ayrıca karar verilmesine yer olmadığına da dair karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin 2025/143 D.iş sayılı dosyasında verilmiş olan tedbir kararının süresi içerisinde dava açılmaması nedeni ile kendiliğinden kalkmış olduğu anlaşılmakla tedbirin kaldırılmasına yönelik talep halinde ayrıca karar verilmesine yer olmadığına ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece esas davanın yasal süresinde açılmamış olduğundan bahisle ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiğini, davacı süresinde dava açmayarak bu hakkından vazgeçmiş sayılması gerektiğini iddia ederek, mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılarak lehine avukatlık ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise, mahkemece verilen ihtiyati tedbire itiraz hakkında verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından eldeki menfi tespit davasının açılmasından önce 19.03.2025 tarihinde verilen dilekçeyle, müvekkili şirketin ve şirketin tek yetkilisinin yanında muhasebe işleri ile ilgili olarak çalışan ...'in müvekkili şirketin hesaplarından para çektiği ve ayrıca 21.03.2025 ödeme tarihli ... no'lu krediyi çektiğinin öğrenildiği, sözkonusu kredi sözleşmesi ve dekontlara atılan imzaların müvekkiline ait olmadığı ileri sürülerek ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği,
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.03.2025 tarihli 2025/143 D.İş Esas ve Karar sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararının kabulü ile teminat karşılığında ... no'lu krediden kaynaklanan 21.03.2025 ödeme tarihli 2.974.972,50 TL kredi borcunun ödenmesinin durdurulmasına karar verildiği, davalı banka vekilinin tedbire itirazı üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda tedbir kararının süresi içinde dava açılmaması nedeniyle kendiliğinden kalkmış olduğunun anlaşıldığından bahisle tedbirin kaldırılmasına yönelik talep hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
işbu ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın "İhtiyati tedbiri tamamlayan işlemler" başlıklı 397.maddesinin birinci fıkrasında "İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeden, esasa ilişkin davanın açılmasından önce verilen ihtiyati tedbir kararının devamının bu kararın uygulanmasından itibaren 2 hafta içinde esas hakkında davanın açılması şartına bağlandığı, öngörülen süre içinde esas hakkındaki davanın açılmaması halinde ise ayrıca bir karar gerekmeksizin tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı tarafın ihtiyati tedbir kararının 21.03.2025 tarihinde verildiği, kararlaştırılan teminatın aynı tarihte yatırılması üzerine mahkemece tedbir kararının infazı için davalı bankaya müzekkere yazıldığı, uyuşmazlığın esasına ilişkin eldeki menfi tespit davasının ise 12.05.2025 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmakta olup, HMK'nın 397.maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış olduğu anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesince davalı vekilinin tedbirin kaldırılmasına yönelik talep hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve kararın niteliği gereğince davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2145, K. 2025/2206, 28 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama