KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2026
- Dosya no
- 2026/708
- Karar no
- 2026/1264
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2026
- Numarası
- 2026/204 ESAS 2026/304 KARAR
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...-
- Davalı
- HASIMSIZ
- Davanın konusu
- Zayi Belgesi Verilmesi
- İstinaf kararının karar tarihi
- 15/05/2026
- Yazım tarihi
- 15/05/2026
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2026 tarih, 2026/204 Esas, 2026/304 Kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Hatay merkezli olarak faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, pay defterinin şirket merkezinde saklandığını, 07.02.2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremi ağır bir şekilde yaşadıklarını, personeller ve şirket yetkililerinin şirket faaliyetleri ile ilgilenemediğini, bankanın talep etmesi üzerine pay defterlerinin arandığını ancak bulunamadığını, pay defterlerinin zayi olduğunun 10.02.2026 tarihinde tespit edildiğini bu nedenle pay defterlerinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi gereğince davacının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın (7417 sayılı kanunla değişik) 82/7.maddesinde "bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmüne yer verilmiştir.
7440 numaralı 09/03/2023 kabul tarihli Resmi Gazete'nin 12/03/2023 tarihinde yayımlanan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. Maddesinin 22.fıkrasında ise "13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK'ya ve 213 sayılı Kanuna göre tutulması ve tasdiki zorunlu defterleri ile kullanmak mecburiyetinde bulunduğu belgeleri 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle zayi olan mükellefler durumu öğrendiği tarihten itibaren 31/07/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) yetkili Mahkemede kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı tarafından, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem sonrasında personeller ve şirket yetkililerinin şirketin faaliyetleri ile ilgilenemez hale geldiği ve şirket pay defterlerinin şirket merkezinde bulunamadığı bu nedenle zayi olduğunun iddia edildiği, 6102 sayılı TTK'nun 82/7.
Maddesinde, zayi nedeniyle açılacak davalarda 30 günlük hak düşürücü sürenin, ziyanın öğrenildiği tarihte başlayacağının düzenlendiği ve bu sürenin 7440 sayılı yasanın 10. Maddesinin 22 fıkrası gereğince 31/07/2023 tarihine kadar uzatıldığı, ancak, iş bu davanın, hak düşürücü süre geçtikten sonra 12.02.2026 tarihinde açıldığı, davacı tarafından, her ne kadar, belgelerin zayi olduğunun, 10.02.2026 tarihinde öğrenildiği iddia edilmiş ise de, davacının, basiretli bir tacir olarak, deprem sonrası, saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerini kontrol etmesi gerekirken bu hususta üzerine düşen özen ve yükümlülüğü yerine getirmediği,
sonuç olarak, talep konusu belgelerin, zayi olduğunun 31/07/2023 tarihinden sonra öğrenildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi'nce 31/07/2023 tarihinden sonra açılan davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/708, K. 2026/1264, 15 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama