KÜNYE
T.C. Adana Bam -. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi -. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2166
- Karar No
- 2025/1665
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/---
- Karar no
- 2025/---
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- -- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/06/2025
- Numarası
- 2025/...Esas, (Ara Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...,
- Davalı
- ... Yenişehir /MERSİN
- Vekili
- Av. ...,
- Davanın konusu
- Hakem Kararının İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 08/09/2025
- Yazım tarihi
- 08/09/2025
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
-- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2025 tarihli ve 2025/...esas sayılı ara kararı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, hukuki niteliği itibarıyla taraflar arasında düzenlenen ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçersizliğinin tespiti ve iptali istemine, istinaf konusu uyuşmazlık ise icra takibinin tedbiren durdurulması talebine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesinin 27.02.2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin takibin tedbiren durdurulması talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun “ihtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. maddesi "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmünü içermektedir.Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.
Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır.
2004 sayılı İİK'nın 72/3.maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği belirtilmiştir.
İİK'nin 72/3 maddesinde yer alan düzenlemeye göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, yine HMK 389.maddesi gereği yaklaşık ispatın bulunmadığı bu durumda mahkemece, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesi'nin ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2166, K. 2025/1665, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama