KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/908 - 2025/1118
- Dosya no
- 2025/908
- Karar no
- 2025/1118
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/02/2025
- Numarası
- 2024/1192 ESAS 2025/118 KARAR
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Davanın konusu
- Kooperatifin Dağılması İstemli
- İstinaf kararının karar tarihi
- 02/06/2025
- Yazım tarihi
- 02/06/2025
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2025 tarih, 2024/1192 Esas, 2025/118 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/6 maddesi uyarınca davalı kooperatifin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı kooperatifin son olağan genel kurul toplantısını 2015 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak 17/08/2016 gerçekleştirmiş olduğunu genel kurul toplantısı yaptığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81'nci maddesinin 6'ncı bendi gereğince üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısının yapılmaması hâlinde kooperatifin dağılacağının düzenlendiğini, ancak kooperatif dağılmış olsa da bu durumun kooperatifin tasfiye edilip sicilden silindiği anlamına gelmediğini ileri sürerek davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiye heyeti atanmasına karar verilmesini gerektiğini ileri sürmüş, davalı taraf davaya cevap vermemiş, ilk derece mahkemesince hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup bu maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine işaret eder. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır.
Yine bu yararın hukuki ve meşru, doğrudan ve kişisel, doğmuş ve güncel olması da gerekir (Emel Hanağası, Davada Menfaat, Ankara 2009, s.135).
Öte yandan dava açılmasında olduğu gibi mahkemeye yapılan her talep için, talepte bulunanın hukuki yararının varlığı şarttır. Aksi hâlde mahkeme, böyle bir talebi inceleyip yerine getiremez (Baki, Kuru : Medenî Usul Hukuku El Kitabı, Cilt 1, Ankara 2020, s. 390).
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81'nci maddesinde kooperatiflerin dağılma sebepleri düzenlenmiştir. Anılan maddeye 3476 sayılı Kanun ile eklenen 6'ncı bent uyarınca, kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hâlinde, kooperatife genel kurul yapabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın, kooperatif kendiliğinden dağılmış sayılacaktır.
Aynı maddenin 7'nci bendinde ise, kooperatifin amacına ulaşma imkânının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti hâlinde, mahkemeden alacağı kararla dağılacağı hükmüne yer verilmiştir. Benzer mahiyette davalı kooperatife ait ana sözleşmenin "Dağılma Sebepleri" başlıklı 110/g bendinde de; kooperatifin amacına ulaşma imkânının bulunmadığının Tarım ve Orman Bakanlığınca tespiti hâlinde mahkemeden alacağı kararla dağılacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan Kooperatifler Kanunu'nun 86/2'nci maddesinde; Bakanlığın, kooperatifleri teftiş etmeye, denetlemeye ve denetlettirmeye görevli ve yetkili olduğu belirtilmektedir. Bakanlık, kooperatifleri ve üst örgütlerini müfettişleri veya kontrolörleri aracılığıyla denetlettirebilir.
Somut olayda, dava dilekçesinde dayanak yasa maddesi bildirilmese dahi hukuki nitelendirme hakime ait olup, kooperatifin iştigal alanına göre tarımsal amaçlı kooperatif olduğu anlaşılmaktadır. Tarımsal amaçlı kooperatifler yönünden 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun Ek Madde 1/2'nci fıkrası uyarınca ilgili Bakanlığın Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu, davacı Bakanlığın aynı Kanun'un 81'nci maddesinin 7'nci bendine dayanarak davalı kooperatifin feshi için dava açabileceği, dava dilekçesindeki anlatıma göre 81'inci maddenin 7'nci bent hükmüne de dayanıldığı anlaşılmaktadır. (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2023 tarihli, 2022/(15)6-1056 Esas, 2023/156 Karar sayılı kararı )
Açıklamalar ışığında, bu tasfiyenin sağlanması için tasfiye memurunun atanması konusunda mahkemeden talepte bulunulmasına engel bir durum yoktur. Mahkemece 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 86/2'nci maddesi uyarınca Bakanlığın kooperatifleri teftiş ve denetim yetkisi de nazara alındığında dava açma hak ve ödevi ile taraf sıfatının ve dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gözetilerek işin esasına girilerek tasfiye memurunun atanmasının kabulü kararı verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın reddine kara verilmesi yerinde görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 6.HD'nin 06.10.2021 tarihli, 2021/808 Esas, 2021/670 Karar sayılı kararı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 gereği kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/908, K. 2025/1118, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama