KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Vekili Davalılar
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- T.c. ankara bam 13. hukuk dairesi esas no
- 2024/1484 KARAR NO:2024/1370
- Esas no
- 2024/1484
- Karar no
- 2024/1370
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/05/2024
- Numarası
- 2024/37 Esas 2024/311 Karar
- Davacılar
- —
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 3. Tüketici ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, satın alınan devremülkün ayıptan ari yenisi ile değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde ücretsiz onarılması istemine ilişkindir. Ankara 3. Tüketici Mahkemesince; davacıların ... İnşaat Turizm Anonim Şirketi'nin ortağı oldukları, kooperatif yapılanmasına benzer yapılanmada davacılar yönünden de pay tahsisi yapıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; somut davada, uyuşmazlığın devremülk sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın niteliği itibariyle 6502 sayılı Kanunun 50.maddesinde düzenlenen “devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri” kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Satıcı; "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici ise "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade etmektedir.
Aynı Kanunun 3. maddesinde de "Tüketici işlemi", "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacı vekili, davacıların, ...Tesislerinden, 18/09/2014 tarihinde paylı şekilde devre mülk satın aldıklarını, kendilerine teslim edilen devre mülkün satıştan önce gösterilen örnek daireye uygun olmadığını, ayıplı olduğunu, tecrübe ve muayenenin gerçekleşmediğini ileri sürerek, ayıplı devre mülkün ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde ücretsiz olarak onarılmasına, devre mülkün kullanıma hazır olmadığı döneme ilişkin davacıların aidat borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, dava konusu bağımsız bölümün şirket ortaklığı payına mahsuben davacılara devredilmediği, bağımsız bölümün ödemesi yapılmak suretiyle davacılara tapu devrinin gerçekleştirildiği, uyuşmazlığın devremülk sözleşmesinden kaynaklanıp, niteliği itibariyle 6502 sayılı Kanunun 50. maddesinde düzenlenen “devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri” kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1484, K. 2024/1370, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama