KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1488
- Karar no
- 2024/1471
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29.07.2024 Tarihli ara karar
- Numarası
- 2024/686 Esas
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.133 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini ve öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığını, borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczini, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin değerlendirildiği 29.07.2024 tarihli ara kararıyla; "...
HMK'nun 389.maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmü yer almakta olup somut olayda ihtiyati tedbir verilmesini gerektiren bir husus olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İİK 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
Maddeye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK' nın 258/I. maddesinin ikinci cümlesinde.
"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur," şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının, alacağı ve haciz sebepleri hakkında delillerini sunması gerektiği belirtilmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.
Talep eden alacaklı mahkemece alacağın varlığı ve ihtiyati haciz sebeplerinin gerçekleştiği yönünde yaklaşık ispata yeterli bütün delillerini talep dilekçesine eklemek zorundadır."...sunulu belgeler alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Somut olayda ihtiyati haciz talep edenin dava dilekçesinde belirttiği belgeler alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli olmayıp, yargılamayı gerektirmektedir. İİK 257.
Maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir..."(T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/1452 Esas, 2020/1053 Karar sayılı ilamı) İİK.'nın 258.
Maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olacağına ilişkin hükmün değerlendirilmesinde, alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispat koşuluyla ispatlanamadığı, İstanbul BAM 14. HD.nin 2019/2046-1508 Esas-Karar sayılı ilamı gereğince ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerleşik içtihatlar ve doktrin uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispat değil yaklaşık ispat arandığını, huzurdaki dosyada ihtiyati haciz için gerekli ispat şartları gerçekleşmiş olup istinaf talebimizin kabulü ile mahkemenin 29.07.2024 tarihli ara kararının kaldırılması gerektiğini, Dava dilekçemizde de detaylı şekilde ifade ettikleri üzere davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcunu hala ödememiş olup, hiçbir teminata bağlanmamış iş bu alacağı güvence altına almak adına ihtiyati haciz kararı verilmesinin zaruri olduğunu,
Müvekkili şirketin muaccel alacağının tahsilinde büyük güçlük yaşanması sebebi ile müvekkili açısından ileride telafisi güç zararların doğması ve alacağın tahsil edilememe olasılığının yüksek olduğunu, bu itibarla müvekkili açısından İİK 257 vd. maddelerine göre ihtiyati haciz talep etme koşullarının somut olayda gerçekleşmiş olup ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 29.07.2024 tarihli ara kararının kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve talepleri gibi ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya davalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine, istinaf ise dava içinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat yokluğu nedeniyle reddine dair ara karar verilmiş;
bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması,
borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.
Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.
Davacı dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirket ile 2020 yılından itibaren ticari ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında 01.01.2023 tarihinden sonra aldığı malların bedelini ödemediğinden cari hesap ilişkisinde takip tutarı kadar alacaklı olduğunu, davalı hakkında Bakırköy ...İcra dairesinin ... E sayılı dosyasında başlatılan takibe haksız itiraz ile takibin durdurulduğunu ileri sürmüştür.
İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde işaret edildiği üzere, davacının davalıdan talep edebileceği alacak ve tutarı olup olmadığı ve miktarı toplanacak deliller kapsamında ortaya çıkabilecek olup, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle davalı yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi kararı isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki ilk derce mahkemesince yürütülecek yargılamada değişen delil durumuna göre talep hâlinde her zaman ihtiyati haciz talebi yönünden değerlendirme yapılabilecektir.İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati haciz talep ede davacı vekilinini istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1488, K. 2024/1471, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama